Apr 2, 2012

Yazan Kategori Genel, Konu Dışı Mevzular | Yorum Yok

Starbaks’ta böcük varmış

Starbaks’ta böcük varmış

Gazetecilerin aptallığı dur durak bilmiyor sevgili okurlar! Eskiden forward manyakları vardı, ellerine geçen her e-maili heyecanla ona buna gönderen tiplerdi bunlar. Sonraları bu dallamaların bir kısmı görevlerini Facebook’da icra etmeye başlarken, bir kısmı da gazeteci oldular. Gazete sitelerinde fotoğraf galerileri falan oluşturup üzerine bir de maaş alıyorlar. Onların kızmaya gerek yok; asıl hata, bu salakları adam yerine koyup maaş verende. Tıpkı Ajdar gibi bir zavallıyı televizyonlara çıkarıp, davranışlarıyla eğlenenler gibi.

Neyse konu bu değil. Konumuz, Starbucks’ın böcekleri.

Ebleh gazetecilerin bugün çeşitli gazetelerde yazdıklarına göre, Starbucks yönetimi içeceklerinde böcek kullandıklarını itiraf etmişler. Öyle bir dille itiraf haberi yazılmış ki, sanırsın bütün Starbucks bardaklarında hamam böcekleri, karasinekler cirit atıyorlar. Peki, olayın aslı öyle mi?

Tabii ki değil.

Efendim burada bahsedilen böcek, Cochineal adlı bir bit türü. 5 mm uzunluğunda, yuvarlak, yumuşak yapıda bir böcek olan Cochineal, bir kaktüs cinsinin üzerinde yaşıyor. Vatan olarak kaktüsleri -hatta sadece bir kaktüs türünü- bellemesi, Cochineal kardeşin sıcak ülkelerde cirit atmasını sağlıyor. Birçok sıcak ülke bu işin ticaretini yaparken aralarında en sivrilen, bu işi en iyi kıvıran ülke ise Peru. Yılda 200 ton ihracatla cironun gözüne vuruyorlar.

İkinci sıradaki Kanarya Adaları’nın yılda 20 ton ihracatı var dersem, Peru’nun başarısının büyüklüğü daha iyi belli oluyor.

Akdeniz’de ise Cezayir girişmiş bu böceğin ticaretine. Şili, İspanya, Avustralya, Meksika gibi bazı ülkeler de Cochineal ihracatında öne çıkıyorlar.

Üretici ülkeler beri dursun, ithalatçılara bakalım. En baba ithalatçı açık farkla Fransa. Peru’nun neredeyse tüm üretimini alırken, bir yandan Cezayir’deki Fransız şirketlerinden de mal topluyor. Yani neymiş, sömürge sadece altın, gümüş, petrol değilmiş. Fransa’nın ardından İtalya ve Japonya da bu böceğin önemli ithalatçılarından. Aslında sadece kullanıcı değil bu ülkeler; özellikle Fransa ithal ettiği Cochineal boyalarını bir yandan üretimde kullanırken, bir yandan da ihraç ediyor. Bizim Cezayir’de mal aldığımız firma Fransız mesela.

Peki bu böcek neden bu kadar önemli? Bu kadar ülke neden bit yetiştirmek için kaktüs tarlaları kuruyor?

Çünkü bu böceğin dişileri, tekstil ve gıda boyası yapımında çok işe yarıyor. Erkekler tırt. Bünyesinde ve yumurtalarında, birçok böcekte bulunan karminik asit adlı bir asit türü var. Diğer böceklerde bu asitten %15 falan bulunurken bu böcekte %19 – 22 oranında bulunuyor. Bu asidin özelliği de renk ihtiva etmesi. Ve bu asitten elde edilen kırmızı renk tonları, 15. Yüzyıl’dan beri tekstilden kozmetiğe kadar çok çeşitli alanlarda kullanılıyor.

