Aug 16, 2010

Yazan Kategori Fuarlar & Organizasyonlar, Genel | Yorum Yok

Monterey: Dedeler ve torunlar

Monterey: Dedeler ve torunlar

Orada olamadığımız için başımızı taştan taşa vurduğumuz dünyanın en şatafatlı otomotiv organizasyonu Pebble Beach Concours d’Elegance’ın son gününe girdik.

Bu sene Mercedes’in ana sponsorluğunda düzenlenen organizasyon, Pebble Beach’de sabah 8.30’da klasik konvoyla start aldı. Liderliğini Stirling Moss’un bir Gullwing ile yaptığı konvoy Pebble Beach’den yola çıkarak uzun bir Monterey turu atıp Pebble Beach Golf Links ve çevresine yerleşti.

Lüks otomobillere alışkın olan California insanları bile bu kadar lüks ve antikayı bir arada görmekten oldukça etkileniyorlar. 175 mükemmel otomobilden oluşan bir konvoya dahil olmak hayalden öte olsa da, o konvoyu canlı görmek inanılmaz duygular veriyor insana. Bu sene internetten takip etmek zorunda kaldığım Pebble Beach Concours d’Elegance’ı kısaca özetleyelim.

Her yıl, tur atılırken bir ya da bir kaç favori gösterilirdi. Ancak bu sene o kadar fazla favori var ki, Best of the Show ödülünün kime gideceğini tahmin etmek çok zor.

Bir haftadır devam eden organizasyonda RM, G&C gibi açık arttırma firmaları Bentley, Bugatti, Aston Martin gibi klasikleri milyonlarca dolara satarken bir yandan vintage car yarışları devam ediyor, bir yandan da yeni modeller gün yüzüne çıkarılıyor.

LANSMAN VE TANITIMLAR

Organizasyon boyunca onlarca firma lansman yaptı, yeni modellerini sundu. Satışına Monterey sonrası başlanacak yeni modellerin yanında, The Quail ve Concorso Italiano bölümleri heyecan verici organizasyonlara sahne oldu.

Jaguar XKR175

Jaguar XJ75 Platinum

75. yaş gününü Monterey’de kutlayan Jaguar, 2 yeni modelle hayranlarını selamladı. Önce Jaguar XKR175 ile ortaya çıkan Jaguar, ardından Jaguar XJ75 Platinum ile bir kez daha sahneye çıktı.

İki model de Jaguar’ın 75. doğum yılı şerefine üretiliyor. Sadece 175 adet üretilecek olan Jaguar XKR175, turboşarjlı V8 motorundan 510 HP güç alıyor.

Jaguar XJ75 Platinum ise 5.0 L superşarjlı V8 motoru sayesinde 470 HP güç üretiyor.

Morgan Eva GT

Otomotivin stil ikonu Morgan, yeni konsepti Eva GT ile sahnedeydi. Karakteristik Morgan çizgilerinin günümüzün aerodinamik ihtiyaçlarına uyarlanmasıyla ortaya çıkan tasarım, 1940’larda yaşayan Morgan’ı 2020’lere uçurmuş. 3.0 L BMW motoruyla yürüyen Eva GT, altı ileri vitesiyle 0-100 km arasını 4.5 saniyede tamamlıyor.

Mercedes SLS AMG GT3 Silver

AMG & Mercedes ortaklığının çıktığı gün efsane olan modeli SLS AMG, geçtiğimiz günlerde FIA GT3 normlarına uyarlanarak pistlere hazırlanmıştı. 2011’de yarışacak olan SLS AMG GT3, Arap şeyhlerinden birinin garajından çıkmış gibi görünen gümüş kaplama modeliyle Monterey’deydi.

The Quail’de toplanan Bugatti GP otomobilleri.

The Quail ve Concorso Italiano, organizasyonun renkli bölümleriydi. 30 Bugatti Grand Prix otomobili Laguna Seca pistinin yanında toplanıp gövde gösterisi yaparken, Porsche, Ferrari, Bentley, Jaguar gibi markalar hem yeni modellerini, hem antikalarını beğeniye sundular. Porsche GT3 Hybrid, The Quail’in yeni modeller arasındaki yıldızlarından biriydi.

The Quail çeşitli markalar tarafından renklendirilirken, Concorso Italiano her zamanki gibi İtalyan çıkarmasına sahne oldu. Alfa Romeo, Ferrari, Fiat, Lamborghini ve Maserati gibi markalar, İtalyan zevkini Amerikalılara yeniden tanıttılar. Ünlü markalarla birlikte Bizzarrini, DeTomaso, Iso ve Perana gibi markalar da Concorso Italiano’da yerlerini aldılar.

