Sep 29, 2009

Yazan Kategori Genel, Modifiye Firmaları | 3 Yorum

Chip tuning oyun değil

Chip tuning oyun değil

Chip tuning son dönemlerde iyisiyle kötüsüyle birçok araca uygulanan, birçok firma tarafından da hizmeti verilen bir modifikasyon işlemi. Biz bunu performans amacıyla yapıyor olsak da performansı hiç umursamayıp sadece yakıt tasarrufu amacıyla uygulayanlar var. Hatta bu chip tuning firmaları arasında öyle şirketler var ki, yolcu otobüslerine bile chip tuning yaparak yenilik peşinde koşuyorlar.

Haliyle bizim bindiğimiz arabalar bir türlü orijinal kalamıyor, marka – modeli ne olursa olsun, mutlaka elden geçiyorlar. Burada kullandığım M3 ile piste de çıktığım için chip tuning yapmıştık ama Türkiye’de böyle bir işlemi hiç düşünmemiştim.

Açıkçası Türkiye’de servislerin durumunu gördükçe bu işlerin o kadar başarılı olacağına da pek inanmazdım eskiden. Fakat zaman içinde öyle firmalar açıldı ki, hizmet kalitesi açısından ABD ve Avrupa ile yarışmaya başladılar. Dr. Ecu olsun, Paşaoğlu olsun, Remaps olsun, Türkiye’de çok kaliteli firmalar mevcut artık. Bununla gurur duyuyor, buralarda da “hadi len, benim ülkemde neler olduğundan haberiniz bile yok sizin,” diyerek bol bol şişiniyorum.

Büyük işler yapılıyor Türkiye’de. Federasyonla ilgili herhangi bir şey söylersem politik kaçabilir fakat gerek tunerlar, gerek yarışçılar, gerekse gösterişçiler artık zevklerini de beklentilerini de rafine ettiler. Bu rafine zevklere eskisi gibi ucuz, baştan savma işlerle yanıt verilemiyor. Buram buram kalite kokuyor yapılan işler.

Bu yapılanları görünce, Türkiye’de kullandığım BMW 335i Hardtop Convertible için de bir chip tuning işlemi yapmaya karar verdim. Aldığım referansların üstüne, daha önce çok samimi bir arkadaşımın da arabasına chip tuning yapan Remaps ile görüştüm. Aslında sadece chip tuning işlemi olarak bir ticaret yapacaktık kendi aramızda ama iş sonradan bir dostluğa dönüştü.

BMW 335i Hardtop Convertible, 306 HP ve 400 Nm ortalamasıyla gayet yeterli performans veriyordu, halinden memnundum. Sonuçta performans amaçlı değil, günlük kullanım için bindiğim bir araç bu. Fakat biraz oynamanın bir zararı olmaz, öyle değil mi?

Aslında chip tuning birçok yerde yaptırılabilen fakat sadece işine önem veren adamlar tarafından yapıldığında işe yarayan bir upgrade. Remaps’i seçmemin bir nedeni de buydu. Birçok chip tuning firması ellerindeki hazır dosyayı kullanarak chip tuning yaparken, Remaps aracın beynini editleyerek orijinalliğini de bozmamış oluyor. Daha açık söylemek gerekirse, chip tuning firmalarında uygun her araç için bir dosya bulunur. İşlem esnasında farklı bir dosya yüklerler arabanın beynine.

Bu işlem daha sonra ciddi sorunlar çıkarabilir. Aracınız tekleyebilir, duman atmaya başlayabilir, arıza lambasını yakabilir. Hepsinden kötüsü, motorda ciddi hasarlar meydana gelebilir.

Remaps’in kalitesi burada çeldi aslında fikrimi. Çünkü yaptıkları işlem araca yurt dışından alınmış hazır program yüklemek değil, orijinal beyin üzerinden okunan yazılımı kullanıcı istekleri doğrultusunda araca göre düzenlemek. Böylece orijinal yazılım düzenlendiği için araçta bir problem olmuyor, yukarıda saydığım tehlikelerin hiçbirine maruz kalmıyorsunuz. Üstelik orijinal yazılımın güncellenmesi demek bir nevi aracın orijinalliğinin bozulmaması demek. Yani garanti devam ediyor! En azından servise itiraf etmediğiniz sürece. Çenenizi tutarsanız sorun yok yani.

Gittim Ankara’ya, çaldım Remaps’in kapısını. Arkadaşımın eski müşterileri olmasından mıdır, Alman menşeli bir firma olmalarından mıdır bilmem, bir Ankaralıdan beklenmeyecek misafirperverlikle karşılandık.

