Sep 5, 2010

Yazan Kategori Genel, Otomobil Üreticileri, Spor Otomobiller | 6 Yorum

Meksikalı Mastretta MXT

Meksikalı Mastretta MXT

Henüz motorlu taşıtlarla haşır neşir olmaya başlamamış birkaç Afrika ülkesini saymazsak, neredeyse bütün ülkelerin bir veya birkaç otomobil markası var artık. Kimisi alt sınıf otomobillerle yüksek kâr marjını hedefliyor, kimisi orta sınıf otomobillerle pazar payına oynuyor, kimisi lüks otomobillerle imajını yükseltiyor, kimisi de spor otomobillerle adını duyurmaya çalışıyor.

Otomobil pazarı doymuş durumda. Akla hayale gelmedik inovatif fikirler olmadıkça bu pazarda yer kapmak çok zor. Yeni giren bir firma ne Toyota kadar çok, ne de Tata kadar ucuz satabilir. Mevcut piyasa koşullarında Maybach kadar konforlu, General Motors kadar arkası sağlam, Ferrari kadar imajı yüksek bir marka oluşturmak imkânsız.

Bu nedenlerle, geç kalmış olmasına rağmen bir şekilde bu pazarda yer almak, otomotiv dünyasında ismini duyurmak isteyen ülkeler ve üreticiler en hızlı ünlenecekleri alanı seçiyorlar kendilerine: Süper spor pazarı.

Rusya Marussia ile, Güney Kore Spirra ile, Kanada De Macross ve Pléthore ile pazara girmeye, teknolojilerini ispatlamaya çalışıyorlar. Aklıma ilk gelen örnekler bunlar, daha birçok ülke ve marka var bu şekilde hareket eden.

Bu ülkelerden biri de Meksika.

Meksika’nın spor otomobil projesi olan Mastretta, aslında çok yeni bir proje değil. İki sene önce duyurulan Mastretta’nın, geçtiğimiz yıl piyasaya çıkması bekleniyordu. Ancak medyaya pek bahsedilmeyen nedenlerden dolayı proje uzamış, 2010’a kalmış. Geç olsun güç olmasın diyen Meksikalılar, önümüzdeki ay Paris Motor Show’da Mastretta’yı görücüye çıkaracaklarmış.

Basın bültenini yayınlamışlar ve Paris’te standımıza bekleriz demişler ama otomobil hakkında bilgi vermeye hiç yanaşmamışlar. Projedeki tüm yenilikleri fuarda açıklayacaklarmış.

Mastretta’nın eğer ismi değişmediyse Mastretta MXT adıyla piyasaya çıkacak olan modeli hakkındaki tüm bilgilerimiz, önceki tanıtımdan kalma. O bilgileri tazeleyecek olursak Mastretta MXT 240 HP güç üretebilen 2.0 L Ford Duratec motorla yürüyen, ağırlığının bir ton altında olmasının da avantajıyla 0 – 100 km/s hızlanmasını 5 saniyenin altında tamamlayan bir otomobil olacak.

Ne teknik veriler, ne de aracın tasarımı hakkında ekstra bilgi yok. 2008’de duyurulan projeden sonra çeşitli söylentiler çıktı. Ford motorun Cosworth tarafından geliştirilip twin-turbo yapıldığı, tasarımın bir miktar değiştirildiği yazılıp çizildi ama bunları doğrulayan bir bilgiye ulaşamadım. Tasarımın değiştirildiği söylentisi umarım doğrudur, çünkü bu turuncu renk, bu duruş, özellikle önden görünüş bana feci şekilde Gumpert Apollo’yu anımsatıyor.

Mastretta MXT’nin nasıl bir otomobil olacağını görmek için Paris’e kadar beklemek zorunda kalacağız.

2008’de tanıtılan otomobilin dış görünüşü aşağıdaki gibiydi.

Mastretta MXT

Mastretta MXT

Mastretta MXT

Mastretta MXT

Mastretta MXT

2008’den bugüne nasıl değişiklikler oldu, proje ne kadar geliştirildi, hepsini Paris’te göreceğiz. Bakalım Meksikalılar “başlamak bitirmenin yarısıdır,” diyerek projenin başlamasına güvenip yattılar mı, yoksa pazarda gerçekten yer almak için son iki seneyi çalışmakla mı geçirdiler. Hepsinin yanıtı Paris’te saklı.

  1. belirttiğiniz üzere bir çok ülkenin kendi markası var. Ülkemizin en büyük ihracat yapan sektörü otomotiv olmasına karşın bizim böyle bir markamız yok. Jet-Pa’dan başkada böyle bir girişime girişen de yok.

    Benim sorum yeni bir teknoloji kapıda, elektrikli arabalar.Türkiye bu treni kaçırır mı? ya da Türkiye’de pazarda yer sağlamak için hangi sınıf arabalar üretmeli?

  2. İhracat, bir ürünü tasarlayıp, üretip, yurtdışına satmaktır. Ancak Türkiye otomobil üretmez. Diğer ülkelerin şirketleri Türkiye’de fabrika kurarlar, kendileri için otomobil üretir ve satarlar. O nedenle Türkiye’nin en çok ihracat yapan sektörü olarak kabul edemiyorum otomotivi.

    Haklısınız, Jet-Pa’dan başka böyle bir işe girişen yok. Girişen olursa da yok edilmesi çok kısa sürer. Çünkü Türkiye’nin kendi mallarını üretip satması değil, pazar olması isteniyor.

