Jun 15, 2009

Yazan Kategori Genel, Motorsporları | Yorum Yok

Roket yarışları başlıyor mu?

Roket yarışları başlıyor mu?

Aksiyon meraklısı uçak firması Velocity Aircraft, geçen yıl yaptığı açıklamalarla hepimizi heyecanlandırmıştı. Gelen haberlere göre, heyecan fırtınası organizasyoncu Granger Whitelaw ve X Prize Vakfı’nın kurucusu Peter Diamandis tarafından 2005 yılında kurulan Rocket Racing League, FAA tarafından onaylanmak üzereydi ve 2010 yılında start alacaktı.

Projeye göre, 10 takımın katılacağı organizasyonda Lynx adı verilen roket uçaklar 600 km/s süratle 90 dakika boyunca yarışacaktı. (Tüm üreticiler bu tip uçaklara Lynx diyorlar, nedenini bilmiyorum.) Serinin Wisconsin’de başlayacağı kesindi ancak diğer eyaletlere henüz karar verilmemişti.

Uçaklar kendi pistlerinde giderken, izleyiciler yarışı hem yerden, hem uçaklarda bulunan kameralardan, hem de ayrıca satılacak olan gözlükler sayesinde pilotların gözlüklerinden takip edebileceklerdi.

Uzun süre ses çıkmadı. Rocket Racing League web sitesinde fazla haber yayınlanmadı, arada bir çalışmaların devam ettiğine dair bilgiler verildi. Velocity Aircraft bu esnada Florida’nın bazı şehirlerinde özel organizasyonlar ve gösteriler düzenlemeye devam etti. Ama genel olarak roket yarışları liginden veya kesin olarak katılacak herhangi bir markadan söz edilmedi. Tek bildiğimiz, uçakların Velocity Aircraft tarafından üretileceği ve organizasyonun çeşitli ABD eyaletlerinde düzenleneceğiydi.

Google ve DKNY ilk başvuran sponsorlar olarak kabul edilmişlerdi.

Daha sonra ben takip etmeyi bıraktım, fazla ilgilenemedim. Fakat bu aralar Ferrari FIA’ya karşı o kadar sert çıkmaya başladı ki, en sonunda Formula 1′den ayrılmakla bile tehdit etti. Ferrari Başkanı Luca di Montezemolo‘nun açıklamalarını duyduktan sonra “bi roket ligi vardı, n’oldu ona,” diyerek biraz araştırma yapmak istedim.

Ligin kurucusu Granger Whitelaw‘ın çeşitli zamanlarda yaptığı açıklamaları okudum. Baba çeşitli yerlerde demiş ki, “neden sadece tek üreticiyle (Velocity Aircraft) ABD’de yarışalım, çeşitli üreticilerle Avrupa’ya da açılabiliriz.

Ayrıca hem ligin sitesinde hem de çeşitli havacılık sitelerinde gördüm ki sadece Velocity ile kalmamışlar, söylediklerini gerçekleştirmişler. Velocity Aircraft’den sonra Texas’tan Armadillo Aerospace ve California’dan XCOR Aerospace de üreticiler listesine adını yazdırmış.

Toplam üç üreticiyle birlikte, şu ana kadar toplam altı takımın resmi lansmanı yapılmış. Yani adamlar projeyi rafa kaldırmamışlar, Rocket Racing League başlıyor!

Sonra oturup Formula 1′ı düşündüm. Honda çekildi, BMW artık Formula 1′ın tadının kalmadığını ve yeni bir seri arayışında olduğunu vurgulamaya başladı, Renault‘nun manken düşkünü patronu Flavio Briatore eskiden beri mızmızlanıyordu zaten. Yakında Toyota, McLaren ve Ferrari’den başka üretici kalmayacak Formula 1′da.

Son zamanlardaki FIA & Ferrari çatışmaları aklıma geldi sonra. Son iki sezondur FIA’ya geçirip duran Ferrari yöneticilerine rağmen sessiz kalan Başkan Luca di Montezemolo, birkaç gün önce isyan bayrağını çekmiş ve “ya FIA kendini çeki düzen verir, ya da ayrılırız” şeklinde, Formula 1′ın sonunu getirebilecek bir açıklama yapmıştı.

Formula 1′da üretici firmanın kalmaması eskiden yer alan motor üreticilerinin geri gelmesini sağlamaz, zaten dev markaların yer almadığı bir organizasyonu Cosworth gibi motor üreticileri de ayakta tutamaz. Tarihine saygı duyduğum tek garaj takımı olan Williams bile Brawn GP, Toro Rosso, Red Bull, Force India gibi garaj takımlarının arasında kaybolup gitmişken Formula 1′ın eski saygınlığıyla devam etmesinin pek kolay olmayacağını düşünüyorum.

