Oct 6, 2009

Yazan Kategori Dünden Bugüne Hikayeler, Motosiklet | 8 Yorum

HANNspree Ten Kate Honda

HANNspree Ten Kate Honda

Çok fazla televizyon izleyen biri değilim. Ama kullanacaksam da düzgün bir televizyon isterim. Tasarımı güzel olmalı, kalitesi iyi olmalı. Ayrıca alışveriş yaparken benimle aynı zevkleri paylaşan, en azından öyle gösteren firmalardan alışveriş yapmayı tercih ederim.

Tayvanlı LCD ekran ve televizyon üreticisi HANNspree, Kenan Sofuoğlu’nun yarıştığı takıma ismini veren ana sponsor olarak bir süredir dikkatimi çekiyordu. O nedenle geçen sene televizyonu yenilemeye karar verdiğimde diğer markaları boş verip HANNspree ürünlerini incelemeye karar verdim.

ABD’de HANNspree’nin sadece iki mağazası var, ikisi de California’da. Kendi mağazalarıyla birlikte, Bernie’s ve Best Buy gibi yerlerde de ürünleri satılıyor. Şanslıyım ki Beverly Hills mağazası bana çok yakındı ve oraya giderek hem mağaza yöneticileriyle tanışmış, hem de kurum kimliklerini daha yakından tanımış oldum.

Türk olduğumu öğrenince sevindiler, Kenan’dan muhabbet açıldı hemen. Pazar günleri mağazanın 17:00’ye kadar açık olduğunu, Supersport yarışlarını müşterilerle beraber izlediklerini söylediler. Mağazanın müşterilerine ve takım pilotlarına saygısı o kadar yüksek ki, Kenan’ın birinciliklerinde kullanmak için mağazada Türk Bayrağı bile var. Beverly Hills’in ortasında bir lüks televizyon mağazasında Türk Bayrağı görmek ilginç bir duygu.

hannspreebeverlyhillsKenan’ın Türkiye için bir gurur kaynağı olduğunu söylediler, Kenan’ın başarıları sayesinde Türkiye’de yarışların canlı yayınlanacağını ve bunun da HANNspree’nin Türkiye’deki satışlarına katkıda bulunacağını anlattılar.

Markanın dünya pazarındaki cirosu eminim ki o kadar umrunda değildir Beverly Hills mağazasının ama yine de sıcak muhabbet hoşuma gitmişti.

Supersport’u canlı yayınlayacak yetenekte bir televizyon kanalımızın olmadığını söyleyemedim. Kenan’ı Türkiye’de kimsenin tanımadığını, başarılarından da kimsenin haberi olmadığını anlatmak istemedim. Çünkü daha önce buradaki motosikletçi arkadaşlarla aynı konu açıldığında duruma ne kadar şaşırdıklarını, bu kez saçma sapan bahanelerle Türkiye’yi nasıl savunmaya çalıştığımı hatırlamıştım.

Evet, bu sporun içindeki insanlara saçma geliyor bu kadar başarıya ulaşan bir Türk sporcunun Türkiye’de tanınmaması.

O gün HANNspree’den televizyon aldığımda bir karar verdim. Bundan sonra alışverişlerimde marka seçimi yaparken benimle aynı zevkleri taşıyan, en azından kurum kimliğinde öyle gösteren firmalardan alışveriş yapacağım, dedim. O günden beri de bu kararımdan caymadım.

(Gerçi kendi çapımda ilk protestomu Michelin’in F1 2005 ABD GP’de Michelin kullanan takımları garaja çekip yarışın içine sıçmasıyla gerçekleştirmiş ve bir daha asla Michelin kullanmamak üzere Bridgestone müşterisi olmuştum. Bridgestone Potenza varken ne işimiz var Michelin’le, bizimki başından beri eşeklikmiş.)