Koyu turuncudan ateş kırmızısına kadar neredeyse tüm kırmızı tonlarını ihtiva eden Cochineal, alınacak renk tonlarına göre çeşitli işlemlerden geçiriliyor. Sıcak suda kaynatma, güneş ışığında kurutma, buharda boğma veya fırında haşlama gibi birçok öldürme yöntemi var. Böcek öldürüldükten sonra toz haline getirilip, amonyak veya sodyum karbonat solüsyonlarında kaynatılıyor. Ardından saf tuzla filtrelenince karminik asit ve kırmızı alüminyum tuzu ayrışmaya başlıyor.

Cochineal kaynarken böyle görünüyor.

Kırmızı saf tuz ayrıştıktan sonra, kırmızının her tonu için farklı maddeler ekleniyor. Boraks, sitrik asit, jelatin gibi birçok farklı alternatif mevcut. Bu işlemler tamamlandıktan sonra gelsin morlar, gitsin lilalar. Her kırmızıyı veriyor bu böcekler.

Bir kilo boya için, 160.000 civarında böcek gerekiyor.

Tekstil işinde yünden pamuğa her türlü kumaşta işe yararken, en iyi uyum gösterdiği kumaşlar bitkilerden değil, hayvanlardan elde edilenler. Yani pamuklu yerine ipeği boyamak daha iyi sonuç veriyor.

Gel gelelim, Cochineal boyasının kumaştan daha iyi sonuç verdiği yer, gıda ve kozmetik.

Evet, en kaliteli gıda ve kozmetik boyaları bu böceklerden elde ediliyor. Şimdi anladınız mı kozmetik dendiğinde akla ilk gelen ülke olan Fransa’nın neden dünyanın en baba Cochineal ithalatçısı olduğunu? Ve İtalyan yemeklerinin lezzetini, kahvelerinin tadını?

Aferin.

Gıda ve kozmetik boyalarında kırmızı tonları için deniz salyangozu (halk arasında minare dediklerinizden), kökboyası, kızılağaç, kırmız böceği gibi başka etken maddeler de var ama en kalitelisi Cochineal böceği. Zaten Cochineal üretimi arttıkça diğerleri hepten ikinci planda kaldılar.

FDA tarafından onaylı gıda boyalarından biri olan Cochineal, sağlığa zararsız kabul ediliyor. Sadece bazı alerjik bünyelerde nefes darlığına sebep olabiliyor. Bu böcekten elde edilen boyaları içeren ürünlerin ambalajlarında E120 kısa koduyla veya carmine ismiyle belirtilmesi zorunlu. Yani böcek yemek istemiyorsanız aldığınız ürünün ambalajına bakın.

Sözün özü, gerizekâlı gazetecilerin verdiği gazla orada burada “Starbucks böcekten frappuccino yapmış!” veya “Coca Cola böcekten yapılıyomuş!” diye yaygara yapıp çeşitli firmalara çemkirmeden önce oturup bir araştırın yediğiniz şeyleri. Bakın bakalım E120 veya carmine içeren neler yiyorsunuz. Veya bakın bakalım, güzelleşmek, genç kalmak için kullandığınız kozmetik ürünlerin kaç tanesinde var bu böceklerden.

Ben söyleyeyim. Alkollü içkilerde, et ürünlerinde, tatlılarda, peynirlerde, şekerlerde, rengine bayıldığınız sevimli yiyeceklerin neredeyse hepsinde bu böcekler ve akrabaları mevcut.

Kozmetik sektöründeyse kırmızı içeren ürünlerin neredeyse tamamında Cochineal var. Ah o seksi kırmızı rujlar yok mu… Masallarda prensesler kurbağa öper, gerçekte kadınlar böcekleri dudaklarına sürer.

Şeker diye glikoz şurubu, kesme şeker diye kemik yağı yiyorsunuz, kozmetiklerinizde balık pulundan sığır toynağına kadar envai çeşit madde var, siz tutmuş “Starbaks kahve diye böcük satıyo!” diyorsunuz.

Bırakın bu işleri.

Yorumlara kapımız açık