Aug 2, 2009

Yazan Kategori Dünden Bugüne Hikayeler, Genel, Konu Dışı Mevzular | Yorum Yok

Puro 101

Puro 101

Latin Amerika güzeldir. Denizi, kızları, kültürü, eğlencesi, dansları, içkileri ve elbette ki purolarıdır Latin Amerika’ya aşık olmamızın temelinde yatanlar. Ama birçok şeye olduğu gibi, onların el emeği göz nuru purolarına da yeterli saygıyı göstermediğimizi düşünüyorum.

Nedir ki puro?

Efendim puro dediğimiz nimet, Latin Amerika ülkelerinin dünyaya sunduğu -kızlarından sonra- en güzel ikinci armağandır.

Gidilebilen en eski tarihi kayıtlar, Maya’lara dayanmaktadır. 1492′de Amerika’yı keşfedip Kızılderilileri katletmeye başlayan cesur Avrupalılar, herkesin ağzında birer ciq-sigan görene kadar tütün kullanımı pek yaygın değilmiş Avrupa’da. Mayaların Ciq-Sigan olarak isimlendirdiği puroya İspanyollar cigarro demişler, eski İngilizcede seegar olarak da kullanılmış. Aradan geçen zaman içinde İngilizce’de cigar olarak oturmuş bu kelime. Dünyada cigar, cigarro, cigare, zigarre isimleriyle anılan bu ürüne biz neden puro demişiz orasını bilmiyorum.

Günümüzde puro tütünleri Küba, Dominik Cumhuriyeti, Brezilya, Nikaragua, Meksika, Honduras, Kanarya Adaları gibi Orta ve Güney Amerika ülkeleriyle birlikte Afrika’nın iki güzide ülkesi Endonezya ve Kamerun’da üretilir ağırlıklı olarak.

Eylül sonunda yapraklanan tütünler kasım ayında toplanır, birkaç ay kurutulduktan sonra sarılacağı yere götürülür. Burada kalitesine göre ayrıştırılır, en kaliteli ve el yapımı purolar için aynı yapraklar kullanılmak üzere sarma işlemine başlanır.

Tüm uzmanların ve puroseverlerin ortak görüşü bellidir zaten, “dünyanın en iyi puro tütünü Küba’da yetiştirilir.” Ancak kullanıcı, damak zevkine bağlı olarak Küba purosu yerine Nikaragua purosunu da tercih edebilir, ona kalmış.

Purolar parejo ve figurado adında iki türe ayrılır.

Parejo türü purolar boyutları belli sınırlar arasında değişen ve genellikle tek kök tütün bitkisinden hazırlanır.

Figurado ise standart dışında purolara verilen isimdir. Standart boylara ve şekillere sadık kalmazlar, sürprizlere açık tatları vardır.

Puro üretimi yapmayan ülkelerde parejodan başka tür bulmak zordur. O nedenle figurado hakkında fazla detaya girmeye gerek yok. Siz parejo için; Küba’da, Dominik Cumhuriyeti’nde çeşitli dostlar edinirseniz leziz figuradolar da deneyebilirsiniz.

Tüm puro tiplerinin gövdesi beş bölümden oluşur.

Cap (şapka) adı verilen ve kapalı olan ağız kısmı, band ve cap arasındaki head (baş) kısmı, marka logosunun bulunduğu band kısmı, body (ana gövde) ve bazı türlerde açık, bazı türlerde kapalı olan foot (ayak).

Parejo türü purolar, genellikle tek tütün bitkisinden, üç katman halinde sarılır. Volado adı verilen katman puronun yanmasını sağlarken, ligero sertliğini, seco kokusunu ve aromasını belirler. Yani sert bir puro istediğinizde ligero oranı yüksek bir puro almış olursunuz. En iyi purolar da elde sarılır ve %70 nem oranı bulunan bir ortamda, ahşap kasalar içinde muhafaza edilir.

İlk kez puro içeceğim, çok heyecanlıyım, ne yapmam lazım?