Neyse efendim, bu arkadaşlar çöreklendiler bizim keratanın başına, laptoplar çalıştı, grafikler, kodlar uçuşmaya başladı. Ben sıkıldım bir ara, Remaps garajından emanet aldığım Eclipse ile Ankara turuna çıktım. Sonuçta askerliği Ankara’da yapmışız, gelmişken eski komutanlara tekmil vermezsek ayıp olur.

Benim içtima biraz uzun sürdü sanırım, döndüğümde işlem bitmişti. Bir de yıkamışlar, cilayı çakmışlar ki yeniden âşık oldum bebeğime.

Aslında işlem öncesi potansiyel verileri göstermişlerdi ama bana pek inandırıcı gelmemişti. Sonuçta çok heyecanla, büyük beklentilerle yaptırdığım bir işlem değildi chip tuning. Aslına bakarsanız M3’de olduğu gibi bir performans artışı bekliyordum, fazlasını değil. Fakat benim keratanın turbo olması işleri değiştirdi. Araç dynoya çıktığında beklentilerimde fena yanıldığımı, Ankara gençliğini fazla hafife aldığımı sevinerek anladım.

Aldığımız sonuçlara göre 306 HP stock motor 366 HP görüyor, 400 Nm tork 540 Nm oluyordu. +60 HP beklemiyordum açıkçası. Twin Turbo 335i’da kesici vardır, 250’nin üstünü göremezsiniz. Kesiciyi iptal edip rollinge çıktığımızda görebildiğim sürat 300 km/s oldu. Keyif arabasını performans delisi yaptık ama değdi açıkçası.

Ankara’dan İstanbul’a dönerken verdim gazı, coştukça coştu bizimki. Abartmıyorum, M3’de aldığımdan fazla keyif aldım. Üstelik M3’de rollcage içinde, motosikletlilerin cager diye dalga geçmesine bile katlanarak gidiyorken, 335i ile açık havada gidiyordum.

Dilovası’nı geçerken sol şeritte bir kamyon lastiği görene kadar coşmaya devam ettim. Keyif ve güvenle devam eden yolculuk orada kâbusa dönüştü ve Türkiye’de olduğumun farkına vardım. Yıllar önce Ankara’ya giderken İzmit’teki tünelden çıktığımda en sol şeritten ters istikamette üzerime gelen, benim kaçmamla birlikte arkamdaki arabaya patlayan manyağı hatırladım. Yolun devamını o nedenle uslu uslu geldim.

Aslında kamyon lastiği uyandırdı beni, bu kadar performansa stock frenlerin yetersiz kalacağını o zaman hatırladım. Brembo fren kitini ABD’den sipariş edip montajını İstanbul’da hallettik.

İstanbul’da birkaç kez de 100 km/s ortalama süratle yakıt durumunu ölçtüm. Ben pek başaramıyor olsam da, 335i twin turbo şehir dışında 6.80 Lt. falan yakar normalde. Remaps testleri 6.46 olacağını iddia ediyordu ama biz 6.50 görebildik, o da sanırım bazen gaza gelerek standarttan sapmamdan kaynaklanıyordu. Şehir içinde pek dikkatli ölçmedim fakat Remaps verilerine göre 14.40 Lt. yakan 335i işlem sonrası 13.68 Lt. yakmaya başlıyormuş. Fena değil, 100 kilometrede 1 Lt. yapar ki onunla bir paket West Ice alabilirsiniz.

Aslında buraya kadar her şey güzel de, kendi arabama sağladığım avantajı şirket araçlarına neden uyarlamıyorum diye düşündüm, yeniden masrafa girmek zorunda kaldık. Ama uzun vadede çok işime yarayacağına eminim.

İstanbul’da saha ekibimizin filosunu 2006 model Ford Focus 1.6 TDCI’lar ile kurmuştuk. Şirket arabasında performansa gerek yok, hatta mümkün olduğunca düşük olmalı ki müşteri ziyaretine giden personel otobanda gazlamasın.

Onlarda sadece yakıt tasarrufu için tuning yaptırmaya karar vererek Remaps cengâverlerini İstanbul’a davet ettik. Araçlardan birinde hız limiti iptal edildi, diğerlerine sadece chip tuning yapıldı. Sonuçlar muhteşem!

Araçların tamamında 100 kilometrede şehir içi tüketim 6.20 Lt’den 5.49 Lt’ye düştü. Şehir dışıysa 4.00 Lt’den 3.60’a indi. Yani şehir içinde ayda ortalama 7.000 km yapan araçlarımız, ayda 49 Lt. benzin tasarrufuna geçtiler ki, benim istediğim sonuç da buydu. Bu ortalamayı tuttursunlar, ekstra masraftan kurtulan şirketleri onları boş geçmeyecek ve daha önceleri benzine giden para onlara prim olarak geri dönecektir.

