Pit Café

Otomotiv eksenli seyahat, sanat, iş dünyası, gündem yazıları

ALP GEÇİTLERİ 1. BÖLÜM: GROSSGLOCKNER

Şu anda Großglockner Geçidi’nin girişine 15 km mesafede bir köy evindeki odamda oturmuş, bir yandan dağları seyrediyor, bir yandan yağmurun dinmesini bekliyorum. Sabah 6’dan beri ayaktayım. Hava 10 derece, sis yeni yeni yükselmeye başladı.

Dün akşam geldim buraya. Niyetim dün burayı geçip Rangersdorf’da konaklamak, oradan da Hahntennjoch Geçidi’ne ulaşmaktı ama olmadı. Alp Dağları insanın öyle kafasına göre istediğini yapmasına hemen izin vermiyorlarmış, bunu anladım.

Alpler’deki dağ geçitlerinden bazılarının girişlerinde hem ücret almak ve bilgi vermek için, hem de gerektiğinde yolu kolayca kesmek için gişeler var.

Dün akşam “ulan amma yağıyor, sis de arttı, zirve nasıldır acaba,” diye söylenerek gişeye geldiğimde aldığım cevap: “Burada yağmur yağarken yukarıda kar yağıyor ve yolda buzlanma var. Güvenlik nedeniyle giriş kapalı. Geçemezsiniz.”

Türkiye’deki gibi “abi sen bırak ben hallederim, bir şekilde yürütürüm arabayı,” demek işe yaramadı. Sonuç hayal kırıklığı.

Kös kös geri dönüp Fusch diye bir köyde bulduğum, Almancadan başka dil bilmeyen suratsız bir teyzenin işlettiği eve yerleştim. Balkonda bile sigara içirmiyor manyak, söylene söylene dolanıp duruyor bahçede. Hava buz gibi, çadır da kurulmuyor. Gece boyu katlandım Köylü Merkel’e.

Birazdan ikinci denememi yapacağım Grossglockner’e doğru. Bu kez başaracağıma inanıyorum. Alpler çok da havaya girmesinler, biz de Kaz Dağları çocuğuyuz icabında.

Önceki Yazı Post

Sonraki Yazı Post

Sen ne diyorsun?

© 2007 - 2019 Pit Café