Pit Café

Otomotiv eksenli seyahat, sanat, iş dünyası, gündem yazıları

ALP GEÇİTLERİ 11. BÖLÜM: ALBULA PASS

Evet sayın seyirciler, yine İsviçre Alplerinden ve yine Engadine vadisinden bir geçitle karşınızdayız. Bugünkü geçidimiz, Albula Pass.

Aslına bakarsanız bu geçidin çok da bir numarası yok. Ancak geçitten geçide zıplayarak Stelvio’ya ulaşmak istiyorsanız en keyifli yol yine burası.

Albula Geçidi İsviçre’nin Graubünden kantonunda, Davos yakınında bir belediye olan Bergün’den başlıyor, zirvede 2.315 metreye ulaşarak Engadine vadisini geçip Thusis’de son buluyor.

Albula, diğer Alp geçitlerine göre daha yeni bir geçit. 1865 yılında, Graubünden’i kuzeyden güneye bağlayabilmek için yapılmış.

Epeyce kayalık bir vadiden başlayan Albula, eğimli hairpin virajlarla hızla yükseliyor, uzunca bir süre sedir ve çam ormanlarının içinden ilerleyerek vadinin zirvesine ulaşıyor.

Bu kadar dik yamaçlarda, zorlu arazilerde tren yürütmek de İsviçre’nin hoş özelliklerinden biri. Tünellerle, viyadüklerde birbirine bağlanan demiryolları, yolcularını dağların içinden, şehirden şehre taşıyorlar.

Zirveye ulaştığımda şaşırıyorum, çünkü burası Toroslar. Alpler genelde Karadeniz’e ve bazı yerlerde Kaz Dağlarına benzer. Ama Albula Toroslarda dolaşıyormuş hissi veriyor insana. O nedenle biraz sıkıcı geliyor açıkçası.

Elbette o derin vadilerin verdiği sonsuzluk hissi bambaşka. Zirvede biraz soluklanıyor ve Bernina geçidine ulaşmak üzere yola devam ediyorum.

Dediğim gibi, o kadar eğlenceli değil Albula. Ama Bernina’ya ulaşmanın daha güzel bir yolu da yok. Belki Nufenen’e gidenler alternatif bir yol bulabilirler. O nedenle listeye yazın veya yazmayın diyemem.

Önceki Yazı Post

Sonraki Yazı Post

Sen ne diyorsun?

© 2007 - 2018 Pit Café