Sep 16, 2010

Yazan Kategori Dünden Bugüne Hikayeler, Genel, Motorsporları, Ralli | 2 Yorum

Kenny from the Block

Kenny from the Block

Akrobasi ustası Ken Block’un son videosu Gymkhana 3 Part 2 yayınlandı. WRC’de Monster Ford Rally Team adına yarışması nedeniyle Fransa L’Autodrome’daki bu gymkhana’sında 650 HP Ford Fiesta ile görülüyor. Video yayına girer girmez her konuyu o konunun profesyonellerinden daha iyi bilen bir kısım internet kullanıcıları yorumlarını döşenmişler. “Öyle arabam olsa ben de yaparım, öyle ekibim olsa ben de yaparım, kimbilir kaç araba parçalamıştır bunları yapmak için, benim kazam bile yok” gibisinden yorumları görünce birkaç noktadan bahsetmek istedim.

“O arabayı bana versinler ben de yaparım” sözü, televizyonlardaki mankenleri kıskanan teyzelerin serzenişlerine benziyor. “O kadar makyajı bana yapsalar ben de güzel olurum.” Peki bir Semiha Teyze ve 5 kg kozmetik malzemesinin bileşiminden bir Adriana Lima çıkar mı?

“Kimbilir kaç araba parçalamıştır” argümanı çok doğru. Evet, bir motorsporları pilotu en iyi olabilmek için kariyeri boyunca onlarca araba parçalar. Sadece arabalarla kalsa iyi, kendini de parçalar, sakatlar, bazen bu yolda ölür. Motorsporları pahalıdır ve bu cesur, azimli insanların omuzlarında gelişir.

“O ekiple, o arabayla ben de yaparım” argümanının haklı olduğu noktalar da var gerçi. Ken Block videolarının tek özelliği Ken Block’un muhteşem sürüş yeteneği değil, çekimlerin kalitesi. Aynı kalitede bir ekip, aynı kalitede bir otomobil, gymkhana’ya uygun aynı genişlikte alanlar bulunursa onun videoları gibi video çekebilenler de çıkabilir.

Zaten önemli olan da bu. Spor ekip işidir. Sahnede sadece bir kişi olsa da, perde arkasında onlarca kişilik bir ekip var. Başarı tüm kriterlerin buluşmasıyla birlikte geliyor. Galatasaray UEFA kupasını ne sadece Fatih Terim’le, ne sadece Hagi’yle kazandı, tüm kadronun uyumuydu onlara kupayı getiren. Jan Todt ve Ross Brawn olmasa Schumacher 7 kez dünya şampiyonu olamayabilirdi.

Gymkhana videolarıyla herkesi kendine hayran bırakan Ken Block da ekip uyumunu yakalayabilen şanslı isimlerden biri. Onun videolardaki işi gösteri yapmak ve bunu hakkıyla yerine getiriyor. “Aynı ekip bende olsa ben de yaparım” diyenlerden farkı, o ekibe sahip olması. O da başkalarını izledi yıllarca, ama “aynısı bende olsa ben de yaparım peeh” diyerek yatmadı, aynısına sahip olmak için uğraş verdi. Onun kadar cesur olanlar, hayallerinin peşinden koşmaktan çekinmeyenler benzer videolar çekip Ken Block kadar ünlü olabilirler, hodri meydan.

Elbette bu başarı gökten zembille inmedi, arkasında yılların emeği var. Ken Block yetenekli olsa da yarışmak için sadece yetenek kâfi gelmiyordu, kaliteli bir ekibe ve ciddi miktarda paraya ihtiyacı vardı. Bugün sahip olduklarına ulaşmak için yıllarca çabaladı. Bu adam resmi kariyerine 38 yaşında başladı.

