Pit Café

Otomotiv eksenli seyahat, sanat, iş dünyası, gündem yazıları

ALP GEÇİTLERİ BONUS BÖLÜM: SAN BOLDO PASS

Alp geçitleri macerasını Stelvio’da tamamlayıp Venedik’e inmek isterseniz iki rotanız var. Milano üzerinden, otobandan devam edebilirsiniz. Evet, sıkıcı.

Ben de alternatif rotaya yöneliyor ve Bolzano civarında otobanı terk ederek köy yollarına dalıyorum. Yemyeşil meyve bahçelerini, intizamlı üzüm bağlarını ve İtalyanların taş işçiliğindeki maharetlerini sergiledikleri köyleri izleyerek yol alıyorum Venedik’e doğru.

Zaman zaman şaşırıyor, “kimse yaşamıyor mu lan bu topraklarda” diye söyleniyorum. Öylesine sessiz ve boş köyler.

Arkamda kalan Alpler yavaş yavaş yitip giderken, yeni yükseltiler beliriyor ufukta. Tüm heybetine rağmen Alplerden sonra Çamlıca Tepesi gibi gelen bu dağlar, aslında Dolomit Dağları. Jeolojik olarak Alp Dağlarının bir uzantısı olan Dolomitler, içlerindeki mini mini geçitlerle Güney Tirol’ü Trentino ve Belluno’ya bağlıyor.

Bu geçitlerin en eğlencelilerinden biri San Boldo. 19. yüzyıldan beri izi patikası belliymiş fakat işin zorluğu yüzünden bitmemiş bir türlü. “Zorsa ertele.” Tam İtalyan kafası.

Fakat 1. Dünya Savaşı’nda kuyruk sıkışınca, çoğunluğu Rus esirlerden ve oluşan 7.000 işçi 3 ayda tamamlamışlar yolu. Çalışmalarında yüzlerce insanın öldüğü geçide halk arasında inşa süresine ithafen “100 günlük yol” da diyorlar.

Sert ve dik kayalardan oluşan bu dağlara geçit açmak zor. Tonlarca dinamit patlatarak tüneller açmış, bunları da köprülerle birbirine bağlamışlar. Hızlı irtifa kazanmak için bir sürü de U viraj yapınca fantastik bir yol çıkmış ortaya.

Rakımı hepi topu 706 metre olan San Boldo Geçidi, İtalya’nın Trichiana ve Tovena şehirlerini birbirine bağlıyor. Yol çok dar ve virajlar sert olduğundan trafik tek yönlü işliyor ve geçit girişlerindeki trafik ışıklarıyla idare ediliyor.

Öyle ki, altı üstü 17 km olan rotada tam 18 hairpin viraj var ve bunların 6 tanesi tünellerin içinde gizli. Tünel duvarlarına sürtmeden virajları tamamlamak maharet istiyor.

Geçidi tadına vara vara tamamlıyor ve Tovena diye bir köye ulaşıyorum. Bomboş, kimselerin olmadığı bir köy. U Turn’deki Sean Penn gibiyim bu kez.

Keyifliymiş San Boldo. Venedik’e yetişmek için acele etmesem burada epey vakit geçirirdim.

Önceki Yazı Post

Sonraki Yazı Post

Sen ne diyorsun?

© 2007 - 2018 Pit Café