Sep 24, 2010

Yazan Kategori Genel, Otomobil Üreticileri, Spor Otomobiller | 2 Yorum

Otomobil sanatı: Aston Martin One-77

Otomobil sanatı: Aston Martin One-77

Otomotiv sektörünün göbeğinde yaşayan biri değilim. Çalışma alanlarım arasında otomotiv de var ama burada otomobiller hakkında yazmamın nedeni hayatımı bu işten kazanıyor olmam değil. Normal yaşamında buradaki gibi sürekli otomobillerden konuşan biri değilim yani. Yine de arkadaşlarımın tümü bilirler spor otomobillere, özellikle Aston Martin’e olan düşkünlüğümü.

Bugün de bir heykeltraş arkadaşımın atölyesinde oturmuş muhabbet ediyorduk. Türkiye’nin birçok yerinde çalışmaları bulunan, başarısını çoktan ispatlamış bir sanatçı olmasına rağmen başka yatırımlar peşinde koşması ve Türkiye’de de sanatın para etmemesi nedeniyle henüz BMW 335i’den öteye gidebilmiş değil. Hedefleri güzel ama, o da bir Aston Martin sahibi olmadan ölmek istemeyenlerden biri.

Ben Aston Martin’i elit görünüşü, tasarımlarının şıklığı gibi nedenlerle severim, performansı ikinci sıradadır. Aston Martin modellerini sanat eseri gibi kabul ederim ama hiç heykeltraş gözüyle bakmamıştım bu markanın eserlerine. Üstelik bir heykeltraşın yanında bir otomobile sanat eseri demek pek doğru kaçmayabilirdi. Ancak bu arkadaşımın, One-77’a bir heykeltraş gözüyle baktığını farkettim bugün.

Sanatçılar, zanaatkârları pek sevmezler, sanattan önce parayı düşündüklerini söylerler. En azından çevremdeki sanatçılarda bunu gördüm ben. Bu arkadaşım ise, Aston Martin One-77′ın bir heykel olduğunu, tasarımcılarının da sanatçı olduğunu söyleyecek kadar iddialı.

Oturmuş Aston Martin’in tasarım ekibini incelemiş, bu ilhamı nereden aldıklarını düşünmüş. Diyor ki, “heykeltraşlık bir sanat. Yaptığımız eserler geleceğe kalıyor, mesajlarımız bizden sonra da yankılanmaya devam ediyor. Ben bu otomobili tasarlayanların da heykeltraş olduğunu düşünüyorum. One-77 bir efsane olacak, tasarım ekibi bu dünyadan ayrıldığında bile One-77 parlamaya devam edecek.”

Bu durumda sadece One-77’ın değil, muhteşem tasarımlarıyla bugüne kalmayı başarmış Mercedes 300SL Gullwing, Porsche 356 gibi otomobillerin de sanat eseri olduğunu düşünebiliriz o zaman. Heykeltraşlık bir sanat ise, yürüyen heykeller tasarlamak da bir sanat sayılmalı.

Evet, Aston Martin One-77 muhteşem bir otomobil. Performansı unutalım, tasarımın detaylarına odaklanalım. Marek Reichman öyle bir otomobil tasarlamış ki, görür görmez vuruluyor insan.

Aslında ben hiç anlatmayayım, Şef Tasarımcı Marek Reichman ve CEO Ulrich Bez’in bu muhteşem eseri anlattığı videoyu izleyelim. Aston Martin, One-77 için daha önce üç video hazırlamıştı, aşağıdaki dördüncü video.


Bu muhteşem görüntülerin üzerine daha fazla söz söylemek çok zor. 6 milyarlık nüfusu olan bir dünyada yaşıyoruz ve bu 6 milyar içinden sadece 77 kişi bu otomobile sahip olacak kadar şanslı. 7.3 L V12 motor ve 750 HP gücü, 354 km/s azami sürati hesaba katmıyorum çünkü sadece güzelliği bile başımı yeterince döndürüyor.

Salvador Dali tablolarını da çok seviyorum ama orijinallerine sahip olabilecek kadar zengin değilim. Dali hayranlığım için The Persistence of Memory replikasını duvara asıp avunmak gibi bir çözüm olsa da Aston Martin One-77 replikasını alıp garaja çekme şansımız yok. Umarım dicecast’leri çabuk üretilir de bize de bir One-77 çıkar oynayacak.

Her detayıyla muhteşem bir otomobil geliyor 2011’in ilk yarısında. Hak etmek için hem 2 milyon dolar, hem de 77 şanslı isimden biri olmak gerekecek. Türkiye’ye kota verilirse muhtemelen Ali Ağaoğlu alır ve röportajlarında anlattığı gibi Toros sürercesine şantiyelere dalar paraya köle olmadığını yeniden ve yeniden ispatlayabilmek için.

Oysa bu güzelliğe değer vermek paraya değil, sanata değer vermektir.

Aston Martin One-77

Aston Martin One-77

Aston Martin One-77

Aston Martin One-77

Aston Martin One-77

Aston Martin One-77

  1. ya şu arabaya bakarmısın. Mükemmel bişey. Otur akşama kadar izle manzara gibi. Teşekkürler resimler için.

  2. Hüsnü Ege Altun says:

    arabadaki farların güzelliğine bakıyorum, tasarımındaki o asalete, o güce o yeteneğe!.. aklıma şafak gazetesi geliyo.

    not:ciddiyim lan! dalga geçmeyin.

Yorumlara kapımız açık