Feb 14, 2010

Yazan Kategori Genel, Motorsporları, Otomobil Üreticileri | Yorum Yok

Kia motorsporlarını öğreniyor

Kia motorsporlarını öğreniyor

Motor sporlarında yer alan otomobil üreticilerinin hedef kitlesi, yine motor sporlarıyla ilgilenen, teknolojiyi takip eden, yenilikçi müşteriler. Ne kadar iyi olduklarını müşterilerine göstermelerinin yolu rakiplerini sadece ekonomi haberlerindeki satış rakamlarında değil, pistlerde de yenmelerinden geçiyor.

Bununla birlikte, “pazar yarış, pazartesi sat” mottosu bazı markalarda işe yaramıyor. Mesela Tata bırakın ayda bir yarışmayı, her pazar yarışsa yine bir sportif başarı kazanamaz. Kurumsal zihniyetlerine bağlı olarak ürettikleri araçlar, buna bağlı olarak da hedef kitleleri Tata’nın pistlere çıkıp yarışmasına ihtiyaç duymaz. Hatta şuna eminim ki, Tata kullanıcılarının tamamına yakını herhangi bir motor sporuyla ilgilenmiş, takip etmiş değildir. Ya köydeki dayı biner Tata’ya, ya da şehirde yaşayan ancak kârını zararını pek hesaplayamayan insanlar biner.

Buna rağmen, Formula 1 gibi elit ve rekabetçi bir sporda Williams F1 sponsoru olarak yer alıyor Tata. “Yarışacak kapasitem olmasa da, otomobil üreticisiyim ve motor sporlarında bulunmalıyım,” diyor. Piyasaya adi araba basarak sadece ciroya oynayan birçok otomobil firması da benzer zihniyette hareket ediyor.

Çünkü ne olursa olsun, bu firmaların hepsi otomobil üretiyor ve yarışları izleyen kişilerin bir çoğu da maddi durumlarına göre fikrini, alacağı veya bindiği arabayı değiştirebilecek insanlar.

Kia’ya gelince, kurum kimliği olarak nereye varmaya çalıştığını ben anlamış değilim. Havalı olsun diye SUV’ye binmek isteyen, onda da ancak en ucuzuna gücü yetenlere hitaben çıkardığı Sorento, Kia’nın satışlarını yükseltse de imajını diğer SUV üreticilerinin yanına bile yaklaştıramaz. Sanırım bunu bildiklerinden, Sorento ile başladıkları ürün atağını, görece “zengin” sayılan Avustralya Açık gibi tenis organizasyonlarında ve dünyanın -maalesef- en çok izlenen sporu futbolda yer alarak desteklemeye çalışıyorlar. Onları oralarda gören ve otomobilden pek anlamayanlar da (bizzat şahit oldum buna) Rafael Nadal’ın sponsoru olarak gördükleri Kia’nın iyi bir seviyeye ulaştığını zannediyorlar.

Aslına bakarsanız Kia son yıllarda ciddi ataklar yaptı. Ürettikleri otomobillerin kalitesi ortada olsa da, en azından tasarım olarak 10 yıl önce bulundukları noktanın kat kat ötesine geçtiler. Kia’nın birçok modeli, o berbat uzakdoğu çizgilerini üzerinden atmış durumda.

Ancak Kia pistlere en azından sponsor olarak çıkmayı hâlâ akıl edemedi ve Dünya Okçuluk Şampiyonası, Avustralya Açık Tenis Turnuvası, FIFA Dünya Kupası ve UEFA Kupası gibi şampiyonalarda sponsorluğa devam ediyor. Yanılmıyorsam bazı futbol takımlarında da göğüs reklamı olarak gördüm Kia markasını. Özellikle okçuluk ve tenis gibi sporlarda yer alması takdire şayan, bir şey demiyorum. Ancak Kia, aslında bir otomobil üreticisi.

Yarışacak gücü, o potansiyelde otomobili olmayabilir. O potansiyele sahip olmadığı halde, alay konusu olmayı bile göze alarak pistlere çıkıp rekabete katılan envai çeşit marka olduğu gibi, en azından sponsor olarak kendini gösteren markalar da var. Aslında dünya çapında bir pazara sahip olmasına rağmen pistlerde hiçbir şekilde adı geçmeyen tek marka Kia.

