Sep 1, 2010

Yazan Kategori Çevreci Otomobiller, Genel, Otomobil Üreticileri | Yorum Yok

Batarya savaşları başladı

Batarya savaşları başladı

Elektrikli otomobil teknolojileri son dönemlerde hiç olmadığı kadar hızlandı. Biraz otomobil şirketlerinin alışılmışın dışına çıkmak istememeleri, biraz petrol firmalarının baskısı, biraz da başka nedenler ünlü otomobil markalarının elektrikli otomobil üretimine geç başlamasına neden olsa da, sadece elektrikli otomobil üretmek için yola çıkan Tesla gibi üreticilerin ulaştığı başarıların ardından büyük üreticiler de girişti elektrikli otomobillere. Büyükler, elektrikli otomobillerin AR-GE çalışmalarını küçüklerin yapmasını bekliyorlarmış gibi bir tablo çıktı ortaya.

Küçüklerin başarılarının ardından diğerleri de üst üste kendi modellerini duyurdular, hızla büyüyen bir elektrikli otomobil pazarı oluştu. Haberler genelde otomotiv firmalarından gelse de, arka planda çalışan devasa endüstriler var ki, onlardan biri de batarya sistemleri.

Otomotivde bugüne kadar petrol şirketlerinin oynadığı standartları belirleme rolünü, bundan sonra batarya üreticileri oynayacak. Otomobillerde ağırlıklar, menziller, şarj istasyonlarının standartları ve daha birçok şey batarya üreticileri tarafından belirlenecek.

Yeni bir sektör olduğundan küçük girişimciler de pastadan bir şeyler kapmaya çalışsalar da, büyüklerin bu küçüklere ekmek bırakmaya niyeti yokmuş gibi görünüyor.

Dile kolay, batarya sektörünün hacmi elektrikli otomobillerin piyasaya çıkmasından bu yana 10 milyar dolara ulaştı. 2015’e kadar ise 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor ve şu anda bu pazarın %75’i sadece üç firmanın elinde duruyor. Japonya’dan Panasonic ve Güney Kore’den Samsung ile LG, elektrikli otomobillerin bataryalarında standartları belirleyen firmalar.

Köklü veya yeni, batının batarya üreticileri bu dev pazara girmek için çok geç kaldılar. Bu sıralar büyük bir telaşla pazara girip yer kapmaya çalışsalar da pazarı başlatan ve kimseye koklatmak istemeyen uzakdoğulular onları içeri sokmamak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Yeni gelişen sektörlerde kâr marjları genelde yüksek olur, zamanla oluşan rekabet bu oranları düşürür ama kâr düştükçe küçük sermayelerin pazara girmesi zorlaşır. Bunun farkında olan uzakdoğulular da elektrikli otomobil üreticilerini yeni bataryacılara kaptırmamak için kârı düşürüp rakipleri zorlama yoluna gitmeye başladılar.

İlk açıklama, Koreli Samsung ve LG’nin işbirliği yapmaya karar vermesiyle birlikte geldi. Elektrikli otomobil bataryalarında güçlerini birleştirip ortak çalışmalar yapmaya başlayan iki firma, 2010 sonlarında batarya maliyetlerinin %19 civarında düşebileceğini açıkladılar.

Japonyalı Panasonic ise hiç geç kalmadı ve %19’un yeterli olmadığını, indirimlerin %25’e kadar düşebileceğini açıkladı.

Pazarın %75’ini elinde tutan üç firmanın açıklamaları, yeni girenlerde kâbus etkisi yapmış olsa gerek. AR-GE için dev kaynaklara ihtiyaç duyan otomobil bataryalarında hem pazarı elinde tutan, hem de en ciddi tecrübelere sahip olan firmaların otomotiv üreticilerine %25’e varan indirimlerle göz kırpmaları, yeni girişimciler için oldukça zorlayıcı bir gelişme.

Görünen o ki, pazarın devleri fiyatlarda savaşırken, olan küçük girişimcilere olacak. En büyükler yaşamayı başaracak, küçükler batarya pastasının tadını alamadan sektöre veda edecekler.

Uzakdoğulu firmaların çalışma şekli bana her zaman ilginç gelmiştir. Hyundai, Samsung, LG, Mitsubishi, Panasonic gibi firmalar CD’den buldozere, monitörden yük gemisine kadar varolan bütün sektörlerde yer almaya çalışırlar. Uzakdoğulular yıl sonu geldiğinde kimi sektörü kâr, kimini zararla kapatıp, genelde %1 bile kâr açıklayamazlarken, tek sektöre odaklanmış bir Amerikan firması %300 büyüme gösterebilir. Ancak %300 büyüme gösteren Amerikan firması tek sektörde tecrübe geliştirirken, bazen kâr bile açıklayamayan, sadece dev rakamlarla nakit döndüren uzakdoğu firmaları bütün sektörlerde tecrübe edinir.

Global ekonominin yavaş yavaş uzakdoğuya kaymasının nedenlerinden biri de budur aslında. İster know-how deyin ister tecrübe, batıdan daha hızlı gelişirler.

Bugünlerde bu gelişmelerin sonuçlarını görüyoruz. Batılılar nakite odaklanırken, tecrübeye yoğunlaşan uzakdoğulular, artık batının biriktirdiği nakiti çekmeye başladılar.

Otomotiv endüstrisinin önde gelen markalarını satın alıyorlar, en büyük yedek parça kaynakları oradan çıkıyor ve artık teknolojiyi de onlar üretmeye başladılar. Elektrikli otomobillere yatırım yapmaya başlayan batılı firmaların neredeyse tamamı, uzakdoğulu ortaklar almaya başladılar.

Batarya pazarını da kimseye kaptırmaya niyetli olmayan uzakdoğu firmaları, elektrikli otomobiller yaygınlaştığında otomotiv sektörünün en önemli şirketleri haline gelecekler.

Yorumlara kapımız açık