Öncelikle, bir adet puronun size ulaşana kadar geçtiği aşamalara, bin bir zahmetle tütün yetiştirenlere, keyifle içtiğiniz puroları Güney Amerika sıcağının altında elleriyle tek tek saran işçilere saygı duymanız lazım. Puroya yeterli saygıyı göstermeden içmek, o keyif insanlarının sadece puro için çektiği eziyetleri de görmezden gelmek, hatta hakaret etmek demektir.

İkinci olarak, ekonomik durumunuzu kontrol etmeniz lazım. Çünkü puro bakkaldan alınıp 1 liralık çakmakla yakılan sıradan bir tütün ürünü değil. Eğer orta halli bir kişiyi kısmen zorlayabilecek rakamlardan çekiniyorsanız, hiç başlamayın derim.

“Para var huzur var, puro da gelsin tam olsun,” diyorsanız o zaman sıra doğru seçimi yapmaya geliyor. “Puro statü işidir, zengin adam kol gibi puro içer,” gibi saçma sapan düşüncelere kapılmayın öncelikle. Çünkü puro dediğimiz sanat eseri, içilecek mekandan tutun, yanında içilen içkiye, hatta öncesinde yenen yemeğe göre farklılıklar gösterir.

Öncelikle, damak tadınıza uygun puroyu bulmanız lazım. Puroya ilk kez başlayanlar, genelde damak tatlarına uygun puroyu bulana kadar bocalama evresi geçirebilirler. Bu dönemde, piyasada gezen şehir efsanelerine ve söylentilere kulak asmadan, sadece en çok keyif alacağınız puroyu seçmeye bakın. En iyi puro en büyük purodur veya en pahalı purodur diye bir kaide kesinlikle yok.

Puronun içim mesafesi kısaldıkça sertliği artar. Bu nedenle kısa purolar çoğunlukla uzunlardan daha sert olur.

Yaygın olarak bilinen açık renkli puro hafif, koyu renkli puro sert olur anlayışına da kulak vermemenizi öneririm. Çünkü gayet sert içimli ama açık renkli purolar olduğu gibi, son derece hafif ve koyu renkli purolar da bulunur piyasada.

Yani konu puronun rengi ve boyutlarından ziyade, ligeronun yoğunluğuyla ilgilidir. Ligero ne kadar yoğunsa, puro da o kadar sert olacaktır.

“En iyi puro Küba purosudur hacı,” diyen arkadaşlarınıza kulak vermeden, sizin için en uygun olanını aramaya başlayın. Çünkü puroya tamamen yabancıysanız, sert içimli Havana puroları daha ilk nefeste sizi purodan soğutacaktır. Adım adım gidin.

Tavsiyem, işe hafif içimli bir puroyla (en uygunu Dominik ürünleri olacaktır) başlamanız. Zamanla damak tadınıza uygun puroya siz de kavuşacaksınız. Bir süre sonra sert ve kısa içimli mi, hafif ve uzun içimli mi içeceğinize karar verebilirsiniz.

Peki, bu puroları nasıl alacağız, kalitesine neye göre karar vereceğiz?

Genel olarak puro türlerine bakalım o zaman öncelikle. Burada sadece boyutları yazıyorum, tadına kadar verecek olan sizsiniz. Misal demi-tasse purolar arasında sert içimli puro da bulunur, hafif içimli purolar da… Tercih tamamen size kalmıştır.

Muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için ölçü birimlerimizi sabitlemiştik zamanında ama bizi pek dinleyen olmamış Güney Amerika’da. Adamlar hala inch falan diyorlar. Aşağıda yazacağım puro boyutlarını kafada canlandırabilmek için (1 inch = 2.54 cm) olduğunu not edin bir köşeye. Ayrıca purolarda ring gauge bilgisi, puro çapının inch üzerinden hesaplanmasıyla ortaya çıkar. Yaygın olarak 28 ve 55 ring gauge arasındadır purolar. Altta tablosunu da görebilirsiniz.

Ring gauge ölçülerini öğrendikten sonra genel olarak puro türlerine geçelim.

