Aug 16, 2010

Yazan Kategori Deniz Dünyası, Genel | Yorum Yok

Marinasız deniz kenti

Marinasız deniz kenti

Bugün bir arkadaşımla Angel Yachts’ın herkese tekne projesinden bahsediyorduk. İstanbul’da özel teknelerin artmasının iyi olacağından, vergilerin ve fiyatların düşmesinin hem insanları tekne sahibi yapacağından, hem de trafiğe bir nebze de olsa nefes almasına yardımcı olacağından konuşuyorduk ama her zaman rahatsız olduğumuz ana sorun aslında bambaşkaydı: marinalar.

Evet, İstanbul’daki marina sayısı bir elin parmakları kadar. Bir ucu Karadeniz’e, bir ucu Marmara’ya bakan, içinden deniz geçen İstanbul’da sadece beş adet marina var. Anadolu yakasındaki marinaları Pendik ve Kalamış temsil ederken, Avrupa yakası marinalarını Ataköy, Büyükçekmece ve Güzelce temsil ediyor.

Hatta kapladığı devasa alana rağmen durumu balıkçı barınağından hallice olan Büyükçekmece’yi de şimdilik marinadan sayamayız. Yeni ortakların elinde umarım gerçek bir marina halini alacaktır.

Bu mekânlara uzak kalan herkes, teknesini balıkçı barınaklarına çekmek zorunda. Beykoz’da, Çengelköy’de, Bebek’te, Sarıyer’de oturan insanlar için park yeri ciddi bir sorun. Tekne sayısı fazla olmadığından şimdilik büyük bir sorunmuş gibi görünmüyor ama yakın gelecekte, tekne sayısı arttıkça ciddi bir problem halini alacak.

Orta halli bir insan olsanız ve uygun fiyatlı şık bir tekne alabilseniz bile marina kıtlığı yüzünden teknenizi nereye bırakacağınızı şaşıracaksınız.

Oysa İstanbul Boğazı boyunca uzanan balıkçı barınakları biraz geliştirilerek daha yüksek kapasiteli yerler haline getirilebilir. Boğaz boyunca yeterli miktarda park yeri olsa birçok İstanbullu teknesini daha sık kullanmaya, karadaki trafikten uzak durmaya başlayacaktır.

Kadıköy’den Beykoz’a giderken neden boğaz trafiğini çekmek zorunda kalalım?

Kalamış Marina, İstanbul’da teknenizi bırakabileceğiniz en temiz, bakımlı marina.

Pendik Marina’nın, yeni proje hayata geçirildikten sonra daha başarılı bir yer olacağına inanıyorum.

Ataköy Marina, Avrupa Yakası’ndaki en uygun marina.

Güzelce Marina henüz gereken standartlara ulaşmış bir mekân değil. Zaten marina olarak değil, liman olarak geçiyor.

Büyükçekmece Marina, İstanbul’daki en sorunlu yerlerden biriydi. İstanbul’daki en geniş alana sahip marina olmasına rağmen yıllarca balıkçı barınağı olarak kullanıldı, o mafyadan bu mafyaya geçerek oyuncak oldu.

Bir süre önce özelleştirilen Büyükçekmece Limanı, yeni projenin tamamlanmasının ardından İstanbul’un en kaliteli marinası olacaktır.

Bakırköy, İstinye, Üsküdar, Beykoz gibi noktalardaki balıkçı barınaklarını, dalgakıranları saymazsak, İstanbul’da marina olarak kabul edilen mekânların hepsi bu kadar.

Toplam beş marinadan sadece ikisi doğru düzgün hizmet veriyor, kalan üçü projelendiriliyor, düzenleniyor, yapılacak, edilecek.

Böyle bir şehirde tekneler bedavaya dağıtılsa bile, tekne sahibi olmak ızdırap veriyor insana.

Yapılması gereken ilk iş, İstanbul’daki özel tekneler için mümkün olduğunca fazla marina ve barınak hazırlamak. İşte o zaman gerçek bir deniz şehri olacak, kaliteli bir şehirde yaşadığımızı anlayacağız.

Yorumlara kapımız açık