May 9, 2010

Yazan Kategori Formula 1, Genel | 2 Yorum

İspanya GP

İspanya GP

En sıkıcı yarışlara sahne olan İspanya GP, pole positionı alanın yarışı da kazanmasına yönelik düzenini bu sezon da bozmadı ve 66 turluk bir konvoy izledik.

Mark Webber’in kusursuz bir yarış çıkardığını tahmin ediyorum. Böyle söylüyorum, çünkü liderliğe o kadar kaptırmıştı ki, TV ekranlarında pek göremedik. Zaman ekranlarından takip ettiğime göre de sonuna kadar hak ederek kazanmayı başardı.

Red Bull otomobilleri hızlı olsalar da gariptir ki, bir türlü şampiyonluğa aday göremiyorum ben bu takımı. Evet çok hızlılar, Adrian Newey’in tasarımları havayı adeta dans ettirerek süzülüyorlar ama sadece hızlı olmak yeterli değil Formula 1’da. Red Bull’da bunu önceki yarışlarda olduğu gibi bugün de gördük ve son turlara gelindiğinde fren arızası yaşayan Vettel yavaşlamak zorunda kaldı. Şanslıydı ki otomobilini fazla zorlamadan, yerini koruyarak finishe ulaşmayı başardı.

Kusursuz süren Alonso, hem Schumacher’in Button’a geçit vermemesinin, hem de Hamilton’ın talihsiz kazasının etkisiyle, kendi evinde podyumun ikinci basamağına çıkmayı başardı. İspanyolların çılgın sevinci ve tezahüratları görülmeye değerdi.

Yarışın en şanssız ismi kesinlikle Hamilton’dı. Biz yarış bitti, kürsü belli oldu derken, ikinci sıradaki Hamilton, patlayan lastiği nedeniyle yarış dışı kaldı. İlginçtir, Hamilton’ın patlayan lastiği nedeniyle yaptığı kazanın, 2008’de Kovalainen’in aynı noktada yaptığı kazadan pek farkı yok.

Kaza olduğunda Alonso ile Hamilton arasında ciddi bir fark vardı ve eğer lastikleri dayanamayacak durumdaysa fazla zorlaması gerekmezdi. Kazanın aşınan lastiklerden mi, janttan mı yoksa pistteki yabancı maddelerden mi kaynaklandığını bilmediğimden, bir yorum yapamıyorum. Dünya şampiyonluğunu kazanmış bir pilotun gereksiz bir hırs yüzünden yarış dışı kaldığını düşünmek istemiyor insan.

Yabancı madde demişken, yerini hatırlamıyorum ama, pistin bir bölgesinde belki 20 tur boyunca bir kanat parçası yattı ve inatla oradan kaldırılmadı. Hamilton da küçük bir yabancı maddeye basarak zaten aşınmış olan lastiğini patlatmış olabilir. Kaza sonrası aracını terk etmeden önce birkaç saniye olduğu yerde oturması, içinde bulunduğu psikolojik durumu çok iyi yansıtıyordu.

Schumacher otomobiline alışıyor. Ferrari günlerindeki gibi yarışları domine edememesi, tecrübesiyle yarışlara biraz heyecan getirecek ama zamanı henüz gelmedi. Hatta bugün bırakın heyecan getirmeyi, ilk sıralarda olabilecek heyecanı da arkasındakileri yavaşlatarak götürdü. Jenson Button start-finish düzlüğünü 311 km/s ile geçerken Schumacher sadece 298 km/s ile geçmesine rağmen yarışın sonuna kadar Jenson’ı arkasında tutmayı başardı. Jenson da geçemeyeceğine karar vererek, sanırım lastiklerini de korumak istediğinden, zorlamayı son turlarda bıraktı.

Hülkenberg’i cesur bir atakla geçen Jaime Alguersuari için yarışın yıldızıydı diyebilirim. Yarışın başında yaptığı atakla 15. sıradan 9. sıraya kadar yükseldi. İlk pit stopında 10 saniye zaman kaybetmesine, üstüne bir de pitten geçme cezası almasına rağmen takımına puan kazandırmayı başardı.

Sonuçta İspanya GP beklendiği gibi sıkıcı geçti ve Button 70 puana ulaşarak şampiyonadaki liderliğini sürdürdü. Button’ı 67 puanla Alonso ve 60 puanla Vettel takip ediyor.

Dikkatimi çeken diğer bir nokta, Ferrari’nin barkod reklamlarıydı. Araçların üzerinden barkodları kaldıran Ferrari, pilot tulumlarından kaldırmamış. Bakalım o mecralar ne zaman olay olacak.

  1. hükümdar says:

    Schumi eski günlerden bi kesit sundu bizlere.Button’ı pit sonrası korkusuzca geçişi ve o uzun start-finiş düzlüğünde McLaren’in inanılmaz hızına müthiş savunmasıyla ders vermesi benim gibi Schumi gibi fanlarını mest etmiştir umarım. Senna’dan sonra Monaco’nun en başarılı ismi olması gelecek hafta için beni daha da umutlandırıyor.
    FIA jantlardaki çok kötü gözüken kapaklara el attı saolsun, bi de şu gövdeyi kanata bağlayan iğrenç zamazingoyu yasaklasalar çok güzel olacak. Bu seneni arabaları da ne kadar çirkin görüntü olarak. Mansellin Willliamsını hatırlıyorum da bunların yanında sanat eseri gibi duruyor.

  2. Schumi harika sürüşüyle tecrübesini konuşturdu ama altındaki Mercedes’in yavaşlığı yüzünden öndekilere de büyük avantaj sağladı. Button ve Massa Schumi’yi geçebilselerdi kürsü değişebilirdi. Yani Schumi’nin ustalığı bu kez kendisine değil başkalarına yaramış oldu.

    Evet, GP2 otomobilleri bile F1 otomobillerinden daha şık oldu bu sene, turbo motorlara izin verilirse ve lastik tedarikçisi Michelin olursa ciddi değişiklikler göreceğiz. Şimdilik bu çirkin canavarları izlemeye devam. Mansell’in Williams’ı kadar da değiller yahu :)

Yorumlara kapımız açık