Oct 7, 2010

Yazan Kategori Genel | 7 Yorum

Vekile ceza kesilmez!

Vekile ceza kesilmez!

Trafikte geçiş üstünlüğü olan araçlar belli oldukları için, trafik kurallarına uymamaları kazaya neden olmaz, zaten kurallar da buna göre düzenlenmiştir. Tepe lambaları yanmakta olan ambulans, itfaiye gibi araçların kırmızıda durmayacağını, emniyet şeridinde yüksek sürat yapacağını bilir, ona göre davranırsınız. Ancak sıradan bir sivil otomobilin kırmızıda durmaması ölümcül sonuçlara yol açabilir.

Yani bir sivil otomobilin içindeki şahıs ne kadar önemli olursa olsun, ne kadar acele bir işi olursa olsun, trafik kurallarına uymak zorundadır. Bu durum trafikteki diğer sürücülerin otomobilin içindeki şahsiyeti sevmemesi yüzünden değil, aracın görünüş itibariyle diğer otomobillerden farksız olması nedeniyle böyledir. Beklenmedik hareketler kazaya neden olabilir.

Bazı geri kalmış ülkelerdeyse, bu tip sonuçlar pek kaale alınmaz. Mesela Türkiye…

Geçtiğimiz günlerde meclisten geçen yasaya göre, bundan sonra milletvekillerine trafik cezası kesilmeyecek. İstedikleri gibi gidecekler, kuralları hiçe sayacaklar ve polis onları durdurduğunda özür dileyip yol verecek.

Neden mi? Çünkü onların dokunulmazlığı var.

Olay, CHP milletvekili Kemal Anadol’a kesilen trafik cezasının Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından dokunulmazlık gerekçesiyle iptal edilmesiyle başlamış. Bunu duyan CHP Sinop milletvekili Engin Atay, 06 CHP 70 plakalı aracına kesilen cezalardan bıktığını söylemiş. Demiş ki, “bana bir tane ceza almış AKP’li plaka göstersinler özür dileyeceğim. Benim aracımın plakasını gören trafik polisi arkadan ceza yazıp gönderiyor.”

Yani trafik polisleri o kadar ahlaksız ki, sırf araç CHP plakalı diye ceza yazıyorlar. Ceza tutanağına herhangi bir trafik kusuru yazmıyorlar, boş makbuza kafalarına göre bir bedel yazıyorlar. Milletvekilinin suçu yok, otomobilini gayet düzgün kullanıyor, kurallara uyuyor. Yersen…

O özür dileyeceğini iddia edince AKP’liler de hemen gaza gelmişler ve 4 AKP’li vekil Abdurrahman Arıcı, Mehmet Tunçak, Lütfi Çırakoğlu ve Metin Kaşıkoğlu da “hepimize ceza geliyor” diyerek ağlaşmışlar.

Milletvekillerini üzmemek lazım. Birbirine sürekli laf sokan, meclisi ringe çeviren, rekabet eden milletvekilleri, bazı konularda çok iyi anlaşırlar. Meclise yeni koltuklar alınacaksa, makam otomobilleri yenilenecekse, maaşlara zam yapılacaksa bütün milletvekilleri ortak noktada buluşmayı başarırlar.

Bu konuda da aynısı olmuş. “Madem kesilen cezalardan şikayetçiyiz, o zaman bize ceza kesemeyecekleri bir sistem kuralım. Vekil değil miyiz, veririz oyumuzu, yaparız kanunumuzu.”

Hemen yasayı yenilemişler ve 12.550 kişilik bir “imtiyaz grubu” oluşturmuşlar.

550 milletvekilinin yanısıra 12.000 hakim ve savcı da bu yeni düzenlemeye dahil edilmiş. Bundan sonra hata yapan hakim, savcı ve milletvekillerine ceza kesilmeyecek, bugüne kadar kesilen cezalar da iptal edilecekmiş.

Daha da ilginci, düzenlenen ceza tutanaklarına itiraz nedeniyle mahkemelerce aleyhte sonuçlanan kararlardan doğan parasal miktar da, cezayı kesen polisten tahsil edilecekmiş.

Ey trafik polisi! Sen kimsin de milletinin vekiline trafik kurallarına uymadı diye ceza kesiyorsun? Senin haddine mi düşmüş koskoca vekili cezalandırmak! Kendinden utan!

Bu noktada benim ilgimi çeken iki şey var.

Siyasetin şu karikatürden farklı olmadığını zaten biliyoruz.

Birincisi, CHP’nin her fırsatta dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili atıp tutması. Deniz Baykal olsun, Kemal Kılıçdaroğlu olsun sürekli dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğinden dem vuruyorlar. Ancak trafik kusuru gibi basit bir işlemde bile AKP ile kolkola girerek dokunulmazlıkların getirdiği nimetlerden yararlanmaya çalışıyorlar. Aslında çok ilginç bir nokta sayılmaz, siyaset politikacının kendine yakışanı giymesidir sonuçta.

