Aug 29, 2010

Yazan Kategori Genel, Modifiye Firmaları, Otomobil Üreticileri | 2 Yorum

Apple fanboylarının dikkatine: iBusiness

Apple fanboylarının dikkatine: iBusiness

Eskiden beri Türkiye’yi zengin ülkeler arasında görmeyi düşlerim. Evimden çıktığımda temiz caddeler, şık binalar, güzel otomobiller, temiz giyimli insanlar görmeyi, çevremdekilerin teknolojinin tüm nimetlerinden yararlanabilmesini istedim hep.

Bu bir hayal elbette, dünyanın hiçbir şehrinde gerçekleşemeyecek kadar ütopik bir hayal. Yaşadığınız şehrin belli bir bölgesinde bunu görseniz de, gettolarında, varoşlarında bambaşka yaşamların olduğunu; öndeki sokakta bir şişe şampanya almaya yarayan paranın, bir sokak arkada bir aileyi ay boyunca geçindirdiğini bilirsiniz. İçiniz rahat etmez, alnınızın teriyle kazandığınız parayı harcarken bile suçluluk duygusu hissedersiniz.

Gerçi genelleme yapmak da pek doğru değil, benim için böyledir desem daha doğru. Özellikle otomobillerde lüks, kaliteli işlerin düşkünü olsam da gösterişi sevmem. Hatırlarım da, eskiden iyi bir cep telefonum varsa toplum içinde açmaya, kurcalamaya çekinirdim. İlk kez laptop kullanmaya başladığım dönemlerde, önemli bir işim olsa bile cafede, restoranda bilgisayar açıp çalışmazdım, oturup arabada hallederdim işimi.

Bu durum biraz da yetiştirilme tarzıyla ilgili. Fakir bir Türkiye vardı biz çocukken, o zamana göre pahalı meyveleri toplum içinde yemememizi, başka çocukların canı çekerse üzülebileceklerini öğütlerdi annelerimiz. “Herkeste olmayanı ortalık yerde kullanma, başkasının canı çekmesin, insanlar kıskanmasın,” nasihatleriyle yetiştirildiğimizden, büyüdüğümüzde kullandığımız teknolojik cihazlarla ilişkimiz de etkilendi bu yetiştirilme tarzından.

Daha sonraları devir değişti. “Başkalarının canı çekmesin” düşüncesi, “bende neler olduğunu herkes görsün” zihniyetine bırakmaya başladı yerini. Herkes, sahip olduğu her şeyi toplum içinde sergilemeye başladı. Pahalı kıyafetler, telefonlar, laptoplar, lüks otomobiller, seksi vücutlar herkesin görmesi için ortalığa saçıldılar.

Haliyle bu zihniyet kapitalizmin işine geldi, bütün firmalar tarafından desteklendi.

Eskiden oturduğum cafede laptop kullanmak istemezdim demiştim ya, artık bu zihniyetin tam tersi geçer akçe kabul ediliyor. Masaya oturunca şık bir laptop, pahalı bir cep telefonu, araba anahtarları vs saçılıyor masaya. Cafelerde laptop sergileme modası önce Sony Vaio ile başlamıştı ancak Apple’ın önlenemez yükselişi cep telefonunda Nokia’yı piyasadan silinmenin eşiğine getirirken, dizüstü bilgisayarda da Vaio’yu tahtından indirdi.

Tasarımlarıyla, kullanılışlılığıyla, dayanıklılığıyla eskiden beri en şık bilgisayar üreticisi olan Apple, pazarını sonunda ABD’nin dışına da taşırmaya başladı. Macintosh bilgisayarlar reklam ajanslarından çıktılar, evlere taşınmaya başladılar. Son dönemde gelen daha şık tasarımlarla da Apple çok büyük bir hayran kitlesine ulaşmayı başardı.

Dünyanın en mükemmel pazarlamacılarından biri olan Steve Jobs’ın muhteşem pazarlama teknikleri sayesinde Apple son dönemin en hızlı yükselen markalarından biri. Masaüstü bilgisayarları saymazsak, takip edebildiğim kadarıyla bu yükseliş iPod ile başladı. Onlar yeterince çeşitlendikten sonra iPhone girdi piyasaya, o da doyum noktasına yaklaşınca iPad akımı başladı. Steve Jobs sadece izliyor ve eminim ki insanların iPad’e doyduktan sonrası için planları da hazırdır.

Teknolojiden anlasın veya anlamasın, herkes bir Apple ürünü kullanma peşinde. Çünkü Apple ürünleri artık geekleri değil, statü sahiplerini temsil ediyor. Pazarlama stratejisi bu yönde olunca insanlar da buna inanıyorlar, normal karşılıyorum.

