Nov 10, 2012

Yazan Kategori Fuarlar & Organizasyonlar, Genel | Yorum Yok

İstanbul Park Intercity’nin

İstanbul Park Intercity’nin

Büyük ümitlerle milyonlarca dolara mal edilen, başlarda birçok uluslararası organizasyona ev sahipliği yapan, sonrasında hepsini kaçıran, en sonunda işletmesi Bernie Ecclestone’a devredilen, Ecclestone’un işletme dönemi bitince Formula 1’i de kaçırarak köşesine çekilen İstanbul Park, 10 Ekim 2012’de 10 yıllık işletme ihalesine çıkarılmıştı.

İTO tarafından yıllık 3 milyon dolar muhammen bedelle açılan ihaleye katılan firmalardan Özyazıcı İnşaat 5.350.000 TL ile 4. turda, CNR Fuarcılık 6.750.000 TL ile 7. turda, Ayhanlar Hazır Beton 8.600.000 TL ile 15. turda, Eylül Tarım Oto Kiralama (Intercity) 9.000.000 TL ile 17. turda çekilmiş ve ihale, 9.100.000 TL bedelle İstanbul MC Yarış Sporları’na kalmıştı.

İstanbul MC Yarış Sporları, İstanbul Park pistinin 10 yıllık işletmesi için yılda 9.100.000 TL + KDV ödeyecekti. 2.600.000 TL’lik ilk ödemenin de ihaleden 15 gün sonra yapılması gerekiyordu.

İstanbul MC Yarış Sporları’nın ismini daha önce hiç duymamıştım. Şirketin yöneticisi, Garanti Bankası’nda 18 yıl yöneticilik yapmış olan Serdar Akıman’dı ve diğer yatırımcıların kimler olduğu sır gibi saklanıyordu. Serdar Akıman, İstanbul MC Yarış Sporları’nı 200 milyon dolar sermaye ile kurduklarını ve İstanbul Park’ı Avrupa pistleri gibi popüler bir motorsporları merkezi haline getireceklerini söylüyordu.

İstanbul MC Yarış Sporları’nın arkasında gizli bir İngiliz konsorsiyumunun olduğunu, Bernie Ecclestone ile ilgilerinin olmadığını söylediler. İhale sonucu medyada hep “gizemli bankacıdan büyük yatırım, gizemli yatırımcılar İstanbul Park’ı aldılar” gibi gizemlere, sırlara dayalı haberler çıktı.

Serdar Akıman’ın, pistin kullanımı konusunda yaptığı açıklamalar pek doyurucu değildi. Amatör ve profesyonel olmak üzere iki tür kullanım olacağını, mağaza alanları, banka ATM’leri gibi eklemelerin geleceğini, go-kart ve belki golf sahasının da olabileceğini, kısacası İstanbul Park’ın motorsporları odaklı bir alışveriş ve eğlence merkezi haline getirileceğini söylemişti.

Uluslararası organizasyonların düzenleneceğinden bahsedildi ama Formula 1, MotoGP veya WTCC gibi popüler organizasyonların hiç adı geçmedi.

Aslına bakarsanız ben ümitsizdim. Çünkü kira bedeli çok yüksekti ve bu durum, gerek düzenlenecek olan yerel organizasyonların, gerekse Türkiye’ye getirilecek olan uluslararası organizasyonların yatırım maliyetlerine olumsuz etki edecekti.

Yine de tamam, bekleyelim görelim dedik.

Ancak bugün medyada çıkan haberler, İstanbul MC Yarış Sporları’nın 2.600.000 TL’lik ilk taksiti zamanında ödemediğini ve ihalenin Intercity markasıyla bilinen Eylül Tarım Oto Kiralama’ya kaldığını anlatıyor.

Serdar Akıman hakkında geçen ay “gizemli bankacı İstanbul Park’a 200 milyon dolar yatırdı” diye haberler yapan medya, bugün “arkamda fonlar var dedi, para bulamadı” şeklinde haberler yapıyor. İki firma arasında sadece 100.000 TL fark olduğu için, İTO’nun fazla kaybının olmadığı da vurgulanıyor haberlerde.

İTO’nun 3 milyon dolar muhammen bedelle açtığı ihale, 2 milyon dolardan fazla yükselerek 9 milyon liraya ulaştı; burada İTO’nun kaybından bahsetmek bile saçma. İTO bir şey kaybetmiş değil, kârdan zarar, kayıp sayılmaz. Sadece İstanbul MC Yarış Sporları ihalede fazla cesur davrandı, çok ileri gitti. 9 milyon TL bile, İstanbul Park için değerinin çok üzerinde bir rakam.

Aklıma kötü şeyler geliyor ama varsayımlarla kimseyi itham etmek istemiyorum. Umarım düşündüğüm ve anlatmak istemediğim bazı ihale oyunları dönmemiştir burada.

Eğer döndüyse de gizli kalmaz, gün gelir öğreniriz.

Neyse, gün itibariyle İstanbul Park’ın işletmesi 10 yıllığına Intercity’de. Firmanın sahibi Vural Ak’ın motorsporlarına ne kadar düşkün olduğunu, ihale öncesinde de İstanbul Park’ı şahsi olarak değerlendirdiğini biliyoruz.

Vural Ak’ın motorsporları sevgisinin İstanbul Park gibi bir pisti işletmeye yeterli olup olmadığını da yakında anlayacağız. Ben, kendisine güvenmek istiyorum. Bir işi yapmak için önce o işe sempati duymak gerekir ki, Vural Bey’de bu fazlasıyla var.

Bununla birlikte, kirasına yılda 9.000.000 TL verilen bir pistte personel, bakım, güvenlik gibi giderler de eklendiğinde günlük maliyetin belki de 30.000 TL’yi bulacağını düşününce, bu pistte halkın yararlanabileceği ne gibi organizasyonlar yapılabileceğini de düşünmeden edemiyor insan.

Bu giderler nasıl karşılanacak da Intercity bu pistten kâr edecek, merak ediyorum.

İstanbul Park güzel bir pist. Ancak yurdumuzdaki motorsporları potansiyeline bakınca bu kirayı ve işletme giderlerini karşılayabilmesinin imkânsıza yakın olduğunu görmek de zor değil.

Akfırat’ın çılgın ikliminin kar ve fırtınası nedeniyle yılda dört ay kullanılamayan, büyük kısmı açık alanlardan ibaret olan bir pistten bahsediyoruz.

Uluslararası organizasyonlara girişseler, bu masraflara yenileri eklenecek. Formula 1’in gelmesi artık tamamen hayal, yıllık 9 milyon TL kiraya 26 milyon USD Formula 1 lisans gideri eklemek zararı daha da büyütür.

Peki, İstanbul Park ne olacak? Intercity bu pisti ne amaçla kullanacak?

Bilmiyoruz. Intercity’nin bu işten büyük reklam yapacağı kesin.

Elbette böyle bir yatırıma girişen firmaların kendi planları vardır. CNR’a kalsa fuar alanı yapacaklardı mesela. Intercity’nin de kendi planları vardır mutlaka. Ve umarım planlarından biri de pisti otomobil stokları için otopark olarak kullanmak değildir.

Intercity’den önce doyurucu bir açıklama, sonrasında da başarılı bir işletme süreci bekliyoruz.

Hayırlı olsun.

Yorumlara kapımız açık