Ken Block bir California insanı. 1967’de Long Beach’de doğar, yarışmak için yıllarca gün sayar. Sadece ralliye değil, skateboard, snowboard ve motokros alanlarına da meraklı bir adamdır. Mahalli aktivitelerde gösteri yapma fırsatı bulur, çeşitli girişimlerde bulunur ama resmi bir şampiyonada yer alma fırsatını bir türlü bulamaz. Üstelik o kadar zengin bir adam da değildir ve çalışmak zorundadır.

27 yaşına geldiğinde Damon Way adlı bir arkadaşıyla birlikte Eightball adında bir şirket kurarlar. Amaçları skateboard ve snowboard mağazalarına t-shirt üretmektir. Eightball markasının patent başvurusu geri dönünce şirketin ismini Droors Clothing olarak değiştirirler. Sattıkları t-shirtler çok beğenilince ayakkabı işine de girerler, yavaş yavaş büyümeye başlarlar. Şirketin ismini DC Shoes olarak kısaltırlar ama sadece ayakkabıyla kalmazlar ve t-shirt, gömlek, jean derken başlıbaşına bir spor giyim markası haline gelirler. Elbette öncelikli amaçları sevdikleri alan olan ekstrem sporlara yönelik tasarımlar yapmaktır.

Vista’da küçücük bir atölye olarak açılan şirket, işini severek yapan iki ortağın yönetiminde o kadar büyür ki, giyim sektörünün dev markalarına kafa tutmaya başlar. Hızla gelişen rakibi yok etmenin en kolay yolu satın almaktır. DC için bunu uygulayan da Quiksilver olur ve 10 yaşına basan şirketi 2004 yılında satın alır. Ken Block Quiksilver’dan gelen parayla bir anda zengin olsa da az miktarda şirket hissesini kendinde tutar ve marka müdürü olarak çalışmaya devam eder.

Ken Block artık 38 yaşında bir tekstilci işadamıdır ve çocukluk hayalini gerçekleştirmek için aradığı fırsatı sonunda bulmuştur. Artık şirketin hesap kitabıyla, personelle uğraşmak zorunda değildir, yarışmak için hem parası, hem de bol bol vakti vardır.

Vakit kaybetmeden Vermont SportsCar Team ile anlaşma imzalar ve bir Subaru Impreza WRX STi ile 2005 sezonunda ralli kariyerine başlar. Rally America National Championship’deki ilk sezonunu Group N’de üçüncü, genel klasmanda dördüncü sırada tamamlar. Spora yaptığı hızlı girişle yılın çaylağı ödülünü de kapar.

38 yaşında başladığı kariyerini hızlandırmak isteyen Ken Block, başkasının takımında yarışmak yerine kendi takımını kurmaya karar verir ve Subaru ile anlaşır, motokrostan dostu Travis Pastrana ile ekip olarak Subaru Rally Team USA’i kurarlar. Hem Subaru’dan aldıkları otomobil, hem de Vermont’un 2006 için hazırladığı otomobille sezona dalarlar, hem X Games XII’ye hem de Rally America National Championship’e katılırlar. Ken Block ilk kez katıldığı X Games’i üçüncü, Rally America’yı ikinci sırada tamamlar.

Ken Block 2007’de yelpazeyi genişletir, kendini WRC’de denemek için Meksika ve Yeni Zelanda rallilerine katılır. Bu arada iki seride de yarışmaya devam eder ve X Games’i ikinci, Rally America’yı üçüncü sırada tamamlar.

2008’in başında Kanada Ralli Şampiyonası’na merak salar, gider orada yarışır ve 2008 model yeni Subarusunun ikinci yarışı olan Rallye Baie-des Chaleurs etabını kazanır. Ralliye katılırken amacı sadece kendini denemek olduğundan Kanada lisansı olmadan, misafir olarak katıldığı için puan alamaz. Rally New York USA’i birincilikle tamamlar. Yine X Games’e girer, son etapta üçüncülük için Dave Mirra ile çekişirken ikisinin de aracı arıza yapar ve bronz madalya ikisine birden verilir. Aynı sezon Rally America’yı ikincilikle tamamlar.