1. Cigarillo

Hemen hemen sigara kadar boyuyla en küçük puro türüdür. Çapı azami 29 ring gauge olur.

2. Demi-tasse (Parejo)

En bilinen Küba tarzıdır. Boyutları genellikle 30-34 RG ve 5 inch civarında olur. En yaygınları 30×5 olanlarıdır.

3. Perfecto (Figurado)

Objektif olmaya çalışıyorum ama yapamayacağım, en kral puro türüdür. Çeşitli boylarda bulunabilir, en önemli özelliği iki ucunun da kapalı olmasıdır.

4. Slim Panatela (Parejo)

Demi-tasse ile aynı (30-34 arası) ring gauge boyutlarına sahiptir ancak boyu 5 inch’den biraz daha uzun olabilir.

5. Short Panatela (Parejo)

Azami 5.5 inch uzunluğunda ve ortalama 35-39 ring gauge çapında olup, panatela türünün kısa boylusudur.

6. Panatela (Parejo)

Boyutları 5.5-6.8 inch ve 35-39 ring gauge arasındadır. En yaygın standardı 6.5 inch x 38 rg arasında bulunur.

7. Long Panatela (Parejo)

En uzun boylu panatela türüdür. Boyu en az 7 inch olsa da 9 inch’lik long panatelalar bulabilirsiniz. Çapı 35-39 ring gauge arasında değişir.

8. Petit Corona (Parejo)

Boyu azami 5.125 inch uzunluğunda olur ve çapı da 40-44 ring gauge arasında değişir.

9. Corona (Parejo)

Boyu 5.25-6.50 inch arasında değişir, çapı petit corona gibi 40-44 arasında olur. En yaygın olarak 42×6 boylarında bulunur.

10. Lonsdale (Parejo)

Çapı corona ile aynı olsa da, boyu 6.375-7.25 inch arasında değişir.

11. Giant Corona (Parejo)

Çapı corona ile aynıdır. Ancak boyu 8.5 inch’e kadar çıkabilir.

12. Corona Extra (Parejo)

Uzunluğu sabit 5.5 inch olur, çapı 45-47 ring gauge arasında değişir.

13. Gran Corona (Parejo)

Uzunluğu 5.625 – 6.625 arasında, çapı 45-47 ring gauge arasında değişir.

14. Churchill (Parejo)

İlk kez Habanos S.A tarafından, Romeo y Julieta markası altında Winston Churchill anısına üretildiğinden Churchill olarak isimlendirilen bu türün boyutları 6.75-7.875 inch ve 47-50 ring gauge arasında değişir.

15. Robusto (Parejo)

Kısa boyu ve geniş çapıyla rahat bir içimi olan, dünyadaki en yaygın puro türüdür. Boyutları 4.5-5 inch ve 50-55 ring gauge arasında değişir. En yaygın olarak 50×5 boylarında bulunur.

16. Toro (Parejo)

Uzunluğu 5.625-6.625 inch arasında, çapı 48-55 ring gauge arasında değişir.

17. Double Corona (Parejo)

Birçok kullanıcı için en leziz parejodur. Beş farklı tütünün karıştırılmasıyla elde edilir, uzunluğu 8 inch, çapıysa 55 ring gauge olarak bulunur.

18. Gigante (Parejo)

En kallavi parejo türüdür. Uzunluğu en az 8 inch olsa da çapı standartların dışına çıkabilir, çok çeşitli ring gaugelar arasında oynar.

19. Pyramid (Figurado)

Piramit şeklinden dolayı bu ismi almıştır. Ağız kısmı kapalı ve ince, ayak kısmı daha geniş olur.

20. Torpedo (Figurado)

Tarz olarak pyramid gibi olsa da, ondan daha büyüktür.

21. Belicoso (Figurado)

Tarz olarak pyramid gibidir, ancak hem boyutları torpedo ve pyramidden daha büyük, hem de ayak kısmı daha şekilsizdir.

22. Diademas (Figurado)

En kallavi, en şekilsiz puro türüdür. En kısaları 8 inch uzunluğunda olup, kimi zaman iki ucu da kapalı, kimi zaman sadece bir ucu kapalı olabilir.

