Jul 9, 2012

Yazan Kategori Fuarlar & Organizasyonlar, Genel, Ralli | 3 Yorum

Yan Fransisko

Yan Fransisko

Hatırlar mısınız, iki sene önce WRC’nin Türkiye ayağı İstanbul’da düzenlenmişti hani. Ben o sırada çok uzaklardaydım, yerinde yaşayamadım o güzel görüntüleri ama internette dönen tartışmaları yakından takip etmiştim.

WRC’nin İstanbul’da düzenlenmesinin en güzel yanı da, Kadıköy’deki seyirci özel etabıydı. Bütün WRC otomobillerinin art arda kısa bir İstanbul turu atıp, Boğaziçi Köprüsü’nden Kadıköy’e gitmesi, orada izleyicilerle buluşması, imzalar, gösteriler; yol üzerinde bütün İstanbul halkının dünya gözüyle WRC canavarlarını görebilmesi güzeldi.

O günlerde internetteki tartışmalara bakarken ülkemizin motorsporlarına ne kadar yabancı, ne kadar mesafeli olduğunu yeniden anlamıştım. Yollar birkaç saatliğine kapandı diye belediyeden federasyona, pilotlardan otomobil üreticilerine kadar herkese giydiriyorlardı.

Vay efendim hafta içi ralli mi olurmuş, vay efendim şehir içinde ralli mi olurmuş, birkaç araba gazlayacak diye İstanbul’da yollar nasıl kapatılırmış, falan filan.

Tabi bu insanlara WRC’nin kıymet-i harbiyesini, bu ülkede rallileri takip edebilmek için uzun seyahatlere katlanan insanların varlığını, İstanbul’da “gazlayan ralli arabalarının” dünya televizyonlarında canlı canlı İstanbul reklamı olarak yer aldığını, motorsporlarının dünyada kabul gören önemli bir spor dalı olduğunu falan anlatamazsınız.

Onlar için önemli olan, ralli denen meret yüzünden İstanbul’da yolların kapatılmasıdır, olacak iş değildir bu.

Biz halkından federasyonuna kadar uluslar arası spor organizasyonlarına o kadar düşmanca davranıyoruz ki, Türkiye’nin potansiyelinden etkilenip gelen hiçbir organizasyon, bizim düşman ve cahilce tavırlarımız yüzünden Türkiye’de kalmıyor. F1, MotoGP, WRC, WTA, şu bu… Bize göre tek spor futbol. Futbol için gerekirse otobüs yakarız, Kadıköy’ü fetheder, Beşiktaş’ı işgal ederiz, adam bıçaklar, öldürür, iç savaş görüntüsünde kavgalara karışırız ama futboldan başka bir spor için trafiği bir saatliğine durdurup o sporla ilgilenenlerin hoşuna gidecek bir gösteri yapmayı düşünen olursa geçmişine söveriz.

Formula 1’de “pist uzak, bilet pahalı of puf” dedik, WRC’de otomobiller ayağımıza gelince de “şehir içinde ne işi var la bunların,” dedik.

Biz böyleyiz, futboldan başka spor bizim harcımız değil. Ancak biz anlayamasak da, bu dünyada bizim gibi olmayanlar var.

Singapur’da, Monaco’da, Valencia’da Formula 1 normalde halka açık olan caddelerde düzenlenirken halk vat dı fak demiyor, sevincinden dama çıkıyor. Bu potansiyel Londra’da, New York’ta cadde yarışı düzenleme planı yaptıracak kadar gaza getiriyor Formula 1 yönetimini.

Ken Block gibi WRC’de zerre başarı ümidi olmayan, ama iş gösteriye gelince eline su dökülemeyen bir adam, San Francisco sokaklarını kapatıp gösterinin alasını sunuyor dünyaya.

Evet, Ken Block’ın geleneksel gymkhana videolarının sonuncusunu bugün izledim. Arkadaş videoda San Francisco’yu yanlaya yanlaya turluyor. Bay Bridge sadece Ken Block rahat etsin diye trafiğe kapalı.

