Apr 30, 2011

Yazan Kategori Fuarlar & Organizasyonlar, Genel | 3 Yorum

Kraliyet ve Aston Martin

Kraliyet ve Aston Martin

Milyarlarca insanın günlerdir konuştuğu bir düğün gerçekleşti bugün. İzleyenler tarihe tanıklık ettiler; günü gelip de William kral, Catherine kraliçe olursa “ben bunların düğününü hatırlarım” diyebilecekler.

Düğünü televizyonlardan iki milyar kişi izlemiş, internetteki canlı yayının da 600 milyona yakın izleyeni varmış. Düğün esnasında Twitter’a dakikada 10.000 twit atılmış. Zaten ne zaman baksam Royal Wedding ve ilgili etiketlerdi trending topic olanlar. PR konusunda dünyanın en yetenekli milletlerinden biri olan İngilizlerin prensi evleniyor, bu rakamlar düşük bile sayılır.

Monarşi – cumhuriyet tartışmasının yeri burası değil ama şunu bilirim, zenginliğin de fakirliğin de kokusu 40 yıl çıkmazmış. Catherine ne kadar güzel, şirin bir kız olsa da bir prenses edası yoktu üzerinde, “prenses olmayı kafaya koydum ve başardım” havasıyla süzülüyordu. Prenses asaletinden çok azimli halk temsilcisi durumları yani.

Elbette işin bu kısmı umrumda bile değil. Peri masallarına inanan kızlar, ümitlerin tükenmediğini gördüler. Beyaz atlı prenslerin hâlâ var olduğunu, günün birinde prenses olma ihtimalinin düşük de olsa yaşadığının yeniden farkına vardılar.

Halkın içinden biri tuttu prenses oldu işte, ötesi yok.

Benim bu düğünü izlememin iki nedeninden biri, yüzlerce yıldır değişmeyen gelenekleri görme şansı vermesiydi. Süvariler, muhafızlar, rengarenk kıyafetli davetliler ve halkın tezahüratları eşliğinde 1.000 yıllık bir kiliseden kraliyet sarayına faytonla ilerleyen kırmızı üniformalı bir prens ve beyaz gelinlik giymiş bir prenses vardı sahnede. Faytonun ilerlediği yollar asfalt olmasaydı, yüzlerce yıl öncesinden bir düğün diyebileceğimiz kadar gerçekçiydi ortam.

Diğer neden ise, kraliyetin otomobilleriydi. Prens Charles’ın otomobil merakı herkesin malumudur. Koleksiyondan neler çıkacak diye bakındım ama cimriliği tutmuş ihtiyarın. Rolls-Royce’dan başka marka göremedim diyebilirim. Kraliçeden prensesin ailesine kadar herkes kraliyet plakalı Rolls-Royce’lar ile geldi düğüne. Birkaç Jaguar da vardı ama kimleri getirdiğini hatırlamıyorum. Sadece davetlilerin Volkswagen Volt minibüslerle gelmesi biraz garibime gitti, Dudullu’daki düğün salonlarına da aynı minibüslerle gidiyor davetliler.

Kraliyet şölenlerindeki klasiklerden biri, hanedanın halkla iç içe olduğunu göstermek için korumaları fazla göz önünde tutmamaktır. “Bakın halkımız bizi çok seviyor, kimseden çekindiğimiz yok, ülke olarak bir aileyiz” mesajını vermek için en basit yöntemdir bu.

Prens ve prenses de halkı selamlamak için şehir turuna çıkınca, düğünün en nadide parçası görünmüş oldu: Aston Martin DB6 MKII Volante.

Bu Aston Martin’i diğerlerinden ayıran en önemli özellik 1969’da, Prens Charles’ın 21. yaş gününde kraliçe tarafından hediye edilmiş olması değil. Alkolik olması.