İkinci ve daha önemli unsur ise, bu durumdan zarar görecek olan insanlar. Kuralları çiğnediğinde ceza yemeyeceğini bilen bir milletvekili kırmızı ışıkta geçerken bir yayaya çarparsa kim haksız olacak?

Otobanda gelip bana arkadan çarparsa kanun önünde hangimiz hatalı sayılacağız?

Eminim bunun da yanıtını bulmuşlardır ama ben bulamadım. Gazetelerde bu durumun da açıklaması yapılsaydı keşke. İstanbul trafiği karışık ve risklidir ama milletvekillerinin kural ihlalinden dolayı ceza almayacak olmaları gerçekten korkuttu beni. Kimin ne zaman nasıl davranacağının bilinmediği bir trafikte otomobil kullanmak riskli iş. 12.500 otomobil az bir rakam değil, her an her yerde karşınıza çıkabilirler.

Umarım başımıza bir iş gelmez.

  1. milletvekilinin oğLu says:

    yazdığınız makaLeLere biraz daha dikkat edin ve bu yazıyı kaLdırmanızı istiyor emir teLakki ediyorum

  2. Emir telakki etmek, büyük saygı duyulan insanlara hürmeten söylenir. Söylediklerinizi emir telakki ederim, emir olarak kabul ederim, sizin ricanız benim için bir emirdir… Gibi.

    Estağfurullah, yanımda çalışan personel hariç kimseye emir vermek gibi bir düşüncem yok. Saygınıza ve efendi tavrınıza teşekkür ederim sayın milletvekilinin oğlu.

    Cici.

  3. Gabriel says:

    Akay tebrik ederim seni çok güzel yazıyorsun, eline sağlık.

  4. Osman Idris says:

    Ustat yakinda bolucu olmak iddiasiyla bir dava ile karsi karsiya kalabilirsiniz gibi gorunuyor. Diliniz pek sivri ellerinde torpuyle kovalamaya baslayabilir bazi arkidesler(!)

    Ogrencilik donemimde aksam ustu Meclis civarinda olmamak icin neredeyse dua eder hale gelmistim 550’sinin de yola cikislarini beklememek icin. Biz millet olarak bulvarda rap seklinde kufur ederek beklerken bizim vekil(!)imiz olanlar koruma ordulariyla birlikte zaten heder olmus Ankara trafiginin daha da beter olmasina yardimci olurlardi. Bir de zaten kural tanimazken ceza yememeleri de yasallasirsa bizleri onlarin gazabindan kim kurtarir ki?

  5. Bölücü olmak? :))

    Sadece kendi düşüncelerimi yazıyorum, fikirlerimizi de söyleyemeyeceksek demokrasi neden var? Herhangi bir nefret söylemi, bölücü propaganda falan olmadığı, kimseye zarar vermeden yazdığımız sürece bizi törpüyle kovalamaya çalışan arkadaşların hevesleri kursaklarında kalır.

    Daha önce denediler, yine deneyebilirler, her denemeyi yapacak kadar özgür bir ülkede yaşıyoruz :)

    Vekiller de diğer devlet memurları gibi 9-5 mesai mi yapıyorlar? Bak bunu bilmiyordum gerçekten. 550 kişinin özel otomobille, hatta kimisinin eskortlarla yola çıkması demek Ankara’ya bir anda korkunç bir trafiğin eklenmesi demektir yahu.

    Yeni kurallar sadece milletvekillerinin resmi makam otomobillerinde geçerli değil. Herhangi bir otomobille giderken kural ihlali yaparsa da aynı kıyaktan yararlanıyorlar. Böylece vekil çocukları, akrabaları, “hamili kart yakinimdir” sahipleri de rahat rahat yararlanabilir bu yeni kanundan.

    Bizi onların gazabından kimse kurtaramaz. Bu da işin diğer boyutu.

  6. Adem Gençosmanoğlu says:

    Hocam, Üstadım seni can-ı yürekten tebrik ediyorum.
    Kalemine, yüreğine sağlık; ellerin dert görmesin…
    Nice zamandır senin gibi görüş ayrımı yapmadan eleştiren, Seni sevmiyoruz Kenan! makalende ki gibi çok rafine düzeyde ironi yapan bir yazar okumamıştım.
    Başarılarının devamını diliyorum.

  7. Üstad sıfatını hak edecek seviyede değilim dostum, teşekkür ederim düşüncelerin için.

    Gerçi yazıyı biraz acele yazmışım, eksik bilgi var. Bu kanundan yararlananları trafikteki diğer araçlardan ayırmak için ön ızgaraya kırmızı mavi ışık yerleştirildi, trafik kazası ihtimalinin bir nebze önüne geçildi. Ancak bu kadar fazla insana böyle bir ayrıcalık verilmesi doğru gelmiyor bana. Yararlananlardan biri olmama rağmen hoşuma gitmiyor hem de. Bu tip ayrımlar olduktan sonra eşitlik ve adaletten bahsetmek zor oluyor.

Yorumlara kapımız açık