23. Perfecto (Figurado)

Boyutları diademas gibi olan ancak iki ucu da mutlaka kapalı olan figuradodur. Kraldır. Türkiye’de bulmak zor olsa da kafaya koyan Türkiye’de de içer bunu.

Puro türleri genellikle bu şekilde. Başta da belirttiğim gibi, Türkiye’de bulacaklarınız genellikle belli markaların parejoları olacaktır. Ancak Küba’da, Dominik Cumhuriyeti’nde tanıdıklarınız varsa figurado da edinebilirsiniz. Hatta Dominik Cumhuriyeti’nin dans meraklısı esmer güzeli Karayip kızları, siz Karayip Denizi’nin bembeyaz kumlarında güneşlenirken kendi elleriyle figurado sarabilirler, işte puro zevkinin ulaşabileceği en orgazmik sınır da bu olacaktır.

Türleri öğrendik, o zaman alışverişe başlayabiliriz.

Çok fazla olmasa da kaliteli puro alınabilecek yerler var İstanbul’da, yani Küba’ya gitmenize gerek yok.

Gittiniz, bir bakıyorsunuz ki puroların tanesi 3 Euro’dan başlıyor, 100 Euro’ya kadar çıkıyor. Kafa karıştı tabi. Ama siz, nasıl bir puro sevdiğinizi bildiğiniz için sıkıntı çekmiyor ve fiyatlara kanmıyorsunuz. Sadece satış koşullarına dikkat ederek size en uygun puroyu alıyorsunuz.

Puroyu almadan önce mutlaka koklayın. Çünkü ham tütünden yapılan kalitesiz bir puro, hafif bir amonyak kokusu verecektir kutusuna.

Eğer Küba’ya gidip puro alma şansınız varsa, mutlaka ahşap sandıkla alın. İstanbul’da da sandık puro satan yerler mevcut. Karton kutu yerine ahşap sandığı tercih edin. Eğer karton kutudan almak zorunda kaldıysanız, puroların jelatinli olmasına dikkat edin.

Evet, aradan bir süre geçti ve damak tadınıza hangi puronun uygun olduğuna karar vererek keyifle puro tüttürecek kıvama geldiniz. İstediğiniz aromayı, boyu artık kesinlikle biliyorsunuz. O zaman artık bu işe uygun malzemeleri almamız lazım.

Neyse ki fazla takıntılı veya koleksiyon meraklısı değilseniz bu malzemeleri sürekli yenilemek zorunda kalmıyorsunuz.

Alışveriş listesi:

1. Humidor

Puroları bozulmadan saklayabileceğimiz, ahşaptan yapılan, içinde nemlendiricisi bulunan özel saklama kabıdır bu. Humidor için en uygun malzeme de İspanyol Sediri‘dir. Dış kaplamanın hangi ağaçtan olduğu önemli değil, altın kapaklı, gümüş yaldızlı, deri kaplı humidorlar mevcut. Ancak iç kısım İspanyol Sediri’nden üretilmelidir.

Humidor dediğimiz malzemenin içinde bir nem regülatörü ve nemölçer bulunur. Regülatörde sürekli su bulunması ve arada bir tazelenmesi gerekir. Nemölçerin derecesi oda sıcaklığında %70 gösterdiği sürece purolarınızın sağlığından emin olabilirsiniz.

Humidorda kullanacağınız suyu musluktan basarsanız bir süre sonra sevgili humidorunuzun tadını kaçırabilirsiniz. Bunun için ya saf su, ya da yine puro satan yerlerde bulabileceğiniz humidor sıvısı (saf su + propylene glycol) kullanmanız en sağlıklısı olacaktır. Dikkat edilmesi gereken nokta, regülatöre su koyduğunuzda dış tarafını ıslatmamaktır. Humidorun içine asla su damlatmamanız gerekir.

En kolay yöntem temiz bir süngeri humidor sıvısıyla ıslatarak regülatöre basmaktır, dışarı taşırmadan temiz bir iş yapmış olursunuz.

