Aug 30, 2010

Yazan Kategori Genel | 2 Yorum

Lüks oto yıkama

Lüks oto yıkama

Bir sektöre sınıf atlatanlar, yürümesini sağlayanlar her zaman inovatif düşünenler olmuştur. Riski onlar alır, yenilikleri ilk onlar dener. “Bu sektör doydu, daha fazla yeniliği kaldırmaz” denen iş kolları bu tip adamlar sayesinde canlanır, tüm rakipleri zarar ederken onlar kâr edebilirler. Alışılmışın dışında fikirleri sayesinde eğer fikir tutarsa en güzel parayı onlar kazanır, tutmazsa en büyük parayı onlar kaybeder.

Her sektörde böyledir bu. Sürekli gelişen teknoloji temelli işlerde de, bin yıldır aynı sistemle yürüyen işlerde de inovatif fikirler ortaya çıkabilir.

Cep telefonu sektörü yıllardır ufak tefek adımlarla ilerliyordu, iPhone’un ortaya çıkması hem Apple’ı minibüs şoförlerinin bile tanımasını sağladı, hem de yılların cep telefonu üreticilerinin oturup ağlamasına neden oldu. Çıtayı aniden o kadar yükseltti ki, rakipleri kendine gelene kadar pazarın büyük bir kısmını ele geçirdi.

Alışılmışın dışına çıkmak sadece ürünlerde değil, hizmet kalitesinde de çok önemli. Zaten hizmet kalitesinde çıtayı fazla yükselterek rakiplerinden sıyrılanlar, kısa sürede marka olmayı başarıyorlar. Yeter ki insanların “olacak iş mi canım” diyebilecekleri bir fikri hayata geçirmeyi başarın.

Yeni dünya ticaretinde küçüklere yer yok. Küçük firmalar ya yok olacaklar, ya da büyüklerin kurduğu zincirlere dahil olacaklar. Bayiler açmadan, rakiplerinizi yok etmeden, fetihler yapmadan küçük firma olarak kalmak istiyorsanız, çok farklı olmalısınız. Kimsede olmayanı sunmak zorundasınız. Bu yazının sebebi olan oto yıkamacılardan örnek verecek olursam, Ziebart ve Sonax henüz agresifleşmeye başlamamış bir zincirin üyeleri. Yakında bütün oto yıkamalar zincirleşecek, farklı bir ürünü, hizmeti olmayan oto yıkamacılar, bakımcılar yok olacaklar.

İngiltere’de de Gurcharn Sahota diye biri oturup düşünmüş, “arabasına 150.000 sterlin verenler de, 10.000 sterlin verenler de aynı yerde 10 sterline yıkatıyor. 10 dakika önce Yugo’nun kaportasında gezen sünger hemen arkasından Koenigsegg Agera’yı temizliyor, böyle olmamalı” demiş kendi kendine.

Sonra da gitmiş kendi oto yıkama salonunu açmış ve demiş ki, “her arabayı yıkamam, yıkadığımı da 12.000 dolara yıkarım arkadaş! Otomobilinize 150.000 sterlin veriyorsanız olur olmaz yerde yıkatmayın, bırakın ben hallededeyim o işi.”

Peki neden 12.000 dolara yıkıyor?

Her şeyden önce, Gurcharn oto yıkama işine bir sanat olarak bakıyor. 150.000 sterlinlik bir otomobilin alelade bir şekilde suyla süngerle yıkanmayacağını düşünüyor. Kendisine teslim edilen otomobili, olay yeri inceleme ekiplerinin kullandığı bilgisayar destekli mikroskoplarla inceliyor, en küçük çiziklerin bile bakımını yapıyor. Kaportayı temizlerken rastgele temizlik ürünlerini değil, en kaliteli temizlik ürünlerini, hatta Hollywood yıldızlarının tercih ettiği kozmetik markalarının ürünlerini kullanıyor.

100’den fazla farklı temizlik malzemesinin kullanıldığı işlem bazen birkaç gün, bazen birkaç hafta sürüyor ve otomobil Elite Detailing garajından çıktığında kaportasından döşemelerine, motorundan iç aksamına kadar tüm detaylarıyla temizlenmiş, yenilenmiş oluyor.

“Bana teslim edilen otomobillerin hepsini ayrı bir proje olarak kabul ediyor, hiç olmadıkları kadar temiz hale getiriyorum. Eğer otomobilinize bir servet ödediyseniz her zaman mükemmel görünmesini istersiniz,” diyen Sahota’nın dükkânının müdavimleri arasında İngiltere’nin en ünlü isimleri de varmış. Sahota müşterilerinin ismini vermek istemiyor ama Aston Martin, Ferrari, Lamborghini, Bugatti, Koenigsegg gibi süper sporları temizlediğini, hayallerinin otomobili McLaren F1 GTR’a günlerce emek verdiğini anlatmaktan gurur duyuyor.

Worcestershire’da kurulan Elite Detailing kısa süre önce açılmasına rağmen İngiltere’nin en seçkin oto bakım merkezi olmayı başarmış ve yakında yeni bir bayi de açacakmış.

Başarılı bir girişim, takdir etmek gerekir.

Ben de küçükken deniz suyuyla oto yıkamayı keşfetmiştim ama elimizden tutan olmadığı için battı bizim inovatif fikir.

Elite Detailing işlerinden birkaçı aşağıda, diğer işleri için sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Bugatti Veyron

Mercedes SLR McLaren

Pagani Zonda F Roadster Clubsport

McLaren F1 GTR

Maybach 62 S

Porsche Carrera GT

  1. Cukurlarda herkes frene basar ben gaza basarim o kadar parayi veriyorsam hakkini vermeliyim diyen gosterisci Turk zenginleri burda araba yikatmaz :)

    http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/15512892.asp?gid=254

  2. Ben paraya teslim olmam, paranın veya parayla satın aldıklarımın kölesi olmam düşüncesi güzel bir düşünce. Ama bazıları bu düşünceyi karıştırıp, işi müsrifliğe vuruyorlar, kayış orada kopuyor.

    Ben de parayla aldığım hiçbir şeyin kölesi olmam, ne aldığımda çok sevinirim, ne de kaybettiğimde yasını tutarım. Gelmiştir ve gider, maldır o, bugün olur yarın olmaz. Beni teslim alamaz, ben ona ait değilim, o bana ait.

    Ama böyle düşünüyorum diye israf etmek, sahibi bulunduğum eşyaya kötü davranmak bana yakışmaz. Demiş ki, başkası kasiste yavaşlar, ben gaza basarım. Neden, sen salak mısın diye sormak istiyorum.

    Kimisi vardır, arabasına özel garaj yapar, altına halı serer, dokunanı döver, çünkü çok seviyodur, her şeyden çok kıymet veriyordur. Bu bir hastalık. Kimisi de vardır Ali Ağaoğlu gibi, “mala teslim olmam huleenn!” diyerek altını vurur, sağa sola çarpar, jant üstünde gider. Bu da başka bir hastalık.

Yorumlara kapımız açık