Onlar motor sporlarından köşe bucak kaçtıkça, Türkiye gibi geri kalmış ülkelerde mümkün olduğunca ucuz otomobilleri modifiye edip şahsi olarak yarışanların bile aklına gelmiyor Kia marka otomobillerle yarışmak. Ne ABD ne Türkiye’de Kia’nın hiçbir şekilde motor sporları organizasyonlarında yer almadığını gördükçe, bunun Kore tarafından kesinlikle yasaklanan bir durum olduğunu düşünmüştüm. Çünkü motor sporları dergilerinde bir sayfacık reklam, motor sporları sitelerinde bir küçük banner bile yayınlamayan bir şirket, bunu aklına gelmediği için değil, merkez yönetim tarafından kesinlikle yasaklandığı için yapabilirdi.

Şahsen bırakın otomotiv firmalarını, başka sektörlerde faaliyet gösteren firmalardan alışveriş yaparken bile, motor sporlarında yer alanlara öncelik veririm. Bu biraz da benim motor sporlarına olan sevgimle ilgili bir durum. O nedenle Kia’yı çoktan defterden silmiş, yeniliklerini, yaptıklarını takip etmez olmuştum.

Fakat geçen sene Forte Koup adında bir model çıkardı Kia. Kısa süre sonra da motor sporlarına katılacaklarını açıklayarak Kinetic Motorsports adına yarışacak olan otomobili SEMA Show’da sergilediler. Şimdi de üç gün önce başlayan Chicago Auto Show’da sergiliyorlar ve yarışlara girmekten vazgeçmiş gibi görünmüyorlar.

ABD’de 10 yıldan beri devam eden bir pist şampiyonası var: GRAND-AM Road Racing adlı bu şampiyona, NASCAR ve Daytona kadar dikkat çekmese de Kuzey Amerika’da oldukça takipçisi olan bir yarış serisi.

Şampiyonada Rolex (Saat) ve Continental (Lastik) sponsorluğunda iki klasman bulunuyor. Önemli klasman Rolex GT Serisiyken, Continental Tire serisi biraz daha sönük kalıyor.

Şampiyonanın nasıl olduğu çok önemli değil de, önemli olan Kia’nın bu şampiyonaya katılacak olması. Bugüne kadar Porsche ve BMW modelleriyle yarışan Kinetic Motorsports, artık bir de Kia Forte Koup ekleyecek garajına. Fabrikanın tam desteği ve Infinity Audio sponsorluğuyla Volkswagen Golf, Mazda 3, BMW 3.30 gibi rakiplere karşı yarışacak olan Forte Koup, Kia’nın ilk motor sporları denemesi olması açısından önem taşıyor.

Herhangi bir başarı kazanmalarına gerek yok, önemli olan, Kia’nın raket değil otomobil ürettiğini hatırlaması ve pistlerin varlığını öğrenmesi.

Aslında olması gereken bu değildi. Yarışlara çıkma ihtimali geçen sene belirmiş olan Kia ve yarış kariyeri hakkında bir yazıyı ben yazmamalıydım. Çelik Motor yapmalıydı bunu. Forte Koup SEMA’da sergilendiğinde basın bülteni dağıtmalı, Türkiye’ye satış amacıyla olmasa bile birkaç Forte Koup getirerek test sürüşleri yaptırmalıydı. Kinetic Motorsports ile Kia anlaştığında, bu araçların fotoğrafları, yarış ve katılan otomobiller hakkında bilgilendirmeleri Çelik Motor kendi PR gücünü kullanarak yaptırmalıydı.

Şimdi Kia Türkiye sitesine bakıyorum da, konuyla ilgili tek satır bile yok. Bırakın gazete haberi yaptırmayı, sitelerine yazmak bile akıllarına gelmemiş. Sattığı marka otomobil yarışlarına katılan bir firma bunu neden duyurmaz, bunu anlamıyorum. Bugün arayıp Kia Türkiye genel merkezine sorsanız bilmezler bunu. Oysa ki bırakın genel merkezi, bayiler, galeriler bile konudan haberdar olmalı, Kinetic Motorsports’un yarışacağı Kia Forte Koup fotoğrafları galerilerin camlarına yerleşmeliydi.

Pazarlama anlayışımız bir garip bizim.

Kia Forte KoupKia Forte Koup

Kia Forte KoupKia Forte Koup

Kia Forte KoupKia Forte Koup

Kia Forte KoupKia Forte Koup

Kia Forte KoupKia Forte Koup

Kia Forte KoupKia Forte Koup

Kia Forte KoupKia Forte Koup

Kia Forte KoupKia Forte Koup

Yorumlara kapımız açık