Bir alışveriş yapacağım zaman, öncelikle motor sporlarında bir şekilde yer almış firmaları tercih ediyorum. Bir firma, elinde şans olduğu halde motor sporlarına herhangi bir katkıda bulunmuyorsa, o firmadan alışveriş yapmıyorum. Türkiye’de bile kullandığım Papia marka tuvalet kâğıdına kadar bu yönde yaptım seçimimi.

Zaten bir firma motor sporlarında yer almayı düşünmüyorsa, bu sporun içinde olan bizleri potansiyel müşteri olarak görmüyor ve reklâma değer bulmuyor demektir. O zaman diğer müşterileriyle mutlu olsun, beni tamamen unutsun.

HANNspree de motor sporlarına katkıda bulunan firmalardan biri. Yarış aksesuarları firması Ten Kate ve motosiklet üreticisi Honda ile birlikte, HANNspree Ten Kate Honda adıyla Supersport’ta mücadele ediyorlar.

HANNspree ürünleri, Türkiye’ye berbat bir internet sitesi olan Panatel tarafından ithal ediliyor. Panatel sadece HANNspree’nin değil, Leica ve Lava’nın da Türkiye distribütörü. 1995 yılında kurulan firma aynı zamanda Netcell’in ortağı. Fakat dağıtım ağı pek başarılı değil sanırım, çünkü Türkiye’de gezdiğim hiçbir elektronik mağazasında HANNspree ürünü göremedim.

Oysa Panatel Kenan’ın yarışçı kimliğini kullanarak Türkiye’de kendini daha iyi tanıtabilir, ithal ettiği HANNspree markasını daha iyi temsil ederek satışlarını arttırabilirdi. Parası Hollanda’da ödenmiş bedava reklâm imkânı varken bu şansı neden kullanmadıklarını anlayamadım açıkçası. (Web sitelerinde ne takımla, ne Kenan’la ilgili bir cümlecik bile yok.)

HANNspree ise, bir Tayvan firması olan HannStar Display Corporation’ın markası. Firma HannStar markasıyla LCD monitör, HANNspree markasıyla LCD televizyon ve monitör, Hanns.G markasıyla oyun konsolu üretiyor.

1998 yılında kurulan HannStar, her telden çalarak ürün gamını genişletmeye bakan Uzakdoğu firmalarının aksine, sadece TFT ve LCD görüntü birimlerine yoğunlaşarak kısa sürede büyümüş. 2009 itibariyle sadece Tayvan’daki fabrikasında 2.200 işçi çalıştıran firmanın ödenmiş sermayesi 54 milyar NTD (Tayvan Doları ~ yaklaşık 2.5 milyar TL)!

Firma ne Uzakdoğu krizini dinlemiş, ne küresel krizi umursamış, sadece lüks LCD işine yoğunlaşarak 11 yılda bu noktaya gelmeyi başarmış.

Bir HannStar markası olan HANNspree de, Avrupa’daki motor sporlarında takım olarak yer alan birçok Uzakdoğu firması gibi sıfırdan bir takım kurup Avrupa’ya açılmak yerine, Avrupa takımlarından birine isim sponsorluğu yaparak girmeyi tercih etmiş.

Firmanın seçtiği takım: Ten Kate Racing.

Tenk Kate Racing ise, Hollandalı motocross yarışçısı Gerrit ten Kate tarafından 1993’de kurulan bir yarış takımı. Gerrit ten Kate yarışmayı bıraktıktan sonra kendi yetiştirdiği yeğeni Ronald ten Kate için mekaniker ve teknik direktör olarak çalışmaya devam etmiş.

Takımın kuruluş hikâyesi ilginç.

1993’de yarışmayı tamamen bırakıp sadece Ten Kate marka motosikletlere ve motocross yedek parçalarına yoğunlaşan Gerrit’in dükkânına, sürat motoru yarışçısı Harry van Beek gelir. Gerrit, racing tipi motorlardan pek anlamadığını söylese de Harry’e yardımcı olur, motosiklet yarışa hazırlanır.

