Jul 13, 2010

Yazan Kategori Genel, Konu Dışı Mevzular | Yorum Yok

Yerli malı yurdun malı

Yerli malı yurdun malı

Son günlerde bir Google tartışmasıdır gidiyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım işi gücü bırakmış Google’a laf yetiştiriyor, Google sessiz kaldıkça ağzı olan herkes konuşmaya başlıyor. Konu özetle şu şekilde:

Bildiğiniz gibi, YouTube Atatürk’e hakaret içeren videolar olduğu bahanesiyle engellenmişti. Fakat iş bilmezlikten dolayı IP adresleri değil, sadece www.youtube.com alan adı engellendi. IP’ler serbest olduğundan, DNS değiştirerek rahat rahat girip çıkmaya devam ettik. Hatta Tayyip Erdoğan bile “ben giriyorum, siz de girin” diyerek devlet kademeleri arasındaki koordinasyon bozukluğunu tasdikledi.

Fakat yasakların hiç umursanmadığını fark eden devlet baba, geçtiğimiz günlerde YouTube IP’lerine de engel koydu. İşi bilmeyenler zorlanmaya başladılar, YouTube’a giremez oldular.

Aynı tarihlerde, YouTube’un sahibi olan Google, YouTube IP’lerini değiştirerek Google hizmetlerinden bazılarıyla paylaşımlı hale getirdi. Devletin engellediği IP’ler atıl durumda kaldı ve YouTube IP bazında açıldı, DNS kullananlar eski rahatlıklarıyla YouTube’a girip çıkmaya başladılar. Bunun üzerine devlet, bu IP’leri de engelledi.

Fırtına da burada koptu. Çünkü bu kez engellenen IP numaraları sadece YouTube tarafından değil, Google hizmetleri tarafından da kullanılıyordu. Google Docs, Google Analytics, Google Maps gibi birçok Google servisi Türkiye’den erişime kapandı, bu servisleri kullanan onbinlerce site ve milyonlarca internet kullanıcısı mağdur duruma düşürüldü.

Konuyla ilgilenen trenlerden ve internetten sorumlu bakan Binali Yıldırım, önce Google’ı suçlayarak şark kurnazlığı yaptıklarını, Türkiye’nin adını yasakçı ülkeye çıkarmak için Google’ın oyun oynadığını açıkladı. Tabi kimse inanmadı kendisine.

Daha sonra da ağzındaki baklayı çıkararak, Google önce vergisini ödesin gibisinden bir laf etti.

Devlet yetkilileri YouTube’u engellemeye çalışırken yanlışlıkla engelledikleri Google konusunda geri adım atacaklarına, bu kez tartışmayı vergi konusuna kaydırdılar. Gösterdikleri neden, Google’ın Türkiye’de para kazandığı halde Türkiye’ye vergi vermiyor olmasıydı.

Ne YouTube, ne DailyMotion, ne de Google… Bu sitelerin yasaklanmasının arkasındaki en büyük etkenin, internetin yerlileştirilmesi çalışmaları olduğunu düşünüyorum.

Nasıl mı?

Türkiye’de kanunlar halkı değil, güçlü veya hükümet yandaşı şirketleri korumak için çıkarılır. Bu sadece AKP hükümetinin marifeti değil, önceki hükümetler döneminde de çeşitli şirketleri korumak için çıkarılan kanunlara sık sık şahit olduk. Otomotiv şirketlerinden porselen üreticilerine kadar birçok sektörde rakipler birbirleriyle devlet desteğini arkalarına almaya çalışarak mücadele ettiler. Gümrük vergileri, ithalat, ihracat ayarlamaları değiştirildi bu rekabetler yüzünden.

Türkiye’deki şirketler internetteki pazarı yeni görmeye başlıyorlar. Türkiye’de yıllardır internet kullanılıyor ve büyük projelerin hiçbiri güçlü sermayeler tarafından çıkarılmadı. Önce küçük girişimciler kurup büyüttüler sitelerini, sonra da onları gören büyük sermayeler ortaya dalarak küçük girişimcileri pastanın dışına itmeye çalıştılar. Ekşi Sözlük’ün başarısını gören Doğan Medya, futbol ve kadınlardan medet umarak sözlükler kurdu, başaramadı. Firma rehberlerinin kazandığı paraları görenler, bravo.com.tr gibi batacağı baştan belli projeler çıkardılar.

Büyük sermayeler internet pazarında kimi zaman başarılı olsalar da, bu işi sadece para olarak gördükleri için genellikle başarısız oldular.

Sadece büyük sermayeler değil, küçük ama hükümet yandaşı olan sermayeler de internet projeleri çıkarmaya başladılar. Ve burada, devlet desteği devreye girdi.

Diğer sektörlerden alışık olduğumuz bir karalama kampanyası, şu anda Google için yürütülüyor. Google’ın vergi vermediği, Türk sermayesinin dışarı aktığı söyleniyor, “tavuğu biz besliyoruz, başkasının kümesine yumurtluyor” gibisinden laflar ediliyor.

Bir yandan da, ara.com.tr adında bir sitenin tanıtım çalışmaları yapılıyor. Bir yandan bu sitenin yazılımcılarından biri olan Hasan Tezgel Google’a verip veriştirirken, diğer yandan başka çalışanları televizyonlarda yerli arama motorlarının yararlarını anlatıyorlar.

Maksat açık. Bir yandan Google’ı kötüle, halkın milliyetçilik duygularını gazla, bir yandan da kendi projenin devletin bölünmez bütünlüğünü ne kadar desteklediğini anlat.