2010 sezonu geldiğinde 43 yaşındaki pilot eskiden beri peşinde koştuğu hayale kavuşur, WRC’de yarışmak. 5 yıldır devam eden Subaru ortaklığı WRC’de biter, Monster World Rally Team pilotu olarak Ford Focus RS’e atlayıp, WRC’de yarışan ilk ABD’li pilot olmanın gururuyla parkurları arşınlamaya başlar. Beş senedir yarıştığı Rally America ve X Games serilerine de yine Monster World Rally Team adına, Ford Fiesta ile katılmaya devam eder.

Kariyerine diğer pilotların emekli olduğu yaşta başlayan Ken Block, gymkhana gösterilerine kadar pek ünlü değildi. X Games takipçileri ismini bilirdi, motokros takipçileri Travis Pastrana ile olan kankalığından, iş dünyası başarıyla kurup büyüttüğü şirketinden tanırlardı ama motorsporları dünyasında adı pek bilinen bir adam değildi Ken Block.

Ancak 2006’da Discovery Channel’da yayınlanan Stunt Junkies programında yaptığı mükkkkemmel bir atlayış!’la videoları internette dolaşmaya başladı. Subarusuyla 7.5 metre irtifada tam 52 metre uçtu, videoları izlenme rekorları kırdı.

Ken Block zeki bir adam. DC Shoes’u gençleri çok iyi analiz edebildiği için bu kadar hızlı büyüttü. Atlayış videoları internette çok izlenince ismini duyurmak için farklı bir yol seçti ve gymkhana videoları çekmeye başladı. Her videosu ayrı rekor kırdı, neredeyse sporla ilgilenen bütün internet kullanıcıları Ken Block ismini duydu, videolarını izledi.

Gymkhana videoları sayesinde bütün dünyaya ismini duyurunca yıllarca peşinden koştuğu WRC’nin kapıları da sonuna kadar açıldı kendisine. Büyük markaların çekilmesinden sonra sadece iki markanın oyun alanına dönen, ciddi oranlarda izleyici kaybeden WRC’nin, seriye izleyici getirecek popüler pilotlara ihtiyacı vardı. Ford Ken Block’u alırken Citroen de Kimi Raikkönen’i aldı. İki pilot da büyük hayran kitlelerine sahip olan, WRC’de hiç tam sezon yarışmadıkları için ne yapacakları merak edilen isimlerdi. WRC’nin popülaritesinin artmasına yardımcı olabilirlerdi. 2011’de Mini, Saab ve belki Volkswagen’in WRC’ye dönüşüyle bu tip pilotlara ihtiyaç kalmayabilir.

Sonuçta Ken Block, bütün kariyerini dişiyle tırnağıyla, kendi başına geliştiren bir pilot. WRC’de hiçbir başarısı olmasa da sadece gymkhana videolarındaki sürüş ve pazarlama yeteneğiyle bile saygıyı hak ediyor.

Kolay olan, Ken Block videolarını bilgisayar başında bira içip izlerken “ben de yaparım ki” demek. Zor olan ise o tecrübeyi kazanmak, o otomobilleri modifiye etmek, o ekibi ayarlamak, o görselliği oturtmak, videoların bu kadar izlenmesini sağlamak ve hepsinden zoru, 530 HP Impreza veya 650 HP Fiesta ile fare deliklerinde drift yapmak.

WRC’de çok başarılı bir tablo çizdiği söylenemez. Ancak kimseden destek almayan, sıfırdan bir şirket kurup ünlü bir marka haline getiren, ralli dünyasına kendi şirketinden kazandığı parayla girebilmek için yıllarca bekleyip kariyerine 38 yaşında başlayan 43 yaşında bir adamın yarışlarıyla dalga geçmek bana pek doğru gelmiyor.