Gerrit’in çalışmasının ardından Avrupa Superstock yarışlarında Hockenheim pistine çıkan Harry, üst üste tur rekorları kırar ve Gerrit’in namı bir anda yürüyüverir.

Haliyle 1994 yılında Ten Kate Racing motocrossdan ziyade pist motosikletleriyle ilgilenmeye başlar.

Ten Kate Racing, 1995 yılında yeğen Ronald’ın yönetiminde pist yarışlarına çıkmaya başlar. Çeşitli denemelerin ardından ekip iyice büyür ve 2001 yılında bir Honda CBR 600 F4i ile Supersport Dünya Şampiyonası’na katılırlar.

2001 sezonunda pek iddialı olmayan takım, 2002 sezonuna kendilerinin ve Honda’nın bile beklemediği bir başarı tablosuyla karşılaşır. Fabien Foret hem Ten Kate hem de Honda markasının adına Supersport’taki ilk dünya şampiyonluğuna ulaşır.

Takımın kendine güveni gelmiştir artık. Aprilia, Yamaha, Triumph, Ducati, Suzuki, Kawasaki gibi markaların arasından sıyrılan Ten Kate Honda, 2003’de Chris Vermeulen, 2004’de Karl Muggeridge, 2005 ve 2006’da Sebastien Charpentier, 2007’de Kenan Sofuoğlu ve 2008’de Andew Pitt ile Supersport’un zirvesini tekeline alır.

kenansofuoglu_jamestoselandTakımın Supersport’taki en kötü sezonu 2009 olur, iki dünya şampiyonuyla yarışmalarına rağmen son yarışa girerken genel klasmanda Kenan Sofuoğlu üçüncü, Andrew Pitt ise yedinci sırada.

Supersport’la yetinmeyen Ten Kate, üretici firma Honda’nın destek vermemesine rağmen 2004 yılında kendi imkânlarıyla Superbike Dünya Şampiyonası’na katılır. Tek pilotla (Chris Vermeulen) çıkılan şampiyonada takım sezonu dört zaferle, dördüncü sırada tamamlar.

2005 yılında Chris Vermeulen’in yanına Karl Muggeridge’ı da piste süren takımda, sezonu Chris altı zaferle dördüncü sırada, Karl ise on birinci sırada tamamlar.

2006’da Chris Vermeulen’in MotoGP’ye çıkmasıyla birlikte 2004 Superbike Dünya Şampiyonu James Toseland ile anlaşan takım, sezonu James’in ikinciliği, Karl’ın on ikinciliğiyle tamamlar.

2007 sezonunda beklenen başarı gelir ve James Toseland sekiz zaferle Superbike Dünya Şampiyonu olur.

2008’de James Toseland da MotoGP’ye çıkar. Başarıya ve denemeye doymayan takım, MotoGP’den Carlos Checa’yı transfer eder, yanına 2006 ve 2007 İngiltere Superbike Şampiyonu Ryuichi Kiyonari ve  2007 Supersport Şampiyonu Kenan Sofuoğlu’nu da ekleyerek Supersport’ta üç kişilik bir ekip denemesi yapar.

Fakat beklenen başarı elde edilemez. Sezonu Carlos Checa dördüncü, Ryichi Kiyonari dokuzuncu, ilk kez 1000 CC’lik bir seride yarışan Kenan Sofuoğlu ise on sekizinci sırada tamamlar.

Takımın 2009 sezonu da beklenen başarılarla geçmiyor, sezon sonuna yaklaştığımız şu günlerde tüm tecrübesine rağmen Carlos Checa yedinci, Ryuichi Kiyonari ise on birinci sırada.

kenanbayrakTayvanlı televizyon üreticisi HANNspree, Hollandalı yarış takımı Ten Kate Racing ve Japon motosiklet üreticisi Honda ortaklığı, İspanyol, Japon, Avustralyalı ve Türk pilotlarla, Avrupa’nın tüm ülkelerinde başarı kovalamaya devam ediyor.