Evet, Prens Charles’ın klasik Aston Martin’i alkolle çalışıyor. Hanedanın üzüm bağlarından birinde yetiştirilen üzümlerden elde edilen şaraplar, bu otomobilin deposunu doldurmak için kullanılıyor. Şarap gibi otomobil değil, bizzat şarapçı otomobil.

Otomobilde dikkatimi çeken bir nokta ise, öndeki L plakasıydı. Birleşik Krallık’ta ve bazı ülkelerde acemi şoförlerin kullandığı bir plaka bu. Normalde Audi S4 kullanan 21 yaşındaki William’ın bu plakayı neden kullandığını anlayamadım açıkçası. (William S4 ile iddialı olduğunu sergilerken, Kate A3 ile halkın temsilcisi kimliğini koruyor.)

Arka plaka ise tahmin edileceği üzere JU5T WED.

Prens Charles gerçekten cimri adammış. Koleksiyonundan sadece bu Aston Martin’i görebildik, diğerlerini saklamaya devam ediyor. Üstelik bunu da William’a hediye etmemiş, emaneten vermiş. Düğün var be, insan eşe dosta gösterir biraz. Ali Ağaoğlu olsa bilmemkaç milyon dolarlık koleksiyonuyla konvoy yapardı.

Neticede güzel düğündü. Sembolik de olsa ayakta duran monarşinin yürüdüğünü, dük, düşes, prens, prenses gibi unvanların yaşadığını, 500 yıl öncesinin seramonilerinin devam ettiğini görmek güzeldi.

Prens ve prensesin Aston Martin turu aşağıda:

Biraz da fotoğraf:

Cambridge Dükü Prens Williams, Cambridge Düşesi Prenses Catherine ve 42 yaşındaki alkolik ihtiyar Aston Martin DB6 MKII Volante

JU5T WED plakasıyla yeni evliler gezmeye çıkıyorlar.

Berkshire’ın bir köyünde doğan Catherine, günün birinde prenses olacağını biliyor muydu acaba. Gerçi arkadaşlarının anlattığına göre çok hevesliymiş, hayalini kurmakla kalmamış, William’ı tavlamak için epey kafa da patlatmış. Aferin azimli kız.

  1. DragonFly says:

    Tam bir İngiliz düğünü olmuş, kullanılan arabalarda da büyük oranda ingilizlik söz konusu küçük çapta bi milliyetçilik söz konusu :) hele ki Bilal Erdoğan’ın düğün arabasının passat olduğu düşünülürse.Bu aralar dünyadaki otomobil kolleksiyonlarıyla ilgileniyordum fakat Prens Charles’ın otomobil kolleksiyonunu sizden duydum tabi Brunei Sultanının kolleksiyonu yanında hiç bir şeydir Prens Charles’ınki.

  2. Olmamış. 40 yılda prens William ın karısı olsa adı Kate değilde Caterine de olsa o kızda prenses havası yok… 2 2 daha 4. Ben olsam böyle bir plancıyla işim olmazdı ama nerden bilsin garibim William..

  3. FOSİL says:

    ”Prens Charles gerçekten cimri adammış. Koleksiyonundan sadece bu Aston Martin’i görebildik, diğerlerini saklamaya devam ediyor. Üstelik bunu da William’a hediye etmemiş, emaneten vermiş. Düğün var be, insan eşe dosta gösterir biraz. Ali Ağaoğlu olsa bilmemkaç milyon dolarlık koleksiyonuyla konvoy yapardı.”

    Değil mi sonra elalem ne der:)

    Yorumlu yazınız yine bir solukta okunabilicek kadar tebessümlüydü,ama tüm bunların üstüne eklemek istediğim bir ayrıntı daha var.Düğünde prensin prensese taktığı alyans!Yani o sahneden sonra belertilmiş gözlerle kendi alyansıma baktım da utanmalı mıydım sıradan bir vatandaş olarak? Acaba o alyans göstermelik olarak mı takıldı düğünün gösterişten uzak ahengine ters düşmemek adına, yoksa izlediklerimiz gerçek miydi? Kimbilir…

Yorumlara kapımız açık