Ken Block bir WRC şampiyonu olmayabilir, drift şampiyonu da olmayabilir ancak gymkhana gösterilerinde eline su dökülemeyecek yetenekteki nadir pilotlardan biridir. Rally America’daki başarılarına bakılırsa kötü bir ralli pilotu da değil. Benim bu adama duyduğum saygının kaynağıysa diğer tüm nedenlerden farklı olarak, pazarlama yeteneği, çalışkanlığı ve taşı delecek azmidir.

*Gymkhana: ABD, Kanada, Japonya, İngiltere gibi ülkelerde gerçekleştirilen bir motorsporu. Diğer yarışlardan farkı, parkur anlayışıdır. Gymkhana çok farklı sürüş disiplinlerine ihtiyaç duyan zor bir daldır. Parkur asfalt veya toprak olabilir, sürücüler slalom, 180 derecelik dönüşler, 360 derecelik dönüşler, uzun süreli sıfır çizme, sekiz çizme, kutuların, varillerin arasından drift yaparak geçme gibi hızlı tepki ve çok iyi hafıza gerektiren manevralar yapmak zorunda kalırlar. Gymkhana’lar sınırları belli parkur ve pistlerde yapılmadığından parkuru ve manevraları akılda tutmak da çok zordur.

“Ben de yaparım ne var ki” diyenler için hodri meydan. Sıfırdan bir şirket kurun, büyütün, paranızı kazanın ve siz de yapın.

Ken Block’un iki gün önce yayınlanan videosu Gymkhana 3 Part 2 aşağıda, diğer videolar için YouTube’a bakabilirsiniz.

Lastikleri yakıp jant üstünde dönmek sadece sıfır çizince değil, uzun bir gymkhana’dan sonra güzel oluyor.

Ken Block, Discovery Channel programı Stunt Junkies’de bir ralli otomobilinin en uzun uçuşunu yapıyor. Mesafe 52 metre, zirve 7.5 metre.

Uçmayı çok sevince kankası Travis Pastrana ile ortak şovlara girişiyorlar.

Karda otomobil kullanmanın tadı başkadır da kayak pistinde snowboardcularla hoplayıp zıplamanın tadı daha başka.

Karda sürüşü daha zevkli hale getirmek için paletli Subaru yapılsa ve ismi Subaru Trax STi olsa…

Sonra o Trax STi kendi sınıfında meydan okusa dünyaya…

Top Gear’da Ricky Carmichael kaçıyor, Ken Block kovalıyor.

Ken Block, kendi işini kendi görmeye alışkın bir adam. WRC’de takla atınca otomobilini kenara çekmekte zorlanmıyor. Zorlanıyor da olabilir, yüz ifadesine bakılırsa.

Demirden korkan trene binmez. O arabalar parçalanmadan en iyi olunmaz.

Ken Block… 43 yaşında, tekstilci, DC Shoes’un kurucusu, Quiksilver’a satıldığından beri marka yöneticisi. 38 yaşından beri yarışıyor, internetin en ünlü otomobil videolarının baş aktörü. X Games, Rally America, Rally New York ve 2010 sezonunda WRC pilotu. Monster Energy Drink’in marka bilinirliğinin tüm dünyaya yayılmasını sağlayan adam.

Başarılı.

  1. hayranım bu herife özel bi yetek gerekiyo bunları yapmak için, ben yıllardır araç kullanıyorum daha el freni çekip bi u dönüşü yapamadım istediğim tarzda, tabiki defalarca denemek gerekiyo ve aracında uygun olması gerekiyo yaptığın şeylere ama her ne kadarda böyle olsa ayakta alkışlamak kalıyo bize (: tebrikler ken :)

  2. Yıllarca çalışmış adam, sadece yeteneğini değil azmini de alkışlamak gerekir. Rallide yarışmanın hayaliyle 40 yıl yaşamış, dile kolay.

Yorumlara kapımız açık