Dec 13, 2011

Yazan Kategori Genel | 7 Yorum

Pretty in Pink

Pretty in Pink

Arabasını pembeye kaplatmak isteyen bir arkadaşımla, Range Rover Vogue’a 500.000 liraya yakın para verilip sonra pembeye kaplatmak akıl kârı mıdır, bunu tartışıyoruz birkaç gündür. Bana pek mantıklı geldiğini söyleyemem. Fakat bu tip kızlar arabalarına keyif almak yerine dikkat çekmek için bindiklerinden, kendisini anlayabiliyorum.

Aslında bu keyif alma işini açmak lazım biraz. Ben mesela, bindiğim otomobilin dışardan nasıl görüneceğini, toplumun nasıl karşılayacağını zerre umursamam. Otomobilin bana verdiği sürüş keyfi ve görüntüsünün de sadece benim hoşuma gitmesi yeterlidir. Fakat yeteri kadar sürüş keyfi almadığı halde, hatta şeklini şemalini de beğenmediği halde sırf dikkat çekiyor veya toplum beğeniyor diye binenleri de anlayabiliyorum. Onların aldığı keyif de orada gizli çünkü, insanlar baktıkça keyif alıyorlar, sürdükçe değil.

Bizim 30’una merdiven dayamış Barbie otomobilini kaplatmaya çoktan karar verdi de, Kendi adlı şarkıcıya özendiğini düşünecekler diye çekiniyor. Kendi’de de varmış pembe bir Range Rover. İnsanın kendi için değil de toplum için yaşaması, “başkaları ne der” düşüncesinin esiri olması, böyle garip sonuçlar doğuruyor işte.

Pembeyi seviyorsun ama otomobilini komple pembeye kaplatacak kadar değil. Yine de kaplatmak istiyorsun çünkü çok dikkat çekeceğini, herkesin dönüp bakacağını biliyorsun. Buna rağmen ikircikleniyorsun çünkü bir şarkıcı senden daha önce yapmış o işi.

Aman Allahım, ne büyük bir sorun! İnsanı hayattan soğutur, intihara sürükler böyle ciddi problemler. Kızcağız günlerdir kurudu kaldı, yemeden içmeden kesildi karar veremediği için. Mahalle baskısı böyle bir şey işte. Oysa halkımız herkesi taklitçilikle yaftalamasa Seda mutlu mesut kaplatacaktı Range Rover’ını ve topluma düşen tek şey onu görünce arkasından imrenerek bakmak olacaktı.

Kafasını dağıtsın, rahatlasın, bu işi ilk yapanın Kendi olmadığını, dolayısıyla onun da taklitçi durumuna düşmeyeceğini göstermek için internetten birkaç örnek bulmaya karar verdim. Ve sizin de gördüğünüz gibi lüks arabaları pembeye kaplayan insanlar Kendi’den önce de vardı, Seda’dan sonra da var olacaklar.

Hepsinden önce, bu akımın en ünlü otomobili Elvis Presley’in 1955 model Cadillac Fleetwood’udur. Elvis bu pembe Cadillac ile turlarken Kendi daha portakalda vitamin bile değildi.

Paris Hilton ve pembe Bentley Continental GT’si. Otomobilin tek özelliği pembe olması değil, elmaslarla süslü logosu ve jantlarıyla mücevher kıvamında bir otomobil.

Her şeyi pembe seven Katie Price, yaz başında aldığı Project Kahn işi pembe Range Rover ile bu kervana katılıp, pembe Volkswagen Beetle ve pembe Vespa ile aynı garaja çekti arabasını. Paris Hilton’un Bentley’i gibi, Katie Price’ın Range Rover’ının da tek özelliği pembe olması değil, içinde dışında zilyon tane elmas barındırması. (Bu fotoğraftaki çizmelerine bayıldığımı söylemem lazım. Edit: Styleboom’dan jet destek geldi; çizmelerin markası DeNiro, anında sipariş için adres Brogini. Fiyatları 400 £ civarında ama pembeler özel siparişmiş. Bu kız işi biliyor.)

Pembe Hummer Limuzin de bir İngiliz limuzin kiralama şirketinin marifeti. Limuzinlerin modası hiçbir zaman geçmiyor, Hummer limuzin ise başlı başına bir prestij nesnesi. Bu limuzinin pembe olduğu da hesaba katılınca rezervasyon kuyruklarının haftalarca uzaması normal karşılanmalı.

Pembe Bugatti Veyron ise, bir tshirt’ü 200 dolara satan Japon giyim firması Branding Ape marifeti. Şirket arabası işte, vergiden düşmek için kiralamış bile olabilirler.

Burada yazdıklarım, adı sanı bilinen, tanınmış şahsiyetlerin pembe otomobilleri. Yoksa pembe ve lüks otomobilin sınırı yok, sahiplerini magazin dünyasında hiç görmediğimiz yüzlerce pembe otomobil, bir dünya pembe R8, Ferrari, Lamborghini geziyor ortalıkta.

Demek ki neymiş, aracını pembe kaplatıp da “sadece bende var hihi” demek için çok geç kalmış bu işe heveslenenler.

Gurur yapmanın da anlamı yokmuş. İlk ben yaptım diyebilmek için pembe Koenigsegg falan yapmak lazım artık, o da ciddi sermaye ister. Pembe Aston Martin ise aklınıza bile gelmesin, döverim.

Bir de Barbie bebeklerin gazıyla üretilen Barbie Edition pembe otomobiller vardı, onları daha önce şurada incelemiştik. Gerçi bunlar pembe takıntılı kadınlardan çok Barbie fanatiklerine hitap ediyorlar ama olsun.

Bu da pembiş muhabbetlerinin sonu olsun Pit Café’de. Bu kadar şirinlik rahatsız etti beni.

  1. Hüsnü Ege Altun says:

    2 ay sonunda bir yazı!!!

    reserved
    -reklam alınır-
    OMO : KİRLENMEK GÜZELDİR!!!
    -reklam alınır-
    reserved

    değerlenir buralar

  2. Hüsnü Ege Altun says:

    Bu arada, http://farm5.static.flickr.com/4045/4652550995_097225d5a5.jpg
    pembe Aston Martin demişken.

  3. Bi de utanmadan Gumball’a katılmış terbiyesiz. İstanbul’a gelse döverdik.

  4. arabalar genelde pembe mor turuncu tarzı renklerde üretilseydi ve bir erkek çıkıp ben siyahı seviyorum dediği için arabasını siyaha boyatsaydı bu bir tercih olurdu ..kadınların pembeye boyatması ya da üretilen pembe arabalara rağbet etmesi yine bir tercihtir sürüşten ziyade gösterişe önem verdiklerinin bir kanıtı değil..

  5. Hüsnü Ege Altun says:

    @b.a. ekşicisin sen değil mi?

    ^ ^
    [o.o]
    /)__)
    -“–“-
    ccc gececi tayfa ccc

  6. range ile Bentley e çok yakışmış :)

  7. gülizar dulin says:

    ıdare eder

Yorumlara kapımız açık