Yazan Akay Kategori Genel | 2 Yorum
İstanbul taksisini seçemiyor
Halkı adamdan saymak numarasıyla düzenlenen yarışmalar arttıkça artıyor. Daha önce İDO vapurları halka seçtirdi, sonra hızlı trene isim bulma yarışması düzenlediler, en son da belediye otobüslerine renk seçtirme macerası çıktı karşımıza.
İDO’nun vapur seçimi fena deÄŸildi, hızlı trene bulunan isimleri kimse sallamadan YHT (Yüksek Hızlı Tren) dendi, belediye otobüslerine de 3 renk seçeneÄŸi verilip birini seçmemiz istendi. Hepsi dostlar alışveriÅŸte görsün zihniyetiyle düzenlenmiÅŸ, bak ne kadar demokratiÄŸiz mesajı vermeye çalışan yarışmalardı.
Şimdi de bunların hepsinden başarısız bir yarışma çıktı karşımıza: İstanbul Taksisini Seçiyor.
Daha yarışmanın ilanında belli olmuştu sonunun nereye varacağı.
Herkesin taksi ve taksi durağı projeleriyle katılabileceği bir yarışma olarak açıkladılar bunu. Yarışmanın ilanı 02.03.2011 Çarşamba, proje teslimi son günü de 28.03.2011 Pazartesi. Yani sıfırdan bir ticari taksi veya taksi durağı tasarlayıp, eskizini, planını, çizimini bitirip teslim etmek için sadece 25 gün verdiler.
Herkes tepki gösterince klasik “yoÄŸun talep bla bla” açıklamasıyla teslim tarihini 11.04.2011′e aldılar. “Adam olan 39 günde uzay mekiÄŸi bile hazırlar, taksi mi hazırlayamayacaksınız” mesajını aldık biz. (Åžurada ve ÅŸurada birer FF tartışması var.)
Ödüllerin bu kadar yüksek (büyük ödül 100.000 TL, tüm ödüller toplamı 277.000 TL) ve sürenin bu kadar kısa olması, kazanan projelerin yarışma başlamadan önce belli olduğunu düşündürdü bana. Gerçi böylesi bir skandalı düşünmek bile istemiyorum.
Her neyse, bir şekilde yarışma başladı, bitti, finale kalanlar açıklandı ve oylamaya geldi sıra.
Kısıtlı süresi yüzünden bence çok başarısız başlayan proje, oylama sürecine de aynı başarısızlıkla başladı.
Finale kalan projeleri siteye dizmişler, güzel. Bunlardan birini seçecekmişiz.
Peki seçelim.
İstanbul gibi, dünyanın en büyük metropollerinden birinde belki yıllarca kullanılacak bir proje çıkacak buradan. Bu kadar önemli bir projeye hiçbir bilgi vermeden oy istemek nasıl bir mantıktır?
Ne bir açıklama, ne proje detayı var. Sadece proje resimlerine bakarak mı oy vereceğiz?
Resimlerin açıklamalar yazmışlar ama o kadar küçük ki fontlar, okumanın imkânı yok.
Bu otomobilleri kim üretecek? Sıfırdan mı üretilecek, yoksa bir MPV’den mi uyarlanacak? Nasıl bir motor kullanılacak? Egzoz emisyonları ne durumda olacak? Elektrikli mi olacak, petrol yakıtlı mı? Durak tasarımlarına ÅŸarj istasyonları dahil edildi mi?
Daha onlarca soru var ve yarışma bu soruların hiçbirine yanıt vermiyor. Sadece diyorlar ki, “bu resimlerden birini seçin.”
Burak Daylan kendi sitesinde demiÅŸ ki, “duvara asmak için resim seçmiyoruz, İstanbul’un taksisini seçiyoruz.”
Konuyu en iyi bu cümle özetliyor.
Yarışmacılara lafım yok, benim sıkıntım organizasyonun bozukluğuyla ilgili. Yoksa gayet şık tasarımlar da var finale kalanların arasında, ellerinin emeği, alınlarının teriyle yarışmaya katılmışlar ve derece almak için heyecanla bekliyorlar. Ellerine, emeklerine sağlık. Ancak eminim ki onlar da eserlerinin bu kadar kötü sunulmasından hoşlanmamışlardır.
Yarışmacıların emeğini takdir ediyor, hepsini gıyabında kutluyorum ve kendilerinden özür dileyerek diyorum ki;
Ben aptal yerine konmayı, bir Facebook like butonu işlevine indirgenmeyi kabul etmiyor ve bu yarışmaya oy vermiyorum, vermenizi de tavsiye etmiyorum.
Yorumlara kapımız açık
Additional comments powered by BackType







simdiden pis kokular yukselmeye basladi:
http://www.taksinet.com/taksihaber/1790
Hayatımda böyle saçma sapan bir tasarım yarışması görmedim desem yeri vardır.
Bu yarışmaya Eko Taksi dalında katılmayı kafama koymuş hatta çizimimide yapmıştım fakat yarışmanın katılım şartnamesini anlamak için TDK bile devreye girse ne fayda.
Sonuç olarak tasarımımı yollamadım, iyikide yollamamışım.
Çünkü daha yarışma şartnamesi bile yazmayı bilmeyen heriflerin vereceği ödülde o derece muamma olur, zaten juri üyelerine baktığımda içlerinde bir adet otomobil tasarımcısı göremedim.
Yarışmacılar kusura bakmasınlar ama 1-2 tanesi haricinde özgün bir tasarım göremedim içlerinde. A aracı karsan v1′inin suv’si olmuÅŸ, B aracının farları mis gibi 2011 vw caddy kokuyor, C aracı ne güzel özgün bir araç derken onunda arkası mis gibi Lancia Ypsilon kokuyor, içlerinden özgün gibi görünen bir D aracı kalıyor. Fakat hepsinin ortak yönü sanki hepsi Karsan’ın V1′inin farklı varyasyonları olması. BüyükÅŸehir Belediyesi neden Amerikayı yeniden keÅŸfediyor ? Zaten ortada hazır bir proje var “Karsan V1″,çizimi yapılmış, clay modeli hazırlanmış, cad/cam olarak çizilmiÅŸ kısacası üretime hazır bir model ama ülkem 50 senedir halen yerlileÅŸmemiÅŸ sanayi konusunda direniyor. Yerli sanayiyi ÅŸimdi seçim vaadleri arasına da kattılar, savunma sanayimizini ar-ge’sine 500 milyon dolar yatırdıklarını söylerken, daha uçuÅŸ kodlarını alamadıkları F-35 projesine 16 milyar dolar yatırıldığını kimse söylemiyor.