İspanyol Sediri’nden yapılan, masaya koyduğunuzda ben burdayım diyen kaliteli bir humidorun fiyatı ortalama 700 Euro civarında olacaktır. Telaşlanmak yok, birkaç yüz dolara kiraz ağacından yapılma, iş gören bir humidor da satın alabilirsiniz. Elie Bleu‘dan 5.000 dolara satın almak da, oturup evde tahtaları çakarak imal etmek de sizin elinizde olan seçimler.

Purodan maksimum derecede haz almak istiyorsanız humidorlarınızın bakımına çok dikkat etmeniz ve farklı tütünlerden yapılmış puroları aynı humidora koymamanız gerekir. Viskiyle başka, romla başka, kahveyle daha başka puro içmeyi sevenlerdenseniz, sevdiğiniz puro çeşidi kadar humidor kullanırsınız, bir süre sonra manyaklaşarak koleksiyonerliğe doğru ilerleyebilirsiniz.

Ancak sakın, asla, kesinlikle humidorunuzu yanınızda gezdirmeyin. Yani bir restaurantta keyifli bir yemeğin üzerine puro içmeyi planlıyorsanız tutup da masanın üzerine humidor koyacak kadar görgüsüzleşmeyin. Puro kılıfı kullanın bunun için.

2. Puro Kılıfı (Puro tüpü)

Seyahatlerinizde kullanabileceğiniz küçük ebatlarda humidorlar bulunduğu gibi, sadece akşam çıktığınızda puro içecekseniz 1 veya 3 puroluk deri kılıflardan veya çelik tüplerden satın alabilirsiniz. Kılıfınız çantanızda durur, masada kalabalık yapmaz. Ortalama 100 TL’ye gayet şık nemlendiricili tüpler bulabilirsiniz.

3. Puro Makası

Puro makası benim pek kullanmadığım bir ürün olsa da birçok puro sever bunu tercih eder. Puro makasını boyutlarından ve şeklinden dolayı tercih etmem. Seyahate de pek uygun bir ürün sayılmaz. Ancak giyotin yerine makas kullanmak istiyorsanız 60-70 TL civarında fiyatlarla gayet şık makaslar bulabilirsiniz. Makasla sadece en yaygın kesme türünü gerçekleştirebilirsiniz.

4. Giyotin

Piyasada farklı malzemelerden, farklı şekillerde envai çeşit puro giyotini bulabilirsiniz. Tutup da 300 dolara altın kaplama giyotin almaya heveslenmiyorsanız, ortalama 70 liraya gayet şık bir giyotin sahibi olabilirsiniz. En kolay bulacağınız giyotinler, makas gibi sadece tek kesim türüne yarar. İngilizcede traditional cut olarak isimlendirilen bu kesikte puronun ağzında tam silindir piramidin biteceği noktada geniş bir kesik açılır ve dumanın tamamının içicinin ağzına dolması sağlanır.

5. Punch Cutter (Cigar Punch)

Punch cutter kullanılarak yapılan işlem bullet veya punch olarak isimlendirilir. Çünkü mermi gibi, sadece küçük bir delik açacaktır. Hava girişini kısıtladığı için daha az duman çekmeye neden olur. Fiyatlar giyotin ve makasla aynı, hatta daha ucuza da bulabilirsiniz.

6. V Cutter

V Cutter tipi giyotinler, puro ağzında elips şeklinde bir delik açarak daha rahat bir içim sağlar. Bu sayede punch cut kadar az olmasa da geleneksel giyotin kadar fazla duman vermez. Ancak V Cutter bulmak pek kolay değil, Türkiye’de satanı hiç görmedim, ABD’de de fazla kullanılan bir ürün olmadığından orta kalitedekilerin bile fiyatı diğer giyotinlerden yüksek.

Bu üç giyotinin seçimi tamamen kullanıcının tercihine bağlıdır. Yoğunluk ve içim süresini fazlasıyla etkilediği için ben bir yorum yapmak istemiyorum.

