Pit Café

Otomotiv eksenli seyahat, sanat, iş dünyası, gündem yazıları

ALP GEÇİTLERİ 7. BÖLÜM: GRIMSEL PASS

Niyetim Susten’den Gotthard’a geçmekti ama tanıştığım bir Hollandalı gezgin Gotthard tam bir hayal kırıklığı deyince Grimsel’e kırdım direksiyonu. Hem yol kısalacak, hem de Furka’ya daha kolay ulaşacağım. Maksat o.

Fakat ne bileyim, Grimsel daha da berbatmış.

Grimsel Geçidi hakkında ilk kayıtlar 1211 yılını gösteriyor. Roma orduları için açılmış, günümüze kadar da gelmiş. 1397 yılında kantonlar arası yapılan bir anlaşmada katır yolu olarak geçiyor ismi.

38 kilometrelik yol bugün Meiringen’den başlıyor, Aare ve Rhône nehirlerinin üst vadilerinden geçip 2164 metre rakıma tırmanarak Gletsch’e ulaşıyor.

Çevredeki suyun efektif kullanılabilmesi amacıyla 1920-1950 yılları arasında çok sayıda hidroelektrik santrali kurulmuş. Bu santrallar günümüzde bölgenin büyük kısmına elektrik sağlasa da gezi meraklıları için manzarayı öldürüyor.

Çok fazla baraj kapağı, yüzlerce yüksek gerilim direği falan derken yolun büyük kısmında doğa manzarası yerine beton görüyoruz.

Üstelik aktif olarak kullanılan bir geçit olduğu için çok fazla kamyon, otobüs ve karavan var. Diğer geçitler dar yapıları nedeniyle çekme karavanların girişini engellediği için rahat oluyor ama Grimsel’de bırak karavanı, TIR kamyonları cirit atıyor.

Yol boş olsa sürüş keyfi açısından iyi olabilirdi, çünkü viraj çeşitliliği çok yüksek. Ancak o kadar kalabalık ki karavan sollamaya çalışmaktan eğlenmeye fırsat kalmıyor.

Fotoğraf çekeyim derseniz de çevredeki yüksek gerilim hatları, baraj giderleri gibi yapılar yüzünden şöyle adam gibi bir doğa fotoğrafı yakalamak kolay olmaz.

Bu durumu bilsem tünelden direkt Furka’ya geçer, elde ettiğim zamanı da Nufenen Geçidi’nde değerlendirirdim. İçimde ukde kaldı Nufenen.

Sözün özü, Grimsel Pass dandik. Yazmayın listeye.

Önceki Yazı Post

Sonraki Yazı Post

Sen ne diyorsun?

© 2007 - 2019 Pit Café