Artık Starbucks’da oturduğunuzda masanın üzerine bir MacBook koymanız şart. Bir de iPad olursa daha iyi olur elbette. Masanın üzerine koyabileceğiniz bir iPhone’unuz yoksa zaten hiç girmeyin Starbucks’a, sizin yeriniz Kardeşler Kıraathanesi.

Apple’ı mükemmel kabul etmek sadece Türkiye gibi üçüncü dünya ülkelerinde değil, birçok Avrupa ülkesinde de görülen bir davranış biçimi. Hoş, ürün gamı açısından bu kadar şık ve teknolojik bir seriye sahip bir teknoloji şirketi daha bulmak zor zaten.

Mercedes’in modifiyecilerinden Brabus da bu akımı görüp, kendine pay çıkarmayı başaranlardan oldu. Başarılı bir modifiye firması olmalarının yanı sıra, artık statü temsilcisi teknoloji ürünlerine de pas vermeye başlamışlar.

Mercedes S Class’a yaptıkları son tasarım Apple ortaklığında geliştirilmiş ve ortaya Brabus iBusiness çıkmış. Elbette Brabus böyle bir otomobili sadece Apple ürünleri yerleştirip salacak kadar boş bir firma değil, sihirli dokunuşlarla motoru da zenginleştirmişler.

Brabus SV12 R Biturbo 750 motor, iBusiness’ın dünyanın en hızlı lüks sedanlarından biri olmasını sağlıyor. 5.5’den 6.3 litreye çıkarılan otomobil, güçlendirilmiş pistonlar, daha büyük turbolar, geliştirilmiş intercooler, sınırlı kaymalı diferansiyel, özel krank mili, dört çıkışlı performans egzozları gibi özelliklerle geliştirilmiş. 750 HP motor 2.100 devirde 1.350 Nm tork üretebilse de, 1.100 Nm ile sınırlandırılmış. Bu özellikler sayesinde devasa otomobil 0 – 100 km hızlanmasını 4 saniyede, 0 – 200 km hızlanmasını 11.9 saniyede tamamlıyor ve 340 km/s azami sürate çıkabiliyor.

Aracın dış görünümünde de bazı değişiklikler var. Mercedes logosu yerine Brabus logosu, Brabus etek ve çamurluklar, karbon-fiber arka kanatçık, LED far & stoplar, 21″ jantlar ve dört çıkışlı spor egzozlarla Brabus iBusiness daha spor ve dengeli bir havaya bürünmüş.

Spor otomobiller kullanmaktan hoşlanan Steve Jobs (SL 55 AMG kullanıyor) böyle bir makam otomobilini tercih eder mi bilmiyorum ama, iBusiness’ın iç donanımı sayesinde Apple düşkünü birçok işadamının dikkatini çekeceği kesin.

Elbette otomobilin iBusiness ismini almasının nedeni motor gücü değil, arka koltuktaki oyuncaklar. Alcantara başlıklı, deri döşemeli arka koltuklar, mobil olarak taşınabilecek tüm Apple ürünlerinin doluşmasıyla şenlenmiş.

64 GB iPod Tocuh, otomobilin müzik sistemini yönetiyor. Ortadaki 21″ Apple monitörle birlikte, ön koltuk kafalarında da 15.2″ monitörler, bagaja saklanan Mac Mini’ye bağlı çalışıyorlar. İki adet iPad ise sadece kendi işlerini görmekle kalmıyor, araç bilgisayarını, radyoyu, navigasyon ve telefon sistemini de yönetiyorlar. Apple klavye ve farelerin paketi tamamladığı sistem, UMTS ve HSPDA ile internete bağlanıyor.

Sosyal medya Apple düşkünü kaynasa da MacBook Pro için bile aylarca para biriktirmeye çalışanları gördükçe Türkiye’de bu otomobili satın almaya çalışacak pek fazla kişinin olacağını zannetmiyorum. Ancak yeni nesil işadamları arasında Apple heveslileri varsa belki onlar sayesinde Türkiye yollarına çıkabilir Brabus iBusiness.

Aşağıdaki fotoğraflara tıklayarak iBusiness’ı daha yakından tanıyabilirsiniz:

Brabus iBusiness

Brabus iBusiness

Brabus iBusiness

Brabus iBusiness

Brabus iBusiness

Brabus iBusiness

Brabus iBusiness

Brabus her zaman muhteşem işler çıkarsa da, mobil ofis olarak VIP minibüslerden vazgeçemem. İçinde kımıldayamadığım, ayağa kalkıp keyifli gerinemediğim mobil ofisin her yanı elma dolsa neye yarar…

  1. nefis bir araç. artık evlere gitmeyecek insanlar

  2. Hüsnü Ege Altun says:

    @ Lüks araç şeysi

    Sanada satacak mal geldi.

Yorumlara kapımız açık