Alfa Romeo – Concorso Italiano

1990’da ABD pazarına giren Ferrari F40, pazardaki 20. yaş gününü kutlarken, Alfa Romeo 100. yaş gününü kutladı.

Perana Z-One

Geçtiğimiz yıl Geneva Motor Show’da tanıtılan Perana Z-One, Concorso Italiano’da görücüye çıkarıldı. Zagato tasarımlı, Corvette motorlu Z-One, bağımsız İtalyan üreticilerin gurur kaynaklarından biriydi.

Bugatti Veyron Super Sport

En hızlı supercar unvanını kimselere bırakmaya niyeti olmayan Bugatti Veyron Super Sport, Monterey’in sert çıkışlarından biriydi.

Boss 302 Mustang

Boss 302 Mustang, bu yılın onur ödülünü alan Carroll Shelby’nin bıyık altından gülerek izlediği sunumlardan biriydi.

McLaren MP4-12C

Tanıtımı uzun zaman önce yapılsa da henüz eskimemiş olan McLaren MP4-12C, Monterey’deki İngilizlerden biriydi.

Lotus Exos T125


Lotus Evora Cup GT4

Yeni sahibinin elinde, eski ruhu yaşatmak hedefiyle Formula 1’a dönen Lotus, Monterey’e 2 otomobille geldi. 1 milyon doları olan herkes Formula 1 tecrübesini yaşayabilir dedikleri Lotus Exos T125 daha önce sunulurken, ardından Lotus Evora Cup GT4 geldi.

Tanıtım ve lansmanlar bunlarla bitmiyor. Daha birçok marka yeni modellerini tanıttı, yeni siparişler topladı. Lakin Monterey’de olan biten her şeyi buraya yazmaya sayfalar yetmez.

ONURLANDIRILANLAR

Carroll Shelby ve Dan Gurney

Pebble Beach Concours d’Elegance, her yıl otomotiv dünyasına ve motorsporlarına büyük katkılarda bulunmuş çeşitli isimleri onurlandırıyor.

24 Hours of Le Mans başta olmak üzere birçok yarışta şampiyonluk yaşayan, efsanevi otomobiller tasarlayan Carroll Shelby ve kariyeri boyunca yaptığı 312 yarışta 50’nin üzerinde farklı otomobilin direksiyonuna geçen Dan Gurney, bu yılın onurlu şövalyeleri oldular.

AÇIK ARTTIRMALAR

Organizasyon süresince Ford, Bentley ve Ferrari için özel açık arttırma geceleri düzenleyen RM Auctions, yıl boyunca sakladığı modellerini Monterey’de tahtaya çıkardı. Yılın en pahalı açık arttırma gecesindeki otomobillerin bir kısmı şunlar:

1938 Talbot-Lago

1938 Talbot-Lago T150-C Lago Speciale Teardrop Coupe: 4.620.000 USD
1954 Ferrari 375 MM Berlinetta: 4.620.000 USD
1949 Delahaye Type 175 S Roadster by Saoutchik: 3.300.000 USD
1959 Ferrari 250 GT LWB California Spyder: 2.612.500 USD
1955 Jaguar D-Type : 2.090.000 USD
2007 Ferrari FXX Evoluzione: 1.925.000 USD
1959 Ferrari 410 Superamerica Series III Coupe: 1.760.000 USD
1933 Packard Twelve Coupe: 1.622.500 USD
1958 Ferrari 250 GT Series I Cabriolet: 1.622.500 USD
1954 Ferrari 500 Mondial Berlinetta: 1.567.500 USD
1933 Duesenberg SJ Riviera Phaeton: 1.430.000 USD
1966 Ferrari 275 GTB/6C Alloy Berlinetta: 1.155.000 USD
1966 Ferrari 500 Superfast: 1.127.500 USD

Açık arttırmalar, yarışlar, gösteriler, lansmanlar, eğlenceler ve daha birçok organizasyonla, bir Monterey organizasyonlar zinciri daha tamamlandı.

Ah o gemide ben de olsaydım, diyor ve önümüzdeki yıl iş güç planını daha akıllıca yapıp Monterey döneminde İstanbul yerine California’da olma sözü veriyorum kendime.

İnsanın içini gıcıklayan böylesine muhteşem bir organizasyonu uzaktan izlemek zorunda kalmak gerçekten ağır geliyor.

Concours d’Lemons dahil olmak üzere, ödülleri sonraki yazıya bırakıyorum.

Yorumlara kapımız açık