    Günden güne gelişen elektrikli otomobil teknolojileri, sektörü yeniden tanımlayacak. Daha şimdiden yeni tekeller oluşmaya başladı. Türkiye otomotiv sektöründe bir tanecik bile doğru adım atamamıştı ama dikkatli davranırsa kalkmak üzere olan bu trene atlayabilir.

    Şarj istasyonu işine girmeyi planlayan, uzakdoğulu otomobil üreticileriyle elektrikli otomobil üretmek için ortaklıklar kuran Türk firmaları var. Medyaya pek yansımasa da ciddi bir altyapı kuruluyor, belki bir şeyler olabilir. Zaten bunu da kaçırırsak bir daha otomotiv endüstrisinde hiçbir söz hakkımız olmaz.

    Türkiye tecrübe açısından iş makinesinden spor otomobillere kadar her türlü alanda iş üretebilecek yeterlilikte. Fosil yakıtlı otomobillerin 100 yıllık bir geçmişi var ve bu saatten sonra pazara girmeye imkân yok. Ancak Türkiye’den Tesla gibi bir elektrikli otomobil markası çıkabilir. Spor otomobil üretmek daha kolay olduğundan, o sınıfla başlamak daha doğru olur. Elbette her şeyden önce Preston Tucker, Fadıl Akgündüz, Nuri Demirağ gibi adamları yok edenlerin, Devrim gibi bir projeyi beşiğinde öldürenlerin tekere çomak sokmaması gerekir.

  3. ali bayrakçı says:

    yorum için teşekkür ederim. İnşallah sizinde öngördüğünüz gibi elektrikli araba trenini kaçırmayız.

    Bahsettiğiniz elektrikli araba üretimi konusunda yatırım yapan şirketlerden biriside Tilter’i alan Brightwell. Fransız şirketin teknolojisini alarak Türkiye’de Bursa’da üretim yapacaklarını beyan ettiler.
    İmza için yapılanlar bu araç için yapılmaz umarım(medyada). Çünkü Türkiye’de girişimciler genelde başarıya ulaşmış bir projenin ardından aynı alanda yatırım yapmaya başlıyor.Bu proje belki kıvılcım olabilir.

    Tilter konusunda sorum ise küçük bir yapıya sahip olan 2 kişilik bir şehir aracı olarak üretilmesi ve fiyatı uygun bir araç olarak satılması planlanıyor. Spor arabanın aksine bu tür küçük arabalar ile başarı elde edebilir mi?

  4. Fadıl Akgündüz’ün yapmaya çalıştığı, büyük firmalardan bağımsız olarak otomobil üretmekti. Yani Türkiyeli bir girişimci kendi başına, özgün markasını çıkaracaktı. Sadece otomobil pazarına girecek kadar cesur olması değil, bilerek ve istenerek geri bırakılan doğuya fabrika kurmaya çalışması Akgündüz’ü bitiren etkenlerden. Sağ fraksiyondan olması ve kendisini desteklemeyecek bir hükümet döneminde işe girişmesi de en büyük hatası oldu.

    Tilter konusu biraz daha farklı. Alphan Manas ve ortakları firmanın %80’ini alarak Fransa’ya da söz hakkı bıraktılar. Birileri engel olmak istediğinde Fransa’yı da tartışmaya dahil etme şansları olabilir.

    Alphan Manas bugüne kadar giriştiği her projede başarılı olmuş bir işadamı. Atacağı adımları iyi seçiyor, öngörüleri çok yüksek. Yaş tahtaya basacak biri olmadığından Brightwell’in Tilter ile başarılı olabileceğine inandırıyor bizi de. Konsorsiyumda Brightwell Holding, Orhan Holding ve B Plas var. Güçlü bir ortaklık, eğer projeleri kaliteli olursa politik oyunlarla durdurulmaları zor.

    Üstelik Brightwell sadece otomobil değil, batarya üretimi de yapmayı planlıyor. ABD ve Avrupa’daki elektrikli otomobillerin bile bir çoğu batarya işinde şimdiden tekelleşmeye başlayan uzakdoğu firmalarıyla çalışırken Brightwell, ABD’li Xellerion ortaklığında pil üretimine de girecek.

    Yeterince sebat edilirse küçük otomobillerle de başarılı olunabilir tabi, neden olmasın. V-Vehicles olsun, Epic Electric Vehicles olsun, küçük elektrikli otomobiller üreterek giriyorlar otomotiv piyasasına. Onlar başarılı oluyorsa Brightwell de olur.

    Spor otomobilde “butik üreticiyim, 200 tane ürettim, servisim de yok, bozulursa bana gönder” diyerek işin içinden çıkılabiliyor ama seri üretimde bunu diyemiyoruz. Satış ağı, servis ağı, yedek parçalar, yüksek satış oranları olacak, üreten şirketin dev bir sanayi şirketi konumuna ulaşması gerekecek. Herkes yapamayabilir ama Alphan Manas’ın bu işi başaracağına inanıyorum.

    Çok cesur adımlar attılar, umarım başarılı olurlar ve yeni girişimcilere bu piyasaya girecek cesareti verirler.

  5. ali bayrakçı says:

    cevaplar için teşekkür ederim.

    Yıllar önce fosil yakıtlı araçlarda kaçan tren bu sefer kaçmaz inşallah. İyi çalışmalar dilerim.

    Saygılarımla…

  6. motor oyunları says:

    abi bu nasıl bir araba. gerçekten çok güzel.

Yorumlara kapımız açık