Gerçi işlem öncesinde dynoya sokup 109 HP güç ve 245 Nm tork aldığımız Ford Focus 1.6 TDCI’lar işlem sonrasında 140 HP güce ve 315 Nm torka ulaşarak sürücülerine “gazla benimle” mesajı veriyorlar ama bizim personelimiz kolay kolay gaza gelmez. Canavardır onlar. Karadeniz’in bağrından kopup gelen pazarlama müdürümüz hariç elbette. “Akay Bey, benimkinde hız limitini kaldıralım, ortalamanın üstünde yaktığımı maaşımdan kesin, şunu bir deneyeyim,” dediği için sadece onun Focus’da hız limitini kaldırdık. Artık maaşından keseceğiz yediği cezaları ve yaktığı benzini.

Sonuç itibariyle, gerek kendi kullandığım araçta, gerekse şirket filosunda chip tuning işinden gerçek anlamıyla memnun kaldım. Ticaretin en önemli kuralı, alırken kazanmaktır. Masrafları ne kadar kısarsanız, kâr marjınızı o kadar yükseltirsiniz. Kaldı ki, şirkette tüm personele iPhone dağıtıp hepsine Skype kurarak telefon faturalarından %70 tasarruf etmeyi başarmış biri olarak, şirket araçlarının masrafında %10 yakıt tasarrufunu çok çok sevdim. Dünyanın en pahalı benzinini kullanan bir ülkede %10 yakıt tasarrufu yapabilen bir şirket, (bizim sektörde) kâr marjına kafadan %2 ekler. Genel cirodaki %2 ekstra kâr, satışlardaki kâr marjımızı koruyarak, toptan fiyatlarımızda indirim yapma şansı bile sundu bize. Bence kâfi.

Remaps bir yandan spor otomobillerle çalışmaya devam ederken, bir yandan da şirket filolarındaki araçlara yakıt tasarrufu amacıyla chip tuning yapmaya devam ediyor. Ve bizim şirketin Focus’larında olduğu gibi yakıt tasarrufunda %10 ortalamayı tutturmuşlar.

Üstelik sadece şirket filolarında kullanılan küçük otomobillerle kalmamışlar, seyahat firmaları için 300.000 Euro değerindeki 2008 model Neoplan Starliner otobüslere bile chip tuning yaparak %12 yakıt tasarrufu sağlamışlar.

Remaps’ın chip tuning yaptığı araçların listesini aldım. Listede Audi S8, Audi S4, Audi RS4, Audi S3, Volkswagen Golf, BMW 320, BMW 335, Mitsubishi Eclipse, Mitsubishi Evo, Mini Cooper S, Mazda RX7, Mazda RX8, Toyota Celica, Citroen Saxo VTS, Citroen C4, Ford Focus, Ford Fiesta, Honda Civic, Opel Astra, Opel Corsa, Fiat Palio gibi her telden otomobil bulunuyor. Artık bir de twin turbo 335i eklemiş oldular listelerine.

Hadi ama, tencere tava veriyor diye çeşitli benzin istasyonlarından alışveriş yapan firmalar biliyorum, yakıttan %10 tasarruf yapmak daha mantıklı değil mi?

Çok reklam kokan bir yazı oldu ama emin olun para falan almadım. Başarı takdir edilmeli derim. Remaps yöneticileri de bu sitenin tüm okurlarıyla birlikte görecekler bu yazıyı.

Tebrikler.

  1. merhaba aracıma chip taktırmayı düşünüyorum 1994 318i 115hp chip takarsanır nekadar hp farkeder yakıtı iyi kısmasanızda olur güçlü olsun yeterli benim için şimdiden teşekkürler

  2. Burası bir chip tuning firmasının sitesi değil, otomobil blogu. Chip tuning için Remaps’i tavsiye ederim: http://www.remapstr.com

  3. Yazının üzerinden bayağı zaman geçmiş, ama yazmadan edemedim. bu “remapping” işiyle aynı anda hem %30’a yakın güç artışı, hem de %10 yakıt tasarrufunu aklım almadı. O zaman, bu 2 konuda da birbirleriyle kıyasıya rekabet halinde olan otomobil üreticileri neden fabrika çıkışı bu optimum yazılımları kullanmıyorlar? Denklemdeki 3. ve son parametrede mi tüm işin sırrı? Yani güç artıp tüketim düşerken motor ömrü mü kısalıyor?

Yorumlara kapımız açık