Dec 31, 2009

Yazan Kategori Genel | Yorum Yok

2009 bilançosu ve yılbaşı

2009 bilançosu ve yılbaşı

İHA’nın Aralık başındaki haberine göre, 2009 yılının ilk 10 ayında gerçekleşen 222.370 trafik kazasında 2.525 kişi ölmüş, 136.983 kişi yaralanmış. Ajanslara yaralı haberi olarak düşen rakamların bir kısmının hastanede aylar süren komadan sonra öldüğünü, ömür boyu sakat kaldığını da hesaba katarsak, bunlar korkunç veriler.

Araba kullanmak zevklidir. Kimi zaman sürattir bu zevki veren, kimi zaman kullandığınız aracın sürüş keyfi, kimi zaman gittiğiniz yolun manzarası, kimi zaman yol arkadaşlarınız… Sonuçta bir keyiftir bu.

Ancak trafikteki diğer araçların sürücüleri sizinle aynı zevki paylaşmıyor olabilir. Her gün karşılaştığımız çeşit çeşit insan, trafikteki arabaları da dolduruyor. Kimisi sevgilisiyle kavga edip çıkmış evden, kimisine vergi cezası gelmiş. Bankasıyla kavga edeninden altındaki arabayla çevreye caka satmaya çalışana kadar türlü türlü insan var trafikte.

Trafik bir takım oyunudur. Siz ne kadar iyi bir sürücü olursanız olun, kaza riski her an yanıbaşınızdadır. Kontağı çevirdiğinizde o riski almaya başlarsınız, kadran ve risk aynı oranda yükselir. Arabanız güvenli olabilir ama en sağlam arabalardan yanmış cesetlerin çıktığını da gördük biz.

Süpersporlarla da, basit sedanlarla da yol yaptım. Pist kazalarımı saymazsam, trafikte ufak tefek dokunmalar haricinde hiç kaza yapmadım. Buna rağmen arabaya binip kontağı çevirdiğimde aldığım riskin farkındayım. Arabasının içinde, kendi dünyasında yaşayan milyonlarca insanla aynı otobanda ilerleyeceğimi bilirken, hangi kamyonun ne zaman freninin patlayacağını, hangi yorgun bünyenin direksiyonda uyuklarken önüme çıkacağını bilmiyorum.

Uykusuzken uzun yola çıktım çok fazla, acele işim varken en olmadık caddelerde sürat yaptım, gençliğin o apaçi dönemlerinde caddelerde yarışarak hem kendi hayatımı, hem trafikteki diğer insanların hayatını riske attım. Biraz şans, biraz yetenek, biraz araba kalitesi derken, kendime de başkalarına da hiç zarar vermeden geldim bugünlere kadar. Şükrediyorum.

Tüm bunlarla birlikte, tam 10 yıl önce ilk ve son kez alkollü kullandığımda hayatımın en tehlikeli trafik kazasını atlattım. Denemiş oldum, bir daha da alkollü araç kullanmadım.

Uykusuz, yorgun, sinirli, sevinçli olabilirsiniz, bunların hepsi ayrı ayrı etkiler sürüşünüzü. Ancak alkollü kullanmak hiçbirine benzemez. Yapmayın.

İki keyfi birleştirmek, alacağınız keyfi her zaman iki katına çıkarmayacaktır.

Yılbaşına pek önem vermem, benin için diğer gecelerden hiç farkı yoktur. Sizler bu gece eğleneceksiniz, 10’dan geri saymak gibi apaçi aktivitelere girer misiniz bilmem ama şişelerin dibini göreceğiniz kesin. Ne yaparsanız yapın, istediğiniz gibi eğlenin, hatta 10’dan geri bile sayın ama alkollü araç kullanmayın.

Hiçbir trafik tartışmasında karşımdaki ne kadar haksız olursa olsun kavga etmemeye gayret gösteririm. Ancak bana çarpan sürücünün alkollü olduğunu fark edersem ağzını burnunu kırarım, kimse kusura bakmasın. Ve benim gibi düşünen çok büyük bir kitle var. Sağlığınızı tehlikeye atmayın.

Ceza puanlarınızın ehliyetinizi kaybedecek kadar artmadığı, oto servislerinden uzak, hızlı, bol kazançlı ve keyifli bir yıl dilerim.

Yorumlara kapımız açık