May 3, 2011

Yazan Kategori Formula 1, Genel | 4 Yorum

Son GP, son davet

Son GP, son davet

Dile kolay, yedi sene olmuş. Formula 1 bundan yedi sene önce, 2005 yılında Türkiye’ye geldiğinde hepimiz çok ümitli ve sevinçliydik. Gazeteler çarşaf çarşaf Formula 1 haberi yaptılar, yarışların Türkiye’ye katacağı değerden bahsettiler, başbakan bile konuyla ilgilendi ve Alfonso’yu desteklediğini açıkladı.

İlk sezon gaz, merak ve şirketlere dağıtılıp “boşa gitmeyen” biletler sayesinde 115.000 izleyici İstanbul Park’a toplanınca “tamam” dedik, “biz bu işi kotarırız.”

Fakat sonra ne değiştiyse, bir anda işler ters gitmeye başladı. Kıbrıs meselesini spora bulaştırarak çirkinliğin âlâsını yaptık, İstanbul Park’ı işletmeyi beceremeyip Bernie Ecclestone’a kaptırdık, başka ülkelerde yeni pistler planlanırken, reklamlar dönerken biz yerimizde saymayı bırak, geri gitmeye başladık.

Türkiye Grand Prix’ye 10 gün kalana kadar hiçbir medya kanalında Formula 1 lafı geçmedi, reklamları yapılmadı, birçok Türk vatandaşı yarış haftasonuna kadar Türkiye yarışının tarihini bile bilmedi.

Bilet fiyatlarından yakınanlar çıktı, kimse de kalkıp biletlerin aslında çok ucuz olduğunu, pahalı olanın ana tribün olduğunu açıklamadı. Açık alanlarda 70, silver ve bronze tribünlerde 150 – 200 liraya bilet vardı, ama sanki gold tribünden başka tribün yokmuş gibi herkes “o paraya aile geçindiren var” demagojisinde kaldı.

Futboldan başka spor bilmediğimiz için, hele ki motorsporları kültürümüz sıfırın altında olduğu için, uluslar arası organizasyonlardan pek çakmadığımız için, Formula 1 ile ilgili çevirebildiğimiz muhabbetler internet ortamında “Türk Formula 1 sürücüsü diyalogları, Formula 1’de Türkler yarışırsa ne olur” gibi dalga geçen, aşağılayan geyiklerden öteye geçemedi.

Çünkü daha fazlasını yapacak bilgimiz, kültürümüz, kabiliyetimiz ve vizyonumuz yoktu. Futbol bize yetiyordu, bir kabzımalın geyiklerini haftalarca tartışmak daha kolaydı çünkü.

Öyle oldu, böyle oldu derken Formula 1 yönetimi bizden bir cacık olmayacağını anladı ve olması gerektiği gibi, Türkiye’yi terk etmeye, ilgi görebileceği ülkelere gitmeye karar verdi. Son blöfünü yıllık bedele zam isteyerek yaptı, biz de ona “petrol zengini görmemiş Araplar gibi olmadığımızı, F1 giderse pistimize daha bir sürü motorsporu getirebileceğimizi, ona muhtaç olmadığımızı” söyledik, köy pazarlığı yapmakla suçlayarak döndük arkamızı.

Evet, her türlü motorsporunu getiririz Türkiye’ye. Baksanıza çevrenize, her yer pilot kaynıyor. Her büyükşehrimizde pist var, pilot okullarımız var. Kartingde kendini yetiştiren gençlerimiz dünyaya kafa tutuyor. Dünya şampiyonları çıkarıyoruz, büyük şirketlerimiz bu şampiyonlara, yeni yetişen pilotlara sponsor olmak için birbiriyle yarışıyorlar. Autoshow fuarlarında ziyaretçiler kapıda kuyruk oluyor, en yeni modellerin lansmanı yapılıyor bizde. Hele bir Tuning Show fuarımız var ki CNR’da tam yarım salon yer kaplıyor, başka hangi ülke başarabilir bunu? Her sene WRC, WTCC, MotoGP düzenliyoruz biz. Formula 1 giderse kendi kaybeder, biz çok büyük ülkeyiz aslında.

Böyle düşündük sanırım, ondan gider yaptık Bernie’ye.

Sonuç itibariyle dünyanın en muhteşem otomobil yarışı serisi olan Formula 1, artık Türkiye’den ayrılıyor. Bir rüya sona eriyor ve 8 Mayıs 2011 akşamı uyanıp Formula 1 pisti olan ama takvimde yeri olmayan bir ülke olarak devam ediyoruz yaşamımıza.

Son Türkiye GP 6 Mayıs Cuma antrenmanlar, 7 Mayıs Cumartesi sıralamalar ve 8 Mayıs Pazar yarış olmak üzere bu haftasonu düzenlenecek. Biletler hiç de pahalı değil, hele ki son kez düzenlenen, muhtemelen bir daha gelmeyecek olan bir organizasyon için para bile değil.

Gelin bu yarışta orada olalım. Hep birlikte çıkalım tribünlere, kaplayalım açık alanları, yedi senede bir şey becerememiş olsak da en azından vedamız güzel olsun.

Kalabalık olalım, Bernie Türkiye’yi bıraktığına pişman olarak, soru işaretleriyle dolu bir kafayla ayrılsın İstanbul Park’tan.

Gelin son Türkiye Grand Prix için İstanbul Park’ta buluşalım. Pilotlara, takımlara, FOM yöneticilerine, diğer ülkelerdeki milyarlarca Formula 1 seyircisine İstanbul Park’tan selam gönderelim.

Muhteşem başlamıştık, muhteşem bir veda da bizim elimizde.

Gelebilir misiniz?

  1. Cok guzel yazi olmus. Insallah dolu bir haftasonu ile veda ederiz Formula 1’e. Ama Grand Prix tarihlerini dogrusuyla degistirebilir misin lutfen. Kucuk bir hata olmus…Mayis ayina girdik degil mi?

  2. Ben pek ümitli değilim ama yine de inşallah diyeyim.

    Tarihleri değiştirdim, dün aceleyle Mayıs yerine Nisan yazmışım, uyarı için teşekkürler.

  3. iskender says:

    kapitalist sistemin oyuncağı olmalayım defolup gitmeleri her kesim için sevindirici bi haberdir akay bey..

    deniz gezmişin ölüm yıldönümüne denk gelen bi yarışta kapitalist sistemin uşaklığını yapmayalım.. boykot boykot..

  4. @iskender:
    Formula 1 gibi bir organizasyonun Türkiye’den ayrılması neden sevindiricidir?

    Formula 1 için kapitalist sistemin kandırmacası diyen ülkelerden biri olan Rusya bile bu sporun önemini kavradı. Hem Vitaly Petrov gibi bir pilot çıktı o ülkeden, hem de şimdi yepyeni bir pist yapıyorlar. Şurada yazmıştım: http://www.pitcafe.com/2010/10/insanoglu-kus-misali/

    Yorumundan çıkardığım trajik bir sonuç var:

    Kapitalizm kötüdür, F1 aldatmacadır, kapitalistler adamı yer diyenlerin başında geliyordu Rusya. Sonra hatasını fark etti, kendini geliştirmeye başladı. Biz ise aynı söylevlere devam ettik, şimdi elimizdekini de Rusya alıyor.

    Paraya, ekonomiye düşmanlık yaptıkça kaybetmeye devam ederiz.

Yorumlara kapımız açık