Carlos Checa yarış kazandıkça İspanyollar, Ryuichi Kiyonari kazandıkça Japonlar, Andrew Pitt kazandıkça Avustralyalılar seviniyor, girdikleri yarışlar kendi ülkelerinde mutlaka canlı yayınlanıyor. Aralarında sadece Kenan Sofuoğlu’nun yarışları kendi ülkesinde canlı yayınlanmıyor.

Kenan yarış kazandıkça Hollandalılar, Tayvanlılar, Japonlar sevinirken, Beverly Hills’deki HANNspree mağazası bile Türk Bayrağını çekmecesinde saklarken Kenan’ın doğup büyüdüğü ülke olan Türkiye bu takıma ve başarılara sırt çeviriyor. HANNspree’nin Türkiye distribütörünün sitesinde Kenan’ın adı bile geçmezken bu adam pistlerde Türk Bayrağı dalgalandırıyor.

Evet. Bunların sonunda ben BEKO marka televizyon mu alsaydım? Kendi ülkesinin dünya çapındaki sporcularına sırt çevirerek değil, onlarla sevinerek dünya markası olabilir şirketler. O yüzden HANNspree monitör, HANNspree televizyonlar kullanır, Honda’ya binerim, ta ki Kenan bu markalardan ayrılana kadar.

  1. Harika bi arastirma olmus cnm tebrikler. Gecen yil hannspree tv aldiginda gulmustum ama gulmiycem artik. hak veriorm sana :)

  2. Televizyonumla bi sorunum yok cici, çok memnunum. Hem gayet şık, hem kaliteli. Bundan sonra böyle. Bana hitap etmeyen firmadan alışveriş yapmamın bir nedeni yok :)

  3. kenan sofuoğlu’nun yarıştığı supersport ve onun bir üst sınıfı olan superbike’ı türkiye’de eurosport’tan izlemek mümkün. d smart, digiturk ve kablolu tv izleyicileri kenan’ın başarılarını eurosport’tan izliyor

  4. Hüseyin Eroğul says:

    “Kenan yarış kazandıkça Hollandalılar, Tayvanlılar, Japonlar sevinirken, Beverly Hills’deki HANNspree mağazası bile Türk Bayrağını çekmecesinde saklarken Kenan’ın doğup büyüdüğü ülke olan Türkiye bu takıma ve başarılara sırt çeviriyor.”

    Hacı sevmiyoruz biz başarılı adamları. İstemiyoruz onları ülkemizde. Çekemiyoruz, nedir yani.

    Açık açık konuşmak zorunda bırakıyorsun beni, töbe töbe :)

    Böyleyiz biz süperiz!

  5. @yigit:

    Haklısın, orada eksik bilgi vermişim. Aslında değinmek istediğim nokta bir Türk televizyonunun bu yarışları yayınlamıyor olmasıydı. Eurosport’un yayınladığını biliyorum. Futbolda neredeyse bütün Avrupa ligleri için anlaşmalar yapılırken, Türkiye’den bir televizyon kanalının Supersport’u yayınlamıyor olmasına bozuluyorum. Canlı yayınlanmıyor derken bunu kastettim.

  6. gerçekden emeğinize sağlık çok güzel bi araştırma güle güle kullanının tv nizi saygılar

  7. İsmail, teşekkürler :)

  8. ya bu nasıl bir yapıdır anlayamadım ispanya portimaodaki yarışı bir tane türk kanalı vermedi üstüne üstlük trt3 temi hatırlamıyorum yarış esnasında rossi nin biyografisini yayınlıyorlardı eeeeee adamlarında kenan kazanınca japon milli marşını çalmasına kızmayalım bence (herkese ulaşan yayınlardan bahsediyorum)
    herkese sdelamlar

Yorumlara kapımız açık