İki tarafı da kapalı purolardan içiyorsanız, sadece ağzınıza gelen ucu kesin, yakacağınız ucu değil.

Purolarınızı sürekli humidorda sakladığınızı kabul ettiğim için kurumuş puroyu giyotinle kesmeye kalkışmayacağınızı düşünüyorum. Olur da kesmeye kalkarsanız patlatırsınız puroyu, ortalığı batırmanın alemi yok.

Puro giyotini oyuncak değildir, çocuklardan ve -varsa- gerzek şakacı arkadaşlarınızdan uzak tutun, giyotinle oynarken kopan parmakların sayısı belli değil çünkü. Masadaki giyotininizi eline alıp bir yandan sizinle konuşurken bir yandan kibrit doğrayan tanıdıklarınız varsa onların parmaklarını doğramanızda bir sakınca yok.

7. Çakmak

Puronuzu kesinlikle Zippo ve türevi benzinli çakmaklarla yakmayın. Çakmaktaki benzin kokusu puroya geçecek ve aromasına zarar verecektir. En uygunu puro için üretilen uzun kibritlerden veya bütangazlı çakmaklardan kullanmaktır.

Zippo bir süredir bütangazlı çakmak da üretiyor, benim gibi Zippo’dan vazgeçemeyenlerdenseniz bütangazlı Zippo almanızı tavsiye ederim.

Puro yakarken dikkat edilecek en önemli husus, alevin puroya temas etmemesidir. Eğer puronuzu alevin içine sokarsanız tadını bozar, hiçbir şey anlamazsınız. Ateşi purodan biraz daha aşağıda tutarak ısıyla yanmasını sağlamalısınız. Puronun sertliğine göre yanma süresi değişecektir. Ateşin üzerinde çevirerek yanana kadar ısıtmanız gerekir.

Zippo’nun alevine Backwoods’u daldırıp çevresine kasıntı bakışlar atan denyolardan olmayın. Gereken saygıyı göstermeyecekseniz puroya hiç bulaşmayın, en azından maskara olmazsınız.

8. Küllük

Önemli bu. Minicik küllüğe puro külü dökmek ızdıraptır. Alçak ve yayvan bir küllük edinmenizi tavsiye ederim. Rahat edersiniz.

Puroyu koymak için uzun bir yuvası olan puro küllükleri de var piyasada, ancak geniş bir kristal küllük daha şık durur.

Malzemelerimiz genel olarak bu şekilde. Elbette puro sevdasını abarttıkça koleksiyonluk yeni malzemelerin peşine düşebilirsiniz. Çok havalı humidorlardan tutun da, üstteki fotoğrafta gördüğünüz masaüstü giyotinlere kadar çeşit çeşit puro malzemesi bulunuyor piyasada. Siz de zaman içinde koleksiyonerliğe doğru yelken açabilirsiniz.

Evet, zevkimize uygun puroyu seçtik, humidorumuzu, kılıfımızı, giyotinimizi, çakmağımızı da aldık, malzemeler tamam. Peki, nasıl içeceğiz?

Efendim başta da söylediğimiz gibi puro, alelade bir tütün ürünü değil. Sigara gibi püfür püfür çekilip bitince yere atılarak ayakla ezilecek, küllüğe basıp söndürülecek bir malzeme değil yani.

Her şeyden önce, lokomotif gibi duman çıkaran bir ürün olduğu için, yakmadan önce mutlaka bulunduğunuz mekanın sahibinden izin isteyin. Gerçi puro sigara gibi değildir, içtiğiniz ortamdaki koku en geç iki saat içinde kaybolmazsa ya dandik bir puro içiyorsunuz, ya da humidorunuza üzüm sandığı muamelesi gösteriyorsunuz demektir, seçiminizi ve humidorunuzu gözden geçirin.

Asla, ama asla puronun ucunu ısırarak koparmayın. Clint Eastwood o hareketi vahşi batının çöllerinde, at sırtında yaptığı için güzel görünüyordu, toplum içinde puro ısırmak büyük denyoluktur.

