Yazan Akay Kategori Dünden Bugüne Hikayeler, Fuarlar & Organizasyonlar, Genel | 9 Yorum
Pebble Beach Concours d’Elegance
Automobile Racing Club of America (ARCA), 1933 yılında iki kardeÅŸ tarafından kurulmuÅŸ ve 2. Dünya Savaşı’na kadar birçok güzel organizasyona imza atmış. 1941′de patlayan savaÅŸ eÄŸlenceli Amerikan hayatına tüy dikince, kulübün kapısına kilidi vurmuÅŸlar.
1944 yılında ise, savaÅŸtan saÄŸ dönmeyi baÅŸaran bir grup ARCA üyesi eski günleri canlandırmaya karar vererek Sports Car Club Of America’yı (SCCA) kurmuÅŸlar. 1944′den beri çeÅŸitli organizasyonlar düzenleyen SCCA, bugün ABD’nin en köklü otomobil kulüplerinden biri.
National Sports Car Championship, World Sports Car Championship, United States Road Racing Championship gibi birçok pist ve yol yarışı düzenleyen SCCA’in önemli organizasyonlarından biri de, 1950 – 1956 yılları arasında düzenlediÄŸi Pebble Beach Road Races adlı yol yarışı organizasyonu.
Pebble Beach Road Races 1956′ya kadar düzenlendi ama öyle bir hatıra bıraktı ki, o yıllardan beri dünyanın en prestijli otomobil organizasyonu sayılıyor: Pebble Beach Concours d’Elegance. Ne olsun Türkçe adı, Pebble Beach Zarafet Yarışı uygun mu?
Bu organizasyon, 1950 yılında Pebble Beach Road Race dahilinde California yollarını arşınlayan yarışçılar tarafından düzenleniyor ilk kez. Yarışmacılar, Pebble Beach’deki start noktasında araçlarını sergileyip, kendi aralarında bir güzellik yarışması düzenliyorlar.
1950 ve 1951′de sadece yol yarışına katılanların girdiÄŸi yarışma, sonraki yıllarda baÅŸkalarının da katılımıyla ayrı bir organizasyon halini alıyor. Start noktası yetmemeye baÅŸlayınca, katılımcılar otomobillerini dünyanın en ünlü golf sahalarından biri olan Pebble Beach Golf Links’de sergilemeye baÅŸlıyorlar. Uzun yıllar klasik, egzotik, kült, antika otomobillerin sergilenip jüri oylamasına sunulduÄŸu yarışmaya 2001 yılında koruma altındaki antikaların ve yabancı ülkelerden otomobillerin de katılmaya baÅŸlamasıyla organizasyonun deÄŸeri kat kat artıyor.
ABD’nin çeÅŸitli eyaletleriyle birlikte Almanya, Avustralya, Fransa, Hollanda, İngiltere ve İtalya gibi ülkelerden katılan otomobiller araç türüne, üreticisine, tasarımcısına, ülkesine ve üretildiÄŸi döneme göre sınıflandırılarak seçmeler yapılıyor. Her sınıftan ilk üç otomobil seçildikten sonra, tüm sınıfların birincileri arasından “best of show”, yani o yılın en güzel otomobili seçiliyor.
Otomotiv endüstrisine veya motorsporlarına büyük katkıda bulunmuş bazı ikon isimler de her sene fahri jüri olarak davet ediliyorlar ve mevcut sınıflandırmalardan bağımsız olarak beğendikleri otomobilleri ödüllendiriyorlar.
2005 yılında katılımcı otomobil sayısı 225′e ulaşıyor ve organizatörler yarışmacılara daha fazla zaman ayırabilmek için 2006′dan itibaren katılımcı sayısını 175 ile sınırlandırıyorlar. Katılımcı otomobillerin toplam deÄŸeriyse 200 milyon doları geçiyor.
Pebble Beach Concours d’Elegance o kadar önem verilen bir organizasyon ki, birçok katılımcı dereceye girebilmek için otomobilleri üzerinde yıllarca çalışıp yüzbinlerce dolar harcıyorlar.