FIA, takımların isyanına karşı geri adım atmadı, atacak gibi de görünmüyor. BMW tutup da Le Mans 24 Hours‘a girmez, WTCC veya BTCC gibi yarışlar ne BMW’yi, ne de Ferrari’yi keser. Zaten BMW kısa süre önce WTCC’den ayrılacağının da sinyallerini vermişti. Bu markalar Formula 1′dan ayrılırlarsa daha büyük, en az Formula 1 kadar şatafatlı bir organizasyonda yer almaları gerekir ki dünyada henüz o boyutlarda bir organizasyon yok.

Peki o zaman ne yapacaklar? Luca di Montezemolo ve Mario Theissen gibi adamlar, boş konuşacak adamlar değiller. “Alternatif seri kurarız, Formula 1 akıllı olsun!” şeklinde tehdit savuruyorlarsa kafalarında kesin bir şey vardır. Acaba birkaç gündür internette dolaşıp duran Ferrari haberleriyle ilgisi var mı bu işin?

İki gün önce Jalopnik’de bir haber gördüm! Aynı haber kısa sürede yayılarak birçok siteye dağıldı.

Ferrari X-Racer adında bir konsept çıkarmış ve tahminen 2010′da üretime geçilecekmiş. 2056 km azami sürat yapabilen 8 m. uzunluğundaki jet/otomobil (bir nevi lynx), İtalya’nın gururu olan Ferrari’nin ilk uçan otomobili olacakmış. (Hemen karşı çıkmaya kalkışmayın, roket yarışlarında düşünülen standartlarda olmadığını biz de biliyoruz.)

Logosunda hala uçak pervanelerini taşıyan Alman BMW’yi, motor sporlarından asla ayrı duramayan ama Formula 1 ve WTCC’yi bırakarak sesini kısan Japon Honda’yı düşündüm sonra. (Honda kriz falan diyor ama jet yatırımlarına devam ediyor.)

Küresel ekonomik kriz otomotiv sektörünü fena etkiledi. Motor sporlarına gelen sponsor yatırımları da azalınca birçok yarış takımı çekilmek zorunda kaldı. Granger Whitelaw da Avrupa’ya açılma fikrini krizin en civcivli dönemlerinde dile getirmiş.

İtalyan, Japon, Alman firmalarının roket yarışlarına katılması yarışların tüm dünyada yayınlanmasını sağlayacağı gibi, tüm uluslararası firmaları da sponsor olarak bu organizasyonun içine çekecektir.

Tamam fazla hayal gibi gelebilir ama parçaları birleştirince ortaya çıkan resim o kadar da hayal ürünüymüş gibi görünmüyor. Devler roket yarışlarına katılmayı planlıyor olabilirler.

Ferrari’nin konsepti, Velocity veya XCOR tasarımlarına pek benzemiyor ancak Ferrari X-Racer sadece bir konsept.

Formula 1, İngiltere’nin tüm dünyaya pazarlamayı ve yaymayı başardığı mükemmel bir organizasyon ancak son zamanlarda ciddi bir gerileme içine girdi. Ne kadar gerilese de bir şekilde devam etmesini isterim. Ancak F3, A1 GP, Formula Renault veya Formula Ford otomobilleri gibi araçlarla yapılacaksa -ki FIA’nın bütçe sınırlaması konusundaki inadı işi bu yöne sürüklüyor- hiçbir anlamı kalmaz.

Elbette dayanıklılık testi formatında düzenlenen Le Mans 24 Hours, ABD’nin rednecklerinin milli sporu olan NASCAR, sadece Alman üreticilerinin katıldığı DTM, sadece İngiltere’de fabrikası olanların katıldığı BTCC gibi seriler Formula 1′ın yerini alamaz. Belki geliştirilirse A1 GP olabilir ama o da çok zor. En kaliteli pist serisi olarak, Formula 1′ın bir şekilde yenilenip yoluna devam etmesi lazım.

Ne olursa olsun, sanırım roket yarışları gerçek olursa birkaç yıl içinde popülarite açısından Formula 1′in tahtını kapacak. Çünkü Formula 1′ın sunduğu teknoloji, dayanıklılık, heyecan, adrenalin yarışlarından daha fazlasını vaat ediyor. Mutlaka Whitelaw’ın kurduğu ligde yarışmaları da şart değil, kendi farklı bir lig de kurulabilir. Birkaç yıla kadar birçok soruya yanıt bulmuş olacağımızı düşünüyorum.

Yorumlara kapımız açık