Feb 14, 2010

Yazan Kategori Fuarlar & Organizasyonlar, Genel, Konu Dışı Mevzular | Yorum Yok

2010 Kış Olimpiyatları

2010 Kış Olimpiyatları

XXI Kış Olimpiyatları, 12 Şubat’ta Kanada’nın Vancouver kentinde başladı. Elbette böyle bir müsabaka zincirinde kar görmemiş Afrika ülkelerinden sporcular beklemek anlamsız. Türkiye de yaz kış oldukça sıcak bir ülke olduğundan, böyle gereksiz sporlarla vakit harcamıyor. Sonuçta biz en az 25° C sıcaklıkta yaşayıp, kar yağacak olursa mağaralarımıza saklanan insanlarız.

Çok sıcak bir ülke olduğumuzdan dolayı sadece futbol oynayabiliriz. Onu da kendi içimizde başarırız, uluslar arası platformda kayda değer bir başarımızı bulmak zordur. 87 yaşındaki ülkemizden bir kez UEFA şampiyonluğunu kazanan bir takım çıktı, bir kez de milli takımımız dünya üçüncüsü oldu. Milli takımlar teknik direktörü diye bir unvan vardır mesela bizde, sadece futbolla ilgilenen bir adamdır bu unvanın sahibi de. Ayda 140.000 TL civarında maaş alırdı eskiden, şimdiki ne kadar alır bilmem.

Milli takımlar teknik direktörü denince aklınıza öyle garip garip şeyler gelmesin. Futbol kâfidir. Yüzmek zor, ülkemizde deniz yok bizim, nasıl öğrenelim öyle şeyleri? Boks çok kötü bir spor, yurtta sulh cihanda sulh diyen bir toplumuz, insanları döverek puan toplamayız, ayıp. Motor sporlarına yaklaşmayız, trafik canavarı değiliz. Nasıl olduysa çocuğun biri çıkıp dünya şampiyonu olmuş, terbiyesiz şey.

Haliyle ülkemizden öyle yaz olimpiyatı, kış olimpiyatı gibi gereksiz şeylere katılım beklemeyin.

2010 Kış Olimpiyatları da dünyanın öbür ucunda, teee Kanada. Kim kalkıp oraya gidecek, üşüye üşüye kar üstünde spor yapacak, olacak iş mi bu?

Biz böyle düşünsek de yüce devletimiz bizim adam olmamızı çok istediği için, Kış Olimpiyatları’na katılacak sporcular bulmuş. Türkiye gibi karla, buzla işi olmayan, sıcacık çöl kumlarında kardeşçe yaşayan bir ülkeden tam beş (5) sporcu çıkmış üstelik! Oha diyorum! Türk değildir bunlar kesin. Kendilerini acilen kafatası muayenesine davet ediyorum.

Bu beş sporcunun ismini cismini sayalım ki aramızda böyle acayip sporlarla ilgilenip olimpiyatlara katılmaya çalışan yaramaz gençleri herkes bilsin.

Tuğba Karademir (Artistik buz pateni), Erdinç Türksever (Erkekler slalom, büyük slalom), Tuğba Taşdemir (Bayanlar slalom, büyük slalom), Kelime Çetinkaya (Bayanlar serbest, takip, toplu çıkış, bireysel sprint), Sabahattin Oğlağo (Erkekler serbest, takip, toplu çıkış, bireysel sprint). Bu gençler acilen cezalandırıla!

Tuğba Karademir’i tanırım. Kanada’da yaşar, Kanada Milli Takımı’na da girmişti ama “ben sadece Türkiye adına katılırım müsabakalara,” diyerek Kanada’nın sunduğu büyün imkânları elinin tersiyle itti. O kadar nimeti terk edip Türkiye adına yarışması dikkat çekici. Ajan falan olabilir.

Elbette yüce devletimiz her şeyi bizden önce düşünmüş ve sporcu başına iki devlet büyüğü olmak üzere 12 devlet görevlisini de Kanada’ya göndermiş. Bu yüce şahsiyetler ise şunlar:

Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak, AKP Trabzon Milletvekili Safiye Seymenoğlu, Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, Trabzon Valisi Recep Kızılcık, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı Kemal Tamer, Uluslar arası Spor Organizasyonlarından Sorumlu Başkoordinatör Mehmet Atalay, Kış Oyunları Koordinatörü Bekir Korkmaz, Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Fatih Çintımar, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Buz Hokeyi Federasyonu Eski Başkanı Prof. Dr. Abdülkadir Dökmeci ve Karayolları 12. Bölge Müdürü Şenol Altınok.

Bunlar son derece önemli isimler. Sonuçta kar yağınca üzerinde nasıl davranacağımızı bilmemiz lazım. Karayolları Bölge Müdürü gitmesin de ben mi gideyim?

Tebrik ediyorum, sağolun, Allah razı olsun. Kar – buz üzerine kayan, azan coşan o sporcu kılıklı yaramaz çocukların kulaklarını çekiniz muhterem devlet büyüklerim. Uluslar arası spor organizasyonlarında önemli olan sporcuların katılması değil, devlet büyüklerimizin gidip ortamı teftiş etmesidir. Ne kadar az sporcu, ne kadar çok devlet büyüğü giderse o kadar iyi olur. Devlet… ilerlemek… çağdaşlık… modernlik… falan… oh yes!

Milli Olimpiyat Komitesi’nin sitesi de web olimpiyatlarında sekiz madalya toplamış, haberiniz var mıydı? 2010 yılında 1998 tarzı bir tasarımla siteyi yayında tutmayı başardıkları için Stanford Üniversitesi özel ödül vermiş bizimkilere. Flash butonlar falan var, o derece.

Yorumlara kapımız açık