Pit Café

Otomotiv eksenli seyahat, sanat, iş dünyası, gündem yazıları

ALPLERDE GRAND TOUR

Grand Tour, “Alp Dağlarındaki tüm geçitleri turlamak” olarak kullanıldığından, benimki tam anlamıyla bir grand tour olmadı. Gerçi Avusturya, İsviçre ve İtalya Alplerinin en baba geçitlerine odaklanarak kendi adıma iyi bir rota çıkardığıma inanıyorum.

Virajlı yolları çocukluğumdan beri severim. Karadeniz sahil yolu yapılmadan önce Karadeniz’i onlarca kez boydan boya geçmiş olduğum için de kendimi şanslı hissediyorum. Sahil yolu yapıldıktan sonra Karadeniz kıyılarının tadı kaçsa da yayla yolları aynı heyecanı vermeye devam ettiler. Bu aralar imar affı nedeniyle Karadeniz yaylaları yavaş yavaş ölmeye başladı gerçi. Neyse ki zamanında o güzelliklerin tadını çıkarabilmiş olan şanslı kesimdeniz.

Akdeniz ve Ege’nin yolları, özellikle Gazipaşa – Anamur arasındaki efsanevi rota favorilerimden oldu. Torosların yayla yolları, kıyılarımızı İç Anadolu’ya bağlayan çeşit çeşit geçitler, Kayseri’den Kahramanmaraş’a giden Pınarbaşı yolu gibi sürpriz rotalar, Doğu Anadolu’nun her türlü riski barındıran yolları derken Türkiye’de dolaşmadığım heyecan rotası neredeyse kalmadı.

Her yere duble yol ve tünel yapılınca Türkiye’deki yolların da yavaş yavaş tadı kaçtı. Artık dümdüz yollarda, viraj heyecanı yerine polis pusularını, radarları kontrol ederek sözde konforlu şekilde seyahat ediyoruz.

Avrupa’da Adriyatik sahil yolunun yanı sıra Karpat Dağları ve uzantılarının heyecan kattığı Romanya, Belarus, Ukrayna yolları derken sıra Alp Dağlarına geldi.

Alp geçitleri uzun süredir kafamdaydı. Bugüne kısmetmiş. Normalde gezi yazısı gibi “şuraya gittim, burayı gezdim” yazma huyum yoktur ama bu seriyi bir rehber olması niyetiyle yazıyorum. Çünkü rotayı planlarken bir tane bile Türkçe kaynak bulamadım. Türkiye’den illa ki giden olmuştur ancak yazan olmamış. Ben de o zaman yazayım da Alplerde sürüş yapmak isteyenlere bir faydam olsun diye düşündüm.

Yola İstanbul’dan çıkarak Bulgaristan, Sırbistan ve Macaristan üzerinden Viyana’ya girdim. Oradan devam ederek Hallstatt’a ulaştım ve Alp turu da buradan başlayarak Venedik’te bitirdim. Geçitler sırasıyla şu şekilde:

  1. Grossglockner, Avusturya
  2. Hahntennjoch, Avusturya
  3. Silvretta Stausee, Avusturya
  4. Flüela Pass, İsviçre
  5. Klausen Pass, İsviçre
  6. Susten Pass, İsviçre
  7. Grimsel Pass, İsviçre
  8. Furka Pass, İsviçre
  9. Splügen Pass, İtalya
  10. San Bernardino Pass, İsviçre
  11. Albula Pass, İtalya
  12. Bernina Pass, İtalya
  13. Umbrail Pass, İtalya
  14. Stelvio Pass, İtalya
  15. San Boldo Pass, İtalya

Elbette ki Alp Dağları gibi muazzam bir dağ silsilesi sadece 15 geçitle tamamlanacak gibi değil. Ancak vaktim kısıtlı olduğundan Fransa Alplerine kadar inmedim ve İsviçre Alplerindeki bazı geçitleri atlamak zorunda kaldım.

Bir gün yeniden fırsat bulursam İtalya ve Fransa Alplerindeki geçitleri de turlayarak grand tour’u iki partide tamamlamak istiyorum. Kısmet.

Bu yazı serisi Avusturya, İsviçre ve İtalya Alplerinde gezi planı yapanların işine yarayacaktır diye ümit ediyorum.

Herkese iyi yolculuklar.

Önceki Yazı Post

Sonraki Yazı Post

Sen ne diyorsun?

© 2007 - 2019 Pit Café