Ken Block’ın her videosu bir öncekinden güzel olur. Her seferinde bir sürpriz, bir yenilik yapmayı başarır. Kişisel yeteneğiyle yapabileceklerini az çok tahmin ediyoruz. O yüzden pek şaşırtmıyor driftleri, yanlamaları. Hatta bu videoda havada uçup, yan konarak yoluna driftle devam etmesi, 0 – 100 km arasını 1.8 saniyede tamamlaması oha dedirtse de o kadar şaşırtmıyor. “Ken Block canım, yapacak tabi.”

Ken Block da bunu bildiğinden sürekli daha farklı, daha sıra dışı ortamlar kullanarak şenlendiriyor videolarını. Son videosu olan San Francisco da, bugüne kadar çektiği en iyi gymkhana olmuş.

Videoyu izlerken Ken Block’ın bunları nasıl yaptığını pek düşünmedim. Beni asıl düşündüren, San Francisco’nun belediyecilik anlayışı oldu. Bir adam gösteri yapıp video çekecek diye bunca yolu kapatmak, atlama rampaları kurmak, sayısız güvenlik önlemini almak her belediyenin harcı değil. “Bi’ zibidi için yol mu kapanır laaaan” diye ortalığı velveleye vermeyen San Francisco halkı da İstanbullu için ayrı bir örnek olmalı.

Bu video birkaç gün içinde milyonlarca kez izlenecek. Monster’ı, DC Shoes’u tek başına dünya markası haline getirecek yetenekte bir PR ustası olan Ken Block, San Francisco’nun reklamına da büyük katkı sağlayacak.

San Francisco’nun reklama ihtiyacı mı var, Ken Block’a mı kaldı oraları tanıtmak diyebilirsiniz. Herkesin, her yerin reklama ihtiyacı var.

Ken Block benzer bir videoyu İstanbul’da çekse… Kanlıca virajlarında, Beykoz sahilinde yanlasa, Bay Bridge’den geçtiği gibi Fatih Sultan Mehmet veya Boğaziçi Köprüsü’nden geçse, Sarıyer, İstinye, Bebek hattında bir gazlasa, Eminönü, Haliç civarlarına, tarihi yarımadaya gitse neler olurdu?

Olmazdı değil mi? Bir zibidi için yol kapatmayız biz, başlarım onun yapacağı reklama. O arabayı bize verseler biz de yaparız zaten, peh.

Ken Block Gymkhana V – San Francisco

Adam bilgisayar oyunlarını gerçeğe çevirdi resmen.

  1. 2-3 sene önceki videolarını izlemiştim. Epeydir izlemiyordum. Harika bir iş çıkarmış gerçekten.

    WRC’ye katıldı ve birşey yapamadı ha bu eleman?

  2. Bu adamın işi şov, gösteri. Zamana karşı yarıştığında Loeb gibi hızlı olmaması normal. WRC’de PR için yer aldı, çok da iyi oldu hem kendisi hem WRC açısından.

    Özgüveni ve yeteneği takdir edilesi.

  3. Hüsnü Ege Altun says:

    bu adam 1969 mustang’i modifiye etmişti galiba RTR-X gibi bi ismi vardı, onu sevmiştim.

    ama ne yalan söyliyim, adamların çok fazla yolu var, o kapalıysa diğerine git. ama istanbulda öyle bir seçenek yok malesef. üstelik olsa bile yolların darlığından dolayı tıkanıyor orası ve bu yüzden seçenek kalmıyor. bence bu halimizle motor sporlarını sadece izleyelim.

    ama sana tavsiyem, hemen o ”fatih sultan mehmet köprüsünden geçse de şuradan turlasa da” yazısını kaldır, keza şu trafik sorunu (sorun hafif kalır) varken, adamlar seni bulup evire çevire döverler.

Yorumlara kapımız açık