Yerli arama motoru dedikleri sitede arama yaptığımda, adam gibi sonuç bile alamıyorum. Devletin işine gelmeyecek sonuçlar daha şimdiden sansürlenmişler. Hasan Tezgel’in yazısından da, ara.com.tr’nin Çinli arama motoru baidu.com tarzında bir site olduğu, sadece devlet yararına çalıştığı anlaşılıyor.

Yani özgürlük yok. Arama motoru devletle koordineli çalışacak, arananlar kayıt altına alınacak, devletin işine gelmeyen sonuçlar kullanıcılara gösterilmeyecek. Böylece dünyayla irtibatımız kopacak, devlet medya aracılığıyla bizi uyutmaya, yönetmeye devam edecek.

İstedikleri bu. Google tartışmaları biraz daha devam etsin, ara.com.tr’nin yakında gazetelerde de yer alacağından, yerli arama motorlarının yararlarından bahseden yazıların gazetelerde boy boy yer alacağından hiç şüpheniz olmasın.

Bilmeyenler inanacak, ulusalcılar, milliyetçiler, “kırmızı çizgi, bölünmez bütünlük, yüce Türk devleti” gibi anahtar kelimelere tapanlar gerçeklere yine gözlerini kapayacaklar, ara.com.tr’yi yere göğe sığdıramayacaklar.

“Vergi” dediğiniz anda gözleri açılır devletin. “Çok vergi vercem!” derseniz, en sıkı bürokratik önlemleri bile kısa sürede aşıp, işinizi kurarsınız. Hele ki rakibiniz vergi vermiyorsa, devlet sizin için her şeyi yapar. Bedava reklamdan karşılıksız krediye kadar tüm destekleri kaparsınız. Google’ı kötüleyip kendini ön plana çıkarmaya çalışan ara.com.tr, şu anda bu stratejiyi kullanıyor.

Bu iş sadece ara.com.tr ile bitmeyecek. İnternetten para kazanılabileceğini geç de olsa anlayanlar, agresif girişimlerle pastaya dahil oluyorlar. Eğer ara.com.tr Google & Ulaştırma Bakanlığı kavgasından yararlanırsa, aynı strateji diğer uluslar arası sitelere de uygulanacak.

Yarın Facebook, sonra Twitter kötülenmeye başlayacak, vergi vermedikleri iddia edilecek, Atatürk’e hakaret denecek, bölünmez bütünlük falan denecek, ardından da aynı işi yapmaya çalışan yerli bir site piyasaya sürülecek. Yani internet yerelleştirilecek. Bunun için gereken taban ve kamuoyu desteği, Türk toplumunun damarlarındaki milliyetçi kanda mevcut zaten.

Vergi konusuna değinecek olursak, devletin Google’dan vergi istemesi adil bir davranış olmuyor. İnternette Türkiye’ye de hizmet veren binlerce site var. Devletin sadece Google’ın peşine düşmesi, hem yerli arama motorunun önünü açmak, hem de Google’ın yüksek kazançlarından etkilenmek gibi geliyor bana.

Tutup da irili ufaklı binlerce siteden vergi istemesine imkân yok. Bugün basit bir internet kullanıcısı gerek ücretli üye olarak, gerek alışveriş yaparak para kazandırıyor yabancı sitelere. Türkiye’den kullanıcı kabul eden tüm siteleri vergiye bağlamaya kalkarsanız bu sitelerin hepsini kaybedersiniz.

Kendimden örnek vereyim. Uluslar arası çalışan, İngilizce ve İspanyolca yayın yapan, ücretli üyelikle üye kabul eden bir sitem var. Şirketi ABD’de kurduğum için vergilerimi de ABD’de ödüyorum. Türkçe yayın yapmıyor olsam da, siteye Türkiye’den üye olanlar da var.

Şimdi benim siteme Türkiye’den üye olanlar var diye Türkiye’de ofis açmak, vergi vermek zorunda mıyım? Aynı sitenin İspanya’dan, İtalya’dan, İngiltere’den, dünyanın dört bir yanından kullanıcıları var ve bu insanlar para vererek üye oluyor siteme. Türkiye’nin mantığında gidersek ben tüm bu ülkelerde ofis açmak ve hepsine ayrı ayrı vergi vermek zorunda kalırım. Her birinin vergi oranları ayrı, muhasebesi ayrı, ben nasıl gidip tüm bu ülkelerde şirket açayım da vergi ödeyeyim? Bu durumda para kazanabilmem için sitemin aylık üyelik bedeli 49 USD yerine 400 USD falan olmalı. Kim gelir de üye olur o zaman?

Türkiye beni “burada ofis aç, vergi öde, yoksa siteni engelleriz” diye tehdit ederse, Türkiye’den gelen kullanıcılara sitemi kapatırım. Türk IP’lerini blocklarım, Türk kredi kartlarını kabul etmem. Birçok site de benim yaptığımı yapar.

Yoksa Türkiye’nin istediği bu mu? Yabancı siteleri vergiyle tehdit et, vermezlerse erişimi engelle, onlar da siktiri çekip Türk piyasasından çekilsinler, ortalık Türkiye’den yayın yapan, vergisini veren, devlet tarafından daha kolay kontrol edilen yerli sitelere kalsın.

Dünyadan kop ama milliyetçilikle göz boya.

Google ve ara.com.tr kavgalarının ardından göreceğiz bu filmin devamını. YouTube engeli en çok Türkçe video sitelerine yaradı, Google engellenirse en büyük avantajı ara.com.tr yakalayacak. Bu durumda sonraki hamleleri de rahatlıkla tahmin edebiliriz.

İnternetin yerelleştirilmesi korkunç bir film olarak hayatımıza giriyor, bekleyelim ve devamını da görelim.

Yorumlara kapımız açık