Pit Café

Otomotiv eksenli seyahat, sanat, iş dünyası, gündem yazıları

ALP GEÇİTLERİ 13. BÖLÜM: UMBRAIL PASS

Bir yolun sürücüye keyif vermesi için güzelliğiyle büyülemesi ve inceden de korkutması lazım. Umbrail bunu sağlıyor.

Umbrail, İsviçre Alplerinin en yüksek rakımlı asfalt yolu. Resmi olarak İsviçre’nin Graubünden kantonundaki Santa Maria’da başlayan yol, 2501 metrelik zirvesine İsviçre sınırlarında ulaşıp, İtalya’nın Lombardy bölgesindeki Bormio’da bitiyor.

Yoğun yağmurla karşıladı beni Umbrail. Fakat şu var ki, yalçın kayalıkların kâh tepesinde kâh belinde ilerleyip, baş döndüren uçurumlara bakarken ışıl ışıl güneşli bir hava istemezdim. Puslu hava güzel fotoğraflara izin vermese de çevreyi daha ürkütücü, manzaraları daha derin kılar.

Şelale uğultularının, taze kekik ve çürük ağaç kokularının, camlarda tıpırdayan yağmurun, güven vermeyen ıslak asfaltın ve ağaçların arasından tıpkı bir canlı gibi benimle birlikte tırmanan soğuk sisin içinde tırmandım zirveye kadar.

Çıkış zorlu. Derin uçurumların kenarında, iki otomobilin yan yana geçemediği kadar dar bir yolda uzun süre tırmanıyorum. Yolun hızlı yükselebilmesi için çok fazla U viraj var ve bu virajların bazılarını iki manevrada dönebiliyorum.

Uçurumdan düşme vakalarını azaltmak için gidiş geliş sırayla çalışıyor ve trafik ışıklarıyla idare ediliyor. Çünkü iki araç yan yana geçemiyor ve 200 metrelik derin uçurumların üzerindeki U virajlarda bile bariyer yok.

Yolun darlığı nedeniyle korkuluk, bariyer gibi önlemlere yer kalmıyor. Minik bir hata yapan bile kendini vadinin dibinde buluyor.

Yol kenarında durayım da şu çılgın uçurumların fotoğrafını çekeyim denmiyor, çünkü duraklayabilecek bir cep yok. Herkes adım adım tırmanarak etabı uçuruma düşmeden tamamlamanın peşinde.

Hızlı viraj yok. Sadece ormanın ve yalçın dağların derinliği var. Hava soğudukça soğuyor, yağmur kara dönüyor. Zirveye ulaştığımda kimseyi bulamıyorum. Yine yalnız kaldım bir Alp geçidinde.

Karla karışık yağmura aldırmadan kahve termosumu alıp arabadan iniyor, tırmandığım vadiye dönerek bir sigara yakıyorum. Stelvio’ya az kaldı. Bir yandan mutlu, bir yandan hüzünlüyüm. Güzel bir kitabı okurken sona yaklaştığını görmek gibi bir his bu.

Listeye yazın. Mutlaka.

Önceki Yazı Post

Sonraki Yazı Post

Sen ne diyorsun?

© 2007 - 2018 Pit Café