Yarışmaya bir kez katılan otomobil, sahibi değişmedikçe veya belli bir oranın üzerinde yeniden restore edilmedikçe 10 yıl boyunca bir daha katılamıyor.
BirçoÄŸunun deÄŸeri milyon doları geçen 175 antika sayesinde organizasyon artık sadece güzellik yarışmasıyla kalmıyor. Organizasyonun sürdüğü bir hafta boyunca Monterey’deki Mazda Raceway Laguna Seca adlı pistte düzenlenen vintage car yarışından, çeÅŸitli açık arttırma firmalarının düzenlediÄŸi açık arttırmalara kadar 50′den fazla organizasyon yapılıyor.
BaÄŸlantılı organizasyonlar sayesinde sadece Pebble Beach’de antika otomobiller yer almıyor, birçok otomobil üreticisi ve serbest tasarımcı da yeni konseptlerini bu organizasyonda görücüye çıkarıyorlar.
Tüm bu organizasyonların sunduÄŸu lüks ve ihtiÅŸam da Pebble Beach Concours d’Elegance’ı dünyanın en prestijli otomobil aktivitesi haline getiriyor.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir gürültüyle başlayan organizasyonda birçok otomobil görücüye çıkacak.
Onlar orada milyonlarca dolarlık organizasyonlarla gövde gösterisi yapsınlar, biz Aston Martin Türkiye’ye distribütörlük verecek mi, verirse ne olacak diye düşünelim burada.
Aradaki fark kapatılamayacak kadar büyük… ve can sıkıcı.
GeçtiÄŸimiz yıl Monterey’de Aero Supersports’u tanıtan Morgan, bu sene Morgan Eva GT’nin taslağını tanıttı.
Delahaye USA, Bella Figura Bugnetti Coupe ile Monterey’deydi.
Formula 1 tecrübesini diğer pistlere aktaran Lotus, yeni modeli Lotus Exos T125 ile 1 milyon doları olan herkesin pist otomobili sahibi olmasına imkân verecek.
Bu sene Pebble Beach Concours d’Elegance’da olan biten ÅŸimdilik bu kadar. Yeni konseptler, lansmanlar ve açık arttırmalar gerçekleÅŸtikçe buraya ekleriz.
Yorumlara kapımız açık
Additional comments powered by BackType







aston martin & rolls royce sentezi logo
This comment was originally posted on FriendFeed
creme de la creme karsılamıyo ama bu org.un katılımcılarını belki sang bleu demek daha iyi :)
This comment was originally posted on FriendFeed
Kartal kanatlarından bıkmaz bunlar Barış. @senem creme de la creme bu değilse nedir otomotivde? :)
This comment was originally posted on FriendFeed
yanlıs anladın ya da ben anlatamadım creme de le creme den bile ustunler dedim ben sang bleu soylulara verilen isimdir :)
This comment was originally posted on FriendFeed
Cehaletime ver beybi bilemedim orasını ben :) Mavi kanlılarla bir ilgisi var mı bu sang bleu kavramının?
This comment was originally posted on FriendFeed
mavi kan demek zaten heheh :) haaaa sen bugatti’ye gittin di miii o da zaten bundan esinlenilmiÅŸ:)
This comment was originally posted on FriendFeed
Ne Bugattisi senem Türkiye’de draglara düştük biz. E30 falan ahah. Ama Bugatti Grand Sport Sang Bleu’nun isminin nerden geldiÄŸini öğrenmiÅŸ oldum sayende.
This comment was originally posted on FriendFeed
hehehe hep diorum ff bu saatlerde daha bi entelektuel oluyor :)
This comment was originally posted on FriendFeed
Sen de olmasan FF komple otlamaya baÅŸlıcak zaten, Allah başımızdan eksik etmesin :) Mavi kan olayını hep İngiliz tarihinde öğrendik, Fransızcam j’taime seviyesinde benim :(
This comment was originally posted on FriendFeed