İçerken dişlerinizin arasına sıkıştırmayın, ağzınızda puroyla mal mal sırıtmayın. Karizmatik olduğunuzu düşünseniz de apaçilikte bir adım daha ilerlemiş olursunuz.

Karizma demişken, puroyu karizmatik görünmek gibi saçma sapan bir amaçla içmeyin. Haz veriyorsa için, gösteriş malzemesi yapmaya kalkışmayın.

Başkasının purosunu yakmaya yeltenmek kabalıktır, kimsenin purosunu yakmayın, puronuzu da kimseye yaktırmayın.

Dışarıda yürürken puro içmeyin. Yolda yürürken, otobüs beklerken Backwoods içen tuhaf tipler var, onlardan olmayın.

Yemek masasında puro içmeyin. Yemekten hemen sonra puro içmek yeterli zevk almanızı engeller. Mutlaka puro içmek isterseniz cigarillo için. Yemek sonrası puro yakmak için bir süre bekleyin, yemek masasından uzakta, rahat bir koltukta kahvenizle, romunuzla veya neyle içiyorsanız onunla için.

Yemek masasına humidor koymayın demeye gerek yok, daha önce de belirttik. Sadece şık bir akşam yemeği için dışarı çıkan bir adamın humidor taşıması ayrıca saçmalıktır.

Puroyu sürekli ağzınızda tutmayın. Hem çok çirkin bir görüntü oluşur, hem de ıslanacağı için dumanı çekemezsiniz.

Purodan sürekli nefes çekmeyin ve dumanı da asla içinize çekmeyin. Puronun hazzına varmanızı sağlayacak olan seçim, dakikada 1–2 nefes çekmek ve dumanı keyfine varana kadar ağzınızda gezdirdikten sonra bırakmaktır.

Puro dumanıyla oyun oynamayın, halkalar çıkarmaya çalışmayın.

Dumanı asla başkasının yüzüne üflemeyin.

Külü sürekli silkmeyin. Her nefesten sonra kül silkelemeye çalışan, küllüğün içine puroyu sürten tipler var, onlardan olmayın. Kül düşecek hale gelene kadar bekleyin ve bırakın küllüğe hafifçe silktiğinizde düşsün. Düşürmek için küllüğün içinde puroyu gezdirmeyin.

Herkese puro içtiğinizi göstermek için garip davranışlar sergilemeyin. Siz, sizsiniz; kendiniz olun. Filmlerde gördüğünüz mafya babalarını, özellikle Tony Montana karakterini taklit etmeye çalışmayın.

Puroda sigara gibi binlerce katkı maddesi yoktur, saf tütün yaprağından imal edilir. O nedenle eğer ilgi göstermezseniz söner. Puroyu küllükte unutup, söndükçe yeniden yakmayın. Bir puroyu birden fazla yakmak tadını bozacaktır.

İşiniz bittiğinde küllüğe basıp söndürmeyin. Bırakın küllüğe, kısa sürede kendi kendine sönecektir zaten. Ezerek söndürmeye çalışmak pek doğru bir davranış değildir.

Puronun adab-ı muaşeret kuralları ve genel bilgileri kısaca bu şekilde. Detaylarına girmeye kalkarsanız sayfalar yetmez. Elbette ki biz bu kurallara uyarak aldığımız zevki maksimize etmeye çalışıyoruz ancak “benim işim olmaz hacı,” diyenler her zaman var olacaktır.

Purosunu buzdolabında saklayanlar, sokakta yürürken puro içenler, Zippo ile puro yakanlar, Tony Montana tripleriyle karizmaya karizma kattığını düşünenler her zaman var olacak. Hayatında bir kez piste çıkmamış olsa da Ferrari alıp Nişantaşı sokaklarında ziyan edenlere benzetiyorum onları, yaşamın tadını çıkarmaya değil, elindekinin adını kullanmaya çalışırlar bunlar.

Siz boş verin. Elinizdekinin tadını çıkarmaya bakın, önemli olan keyif almak.

Yorumlara kapımız açık