Pit Café

Otomotiv eksenli seyahat, sanat, iş dünyası, gündem yazıları

Honda Formula 1’e veda ediyor

Küresel mali krizden etkilenen Honda, geçtiğimiz günlerde Türkiye’deki yatırımlarını yavaşlatacağını söylemişti. Tüm firmaların daha temkinli adımlar atmasını gerektiren bir dönemde, Honda’nın da böyle bir önlem alması normaldi. Ancak dün yapılan yeni bir açıklama, Honda’nın krizden ne kadar etkilendiğini ve yeni risklerden çekindiğini ortaya koydu.

Honda yönetimi, takımı satarak Formula 1′den ayrılma kararı aldığını açıkladı.

Formula 1 yarışlarının ilk sezonundan beri bir şekilde sporda var olan, McLaren ortaklığında dünya şampiyonlukları kazanan, dünyanın en büyük motor üreticilerinden biri olan Honda, bugün satmaya karar verdiği takımını iki yıl önce kurmuştu.

2000 yılından 2005 yılına kadar British American Racing (BAR) için motor tedarikçisi olan Honda, 2006 sezon başında BAR’daki tüm hisselerini satın alarak kendi fabrika takımını kurdu. Motor tedarikçisiyle yarışan garaj takımlarının tek tek el değiştirdiği bir dönemde, Honda’nın girişimi gayet normal bir davranıştı.

2006 sezonunda ortalama bir başarı grafiği sergileyen takım, Jenson Button ile bir de zafer kazandı. (2006 Macaristan GP)

2007 sezonu için geliştirdikleri otomobille daha iyi olacaklarını iddia ettiler ancak Honda için çok sönük geçen 2007, BMW’nin atılım sezonu oldu.

2008 sezonunun başında, 2007 sezonundaki hatalarını anladıklarını, otomobili çok geliştirdiklerini ve bu kez kürsü mücadelesi vereceklerini iddia ettiler ancak 2008, Honda’nın Formula 1′de yer aldığı tüm sezonların en başarısızı olarak geçti yarış takvimlerine.

Büyük ümitlerle kurulan takımın başarı grafiği günden güne aşağı düşüyor, Japonya ile İngiltere’nin arası bozulmaya başlıyordu.

(Japon takımlarında, Avrupa takımlarında görülmeyen genel bir sorun vardır. Japonya’daki fabrika, Avrupa’da bulunan takım merkezinin işine çok karışır ve bu burun sokmalar genellikle takımın başarısızlığına neden olur. Bunun en büyük örneği Toyota’dır. Formula 1 takımları arasında en çok para harcayan takım olmasına rağmen fabrika ve takım arasındaki didişmeler yüzünden bir türlü başarıyı yakalayamadı Toyota. Ralf Schumacher gibi gereksiz bir şahsiyete yılda 30 milyon dolar ödemek de bu gereksiz harcama ve israfların en büyük örneği değil midir?)

Honda, 2008 sezonunda bir atak daha yaparak takım direktörü Nick Fry’ın yerine Ferrari’nin efsane kadrosunun direktörü Ross Brawn’ı aldı. Nick Fry takımda kalmaya devam edecek, Brawn ile birlikte 2009 sezonunda başarılı olabilmek için yenilikler deneyeceklerdi.

Ancak takımın tüm yatırımlara rağmen 2008 sezonunu başarısız sonuçlarla kapatması, Japonya’daki merkezin Formula 1′den iyice soğumasına ve takım yönetiminin işlerine daha fazla karışmasına neden oldu.

Üzerine bir de küresel mali kriz eklenince, Honda Racing F1 Team için Formula 1 macerası sona erdi.

Honda Motor Company CEO’su Takeo Fukui tarafından yapılan açıklamada, 2008 sezonunun Honda’nın son Formula 1 sezonu olduğu, bugüne kadar kazanılan başarılarla gurur duyduklarını ancak dünyanın ve özellikle otomotiv sektörünün içinde bulunduğu kriz nedeniyle bu zor kararı almak zorunda kaldıkları belirtildi.

Ayrıca, Formula 1′den asla temelli ayrılamayacaklarını belirten Fukui, Honda’nın gelecekte yeniden yarışlara dönme ihtimalini de açık bıraktı.

Honda Racing F1 Team, bugünden itibaren satılık bir takım olarak vitrindeki yerini aldı. Böylece, geçtiğimiz sezon Super Aguri’ye verdiği destekle iki takım yarıştıracak gücü olduğunu gösteren Honda, önce Super Aguri’nin satılmasıyla yeniden tek takıma düştü; bugün de kendi takımını satışa çıkararak Formula 1 pistlerinden tamamen ayrılmış oldu.

Honda’ya yakıştıramadığım nokta ise, küresel ekonomik krize rağmen eski iddiası kalmamış olan Williams, hiç bir zaman bir iddiası olmamış Toro Rosso gibi garaj takımlarının bile bir şekilde Formula 1′de tutunmasına karşın dev bir motor fabrikası, büyük sermayeler, Ross Brawn gibi bir yönetici ve Rubens Barrichello, Jenson Button gibi iki usta pilotla yarışan Honda’nın bir türlü istikrarı tutturamayarak ayrılık kararı vermesi oldu. (Takım için her yıl 500 milyon dolardan fazla harcama yapılması da ayrı bir etken)

Demek ki üst yönetimin takımın işine karışarak başarıyı engellemesi, sadece Fenerbahçe’de görülen bir hastalık değilmiş. Honda gibi bir efsaneyi Formula 1 pistlerine veda edecek duruma getirmek başarılı bir yönetim örneği sayılabilir mi?

Herkes kendi işini yapsaydı Honda bugün BMW’nin yerinde, dünya şampiyonluğu için mücadele vermeye devam edecekti.

Formula 1 pistlerinden yol otomobillerine tecrübe aktarmakta lider konumda olan (sadece VTEC motor sistemleri değil, 2010 sezonunda kullanılması planlanan “frenaj esnasında açığa çıkan enerjinin yeniden kullanılabilmesi” fikri de Honda’ya aittir) Honda’nın 2009 sezonunda Formula 1′de yarışmayacak olması hem Honda severler hem de Formula 1 izleyicileri için gerçekten üzücü bir haber oldu.

Soichiro Honda bugün hayatta olsaydı, Takeo Fukui ve yönetimini sopayla kovalardı, eminim.

Önceki Yazı Post

Sonraki Yazı Post

Sen ne diyorsun?